Düzce Milletvekili Öztürk’ten Alaplı ve Gümeli’ye ziyaret - Karabük Haber Postası
duzce milletvekili ozturkten alapli ve gumeliye ziyaret
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Düzce Milletvekili Öztürk’ten Alaplı ve Gümeli’ye ziyaret

AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, “Türkiye Buluşmaları” programı kapsamında Alaplı ve Gümeli beldesine ziyaret gerçekleştirdi.

AK Parti Alaplı İlçe Başkanlığını ziyaret ederek başlayan Öztürk, ardından sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Öztürk, bazı sorunların çözümü noktasında devam eden çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Milletvekili Ercan Öztürk’ün programına Gümeli Belediye Başkanı Aytaç Tosun, AK Parti Alaplı ilçe yönetim kurulu üyeleri, İl Genel ve Belediye meclisi üyeleri ile İl Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yavuz eşlik etti. Milletvekili Öztürk, programının devamında Alaplı Kaymakamlığı, esnaf ziyaretleri, şehit ailesi ziyaretlerinin ardından Gümeli beldesini ziyaret etti. Öztürk, beldenin durumu hakkında sohbet etti

Belediye Başkanı Aytaç Tosun, Düzce AK Parti Milletvekili Ercan Öztürk’e her türlü desteği vereceği sözünü aldı. Başkan Tosun, yöreye ait hediyelerini ve 4 bin 120 yaşında ki ağacımızın el emeği ile yapılmış tablosunu hediye etti. Milletvekili Ercan Öztürk, beraberindeki heyetle birlikte Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal’ı da ziyaret ettikten sonra ilçeden ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay