Düzce Valisi otobüste emniyet kemeri denetimi yaptı
Düzce Valisi Selçuk Aslan, kentler ortası otogara giderek otobüste kemer kontrolü yaptı.
Emniyet kemerinin hayati kıymetine dikkat çekmek için Düzce’de polis gruplarının kentler ortası otobüs terminalinde yaptığı kontroller aralıksız devam ediyor. Çabucak çabucak her otobüste yapılan kontrollere bu sefer Düzce Valisi Selçuk Aslan da katıldı. Düzce’den İstanbul’a giden otobüsteki yolculara bilgilendirmelerde bulunan Düzce Valisi Selçuk Aslan, "Öncelikli olarak itimat içerisinde Düzce’den İstanbul istikametine selametle gitmenizi temenni ediyoruz. 2022 yılında yapılan düzenleme ile otobüslerimizde sürücüler kadar yolcularımızın da artık emniyet kemeri takması zarurî hale getirildi. Bu yasal bir mecburilik. Bu yasal zorunluluktan fazla otobüslerimizin karışmış olduğu kazalarda çoklukla yoldan çıkma yahut yan yatma şeklinde kazalar daha yüklü bir durum. Bu tıp bir kaza ile karşı karşıya kaldığımızda ise yolcularımızın emniyet kemeri bulunmaması durumunda araç içerisindeki savrulmalar araçtan dışarı fırlamalar ya da araç ile taban ortasında sıkışmalar üzere bir istatistik karşımıza çıkmakta. Emniyet kemerinin bu cins kazalarda %45’ten fazla vefat olaylarına engellediği %60’tan fazla da ağır yaralanmaları önlediği bilimsel bir data olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada bilhassa sizlerden istirham ve rica ediyoruz. Seyahat boyunca emniyet kemerlerinizi çıkartmadan devam edelim ve kurallara uyalım" sözlerini kullandı.
Zonguldak İl Sağlık Müdürü Gün’den Ramazan ayında beslenme uyarıları
Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte uzun saatler süren açlık ve değişen yeme düzenine karşı vatandaşları uyararak sağlıklı beslenme tavsiyelerinde bulundu.
"Sahur öğününü atlamayın"
Günün verimli geçmesi ve kan şekerinin erken saatlerde düşmemesi için sahurun önemine değinen Gün, sahurun günlük beslenmedeki kahvaltının yerini alması gerektiğini ifade etti. Gün, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Sahura kalkmamak ya da sahurda sadece su içmek açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine, güne hazırlıksız başlanmasına, gün içinde halsiz ve isteksiz olunmasına neden olacaktır. Bir ay boyunca bu şekilde beslenmek sağlık açısından da risk oluşturacaktır. İftarda ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler ve süt ürünleri tercih edilmelidir."
"Yemekleri yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin"
İftar sofralarındaki porsiyon kontrolü ve gıdaların hazırlanma aşamaları hakkında bilgi veren Gün, ağır yemeklerden ve hızlı tüketimden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. Orucun açılmasının ardından porsiyonların bölünmesi gerektiğini vurgulayan Gün, şu ifadeleri kullandı:
"Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin. Oruç açıldıktan 10-15 dakika sonra sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanmış et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun."
"Sıvı tüketimine dikkat"
Ramazan ayında vücudun sıvı ihtiyacının dengeli bir şekilde karşılanmasının hayati önem taşıdığını belirten Gün, günlük su tüketiminin kişinin kilosuna göre hesaplanabileceğini hatırlattı. Su içmek için susamayı beklememek gerektiğini belirten Gün, şunları kaydetti:
"Bir günde tüketilecek toplam sıvı miktarı 2500-3000 mililitredir. Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında su başlıca tercih olmalıdır. Su enerji içermez ve en iyi şekilde hidrasyon sağlar. Günlük su gereksinmesi, 35 mililitre ile vücut ağırlığının çarpılması şeklinde hesaplanabilir. Altmış beş yaşından sonra susama hissi azaldığı için bu bireyler susamadan su içmeye özen göstermelidir."
"Kronik hastalar doktorlarına danışmalı"
Sürekli ilaç kullanması gereken veya kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin oruç ibadetlerini yerine getirmeden önce mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerektiğini ifade eden Gün, şu uyarılarda bulundu:
"Diyabet, kalp, tansiyon, böbrek gibi kronik hastalığı olanların oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Zira kronik hastalık herkeste aynı derecede seyretmediğinden, kimileri alacakları önlemlerle rahatça oruç tutabilecekken kimileri için ciddi tehlikelere yol açabilir. Kronik tiroid gibi bazı hastalıkları olanlar hekimlerinin kontrolünde, ilaçlarını sahur vaktinde aldıkları takdirde oruç tutabilirler."