blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Aralık, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Düzce’de 3 ayrı ilçede yangın çıktı, 1 kişi hayatını kaybetti

Düzce’de sabaha karşı Akçakoca, Çilimli ve Gümüşova ilçelerinde yangın meydana geldi. Çıkan yangınlarda 1 kişi hayatını kaybederken konutlarda büyük hasar meydana geldi.
Düzce’de 3 farklı ilçede sabaha karşı çıkan yangınlar gökyüzünü aydınlattı. Birinci yangın Akçakoca ilçesinde sabaha karşı 04.30’da meydana geldi. Alınan bilgilere nazaran yazlık meskenin çatı kısmında belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Alevleri fark edenlerin ihbarı ile bölgeye giden Akçakoca itfaiyesi yangını kısa müddet içerisinde denetim altına alarak söndürdü.
İkinci yangın ise Çilimli ilçesine bağlı Şerefiye Mahallesi’nde Nezih Uyanık’a ilişkin meskende saat 06.00’da meydana geldi. Alevlerin yükseldiğini fark edenler konut sahibi Nezih Uyanık’ı konuttan çıkartırken, durumu itfaiye gruplarına bildirdi. Çilimli Belediyesi itfaiye takımlarının çalışması ile yangın söndürülürken, konutta büyük maddi hasar meydana geldi.

Engelli eşini dışarı çıkardı, yangını söndürmek için meskene girince hayatını kaybetti
İlde üçüncü yangın ise yeniden sabah 06.00 sıralarında Gümüşova’ya bağlı Ardıçdibi köyünde meydana geldi. Yaşar Sadak’a ilişkin konutta bacadan kaynaklı olduğu kestirim edilen yangın çıktı. Alevler bir anda konutu sarınca Yaşar Sadak, engelli eşini kucağına alarak dışarı çıkardı. Tekrar meskene girip yangını söndürmek isteyen Yaşar Sadak bir daha dışarı çıkamadı ve olay yerinde hayatını kaybetti. Gümüşova ve Düzce Belediyesi itfaiye gruplarının çalışması ile yangın söndürülürken, Yaşar Sadak’ın cansız vücudu otopsisi yapılmak üzere İsimli Tıp Kurumuna kaldırıldı.
Kentte meydana gelen 3 farklı yangın ile ilgili polis ve jandarma takımları tarafından inceleme başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.