Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Aralık, 2019 08:10 tarihinde yayınlandı
0

“Eğitimci Tutum ve Davranışlarının, Sosyal Duyarlılık ve Farkındalık Açısından Önemi” konulu panel

3-10 Aralık Dünya Engeliler Haftası etkinlikleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Özürlüler Eğitim Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen “Eğitimci Tutum ve Davranışlarının, Sosyal Duyarlılık ve Farkındalık Açısından Önemi” paneli düzenlendi.
Karabük Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yapılan panele, Karabük Valisi Fuat Gürel, Vali Yardımcısı Barboros Baran, kurum müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Panelin açılışında konuşan Vali Gürel, toplumun ve devletin engellilere karşı olan bakış açısında çok büyük değişiklikler olduğunu söyledi.
Zaman içerisinde engellilerin toplum içerisine çıkması, ailelerinin yaşadığı bir kısım problemlerin giderilmesiyle alakalı çok büyük gelişmelerin olduğunu ifade eden Gürel, “Bir kısım destekler sağlandı. Kurumlarımızın bu konuda eksiklerimizin giderilmesi, sokaklarımızın, caddelerimizin engellilerimizin sokağa çıktığında diğer insanlar gibi rahat yaşayabilmesi hususunda çok büyük gayretler var. Ancak engelli kardeşlerimize ne yaparsak azdır, bu yönde de bu kardeşlerimiz hakkında dertlerine çözüm üretmek bizim görevimizdir. Tabi talepler olacaktır, imkanlarımız ölçüsünde onların bir kısım taleplerine cevap vereceğiz. Ben özellikle sizlerin vakıf olarak buraya kadar gelmenizden dolayı bu güzel etkinliği düzenlemenizden dolayı teşekkür ediyorum. Arkadaşlarımızın da burada sizlerle beraber olması bu güzel konferansa nail olmaları gerçekten güzel. Bizde her an engelli olabiliriz, bizde geçmişte kazalar geçirdik eşim neredeyse engelli olacaktı ama şükürler olsun olmadı. Herkesin engellilere karşı olan duyarlılığı devam ettirmesi gerekiyor diye düşünüyorum” dedi.
Vali Gürel’in konuşmasının ardından Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Saime Toptan ve Prof. Dr. Gönül Akçamete tarafından “Eğitimci Tutum ve Davranışlarının, Sosyal Duyarlılık ve Farkındalık Açısından Önemi” paneli gerçekleştirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin