Eczacılık Fakültesi mezunları için yemin töreni düzenlendi - Karabük Haber Postası
eczacilik fakultesi mezunlari icin yemin toreni duzenlendi FfQOYGLp jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Haziran, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Eczacılık Fakültesi mezunları için yemin töreni düzenlendi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Eczacılık Fakültesi 2023-2024 Akademik Yılı mezunları için Yemin Töreni gerçekleştirildi.

Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene, BEUN Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, akademisyenler, mezunlar ve mezunların aileleri katıldı.

Mezun eczacıların tören alanına gelmesi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, kürsüye davet edilen 2023-2024 Akademik Yılı fakülte birincisi Eczacı Ecenur Coşkun, mezunlar adına konuşma yaptı. Törenin açılışında konuşan Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akyüz, fakültenin mevcut 532 öğrencisi olduğunu, bu yıl 95 öğrencinin mezun olacağını aktardı. Fakültenin ihtiyaç duyduğu fiziki altyapı ve akademik faaliyetlere yönelik ihtiyaçlarda her daim kendilerine destek olan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sunan Akyüz, ayrıca mezun eczacılara mesleklerinde daima bilgi, özveri ve saygı çerçevesinde hareket etmeleri gerektiğini belirtip mezunlara, mezunların yetişmesinde büyük emekleri olan mezun aileleri ve fakülte akademik personeline teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye gelen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, mezun eczacıları tebrik ederek bundan sonraki yaşamlarında BEUN’u temsil edecek olmalarından dolayı onlarla gurur duyduklarını ifade etti. Mezun eczacılardan, emeğin başkenti olan Zonguldak’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ili, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olduğunu hiçbir zaman unutmamalarını ve bu şehirde yaşayıp bu şehrin üniversitesinden mezun olmaları sebebiyle daima bununla gurur duymaları gerektiğini belirtti. Eczacıların kariyerleri için tavsiyede de bulunan Kutoğlu, her daim güler yüzlü, iyi niyetli ve yardımsever olmalarını; görmek istedikleri saygınlığı insanlara gösterdikleri saygı üzerinden beklemeleri gerektiğini dile getirerek diplomalarını da millete hizmet etmek için almalarının önemine vurgu yaptı. Konuşmasını sonlandırırken Atatürk’ün “Millete efendilik olmaz, millete hizmetkârlık olur.” ifadesine atıf yapan Kutoğlu; tüm mezun eczacıları, onların yetişmelerinde ve eğitimlerinde büyük emekleri olan ailelerini ve fakülte akademik personelini tebrik etti.

Açılış konuşmalarının ardından 2023-2024 Akademik Yılı fakülte birincisi Ecenur Coşkun, fakülte ikincisi Gizem İzbudak, fakülte üçüncüleri Sevda Yıldız ve Nuray Tekavut’a mezuniyet ve başarı belgesi takdim edildi. Fakülte birincisi Ecenur Coşkun, adının yazılı olduğu plakayı törenle mezuniyet kütüğüne çaktı. Tören, mezunlara mezuniyet belgesi takdimiyle devam etti.

Mezunların yemin etmesi ve kep atmasının ardından tören sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay