Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Ağustos, 2022 14:05 tarihinde yayınlandı
0

Eflani Çiftçisine TMO Desteği

Eflani Belediye başkanı İbrahim Ertuğrul, Tarım Kredi Kooperatifinin Eflani’de Un Fabrikası olmaması nedeniyle buğday alımı yapmayacağını açıklamasından sonra mağdur olun çiftçilerin sorunun çözüldüğünü söyledi.

Eflani çiftçisinin buğdayının elinde kalma riskinin ortadan kaldığını ifade eden Belediye Başkanı İbrahim Ertuğrul,  çiftçilerin buğdayını Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alacağını bildirdi.

Belediye Başkanı İbrahim Ertuğrul yaptığı açıklamada, Toprak Mahsulleri Ofisinin ilk defa Eflani ilçesinden hububat alımı gerçekleştireceğini belirterek, “Son yıllarda ilçemizde hububat üretimi önemli miktarda arttı. Çiftçimiz elindeki 1500 ton civarında arpayı Tarım Kredi Kooperatifine sattı. Un fabrikası olmadığı için Tarım Kredi Kooperatifi  buğday alımı yapamayacağını açıklayınca buğdayın çiftçimizin elinde kalması riski ortaya çıktı. Bunun üzerine konu Milletvekillerimize iletildi. Karabük Milletvekillerimiz Sayın Cumhur Ünal ve Sayın Niyazi Güneş, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü nezdinde girişimde bulundular.

Yoğun temaslar sonucunda  ilçemize gelen Çorum Bölge Müdür Yardımcısı Sayın Erdoğan Yapıcı, Çankırı İl Müdürü ve Ziraat Odası Başkanı Mehmet Karadeniz ile birlikte depo, kantar, personelin iaşe ve yatacak yerlerini tespit ettik üreticilerimizle görüştük.

Nihayet 09 Ağustos 2022 Salı gününden itibaren Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından ilçemizde ilk defa hububat alımı gerçekleşmiş olacak.

Bu gelişmede emeği olan AK Parti İl Başkanımız sayın İsmail Altınöz’e, Karabük Milletvekillerimiz Sayın Cumhur Ünal ve Sayın Niyazi Güneş’e teşekkür ediyorum. İlçemize çiftçimize hayırlı olsun, hayırlı bir başlangıç olsun” dedi. (Nurettin Acar)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin