Düşük bütçesiyle büyük bütçeli kulüplere meydan okuyor - Karabük Haber Postası
dusuk butcesiyle buyuk butceli kuluplere meydan okuyor lFFfVnsF jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Mayıs, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Düşük bütçesiyle büyük bütçeli kulüplere meydan okuyor

Geçtiğimiz sezon BAL’dan 3. Lig’e yükselen Tokat Belediye Plevnespor, sınırlı bütçesiyle dikkat çeken bir performans sergiliyor.

TFF 3. Lig’de normal sezon sona ererken, sıra play-off’lara geldi. Geçtiğimiz yıl BAL ile serüvenine başlayan Tokat Belediye Plevnespor, bu yıl 3. Lig’deki mütevazı bütçesiyle dikkat çekiyor. Ligde bütçesi 50 milyon TL’ye varan takımlarla eşleşip rakiplerini geçerek play-off’a kalan Tokat Belediyesi Plevne, üst lige çıkmak için kenetlendi. Öte yandan Tokat Belediye Plevne, play-off ilk turunda yarın saat 16.00’da Alanya Kestel Spor ile Gaziosmanpaşa stadyumunda karşılaşacak.

“Bizim çok üstümüzle olan bütçelerle inancın zaferi olduk”

Ligdeki diğer kulüplerden daha kısıtlı bir bütçeyle yarışarak başarı elde ettiklerine değinen Tokat Belediye Plevnespor Teknik Direktörü Semih Tokatlı, “Bizim play-off’a kalma hikayemiz biraz uzun. BAL’a çıktık. BAL’da kurulurken de 3. Lig’in iskeleti olarak kurduk. BAL’dan çıktıktan sonra genç takviyelerle böyle bir takım oluşturduk. Öncelikle başkanlarımızı, yöneticilerimizi, oyuncularımızı, sağlık ve kulüp personelimizi kutluyorum. Zor bir süreçten geçtik. Diğer kulüplere göre kısıtlı bütçelerle, bizim çok üstümüzde olan bütçelerle inancın zaferi olduk. İnanmanın, çalışmanın, birliktelik ve beraberliğin imajı olduk. Kolej takımı diye bir imaj vardır. Biz kolej takımı imajını da geçtik. Bir aile takımı oluşturduk. Hepimiz birbirimiz için savaşıyoruz. İnanıyoruz. Burada en büyük destekçimiz olan taraftarlarımızın destekleri bizi buraya getirdi. Ama işimiz bitmedi. Aynı inançla play-off’ta da devam edecek” ifadelerini kullandı.

Muhsin Polat: “Yeni hedefimiz 2. Lig’e çıkmak”

Bir sonraki hedeflerini de koyduklarını ve 2. Lig’e çıkmak istediklerini söyleyen takım kaptanı Muhsin Polat, “Aslında geçen seneden başlamak lazım. Bu takım geçen sene kuruldu. Zaten geçen sene sezona başladığımızda hoca senenin kadrosunu kuruyoruz demişti. 3. Lig’e çıktığımızda da 12 kişi takımda devam etti. Geçen senenin iskeleti olan 12 kişi şu anda da devam ediyor. Bununla birlikte de play-off geldi. İnşallah bundan sonra da şampiyonluk istiyoruz. Kendimize ikinci bir hedef koyduk, o da 2. Lig’e çıkmak. İnşallah bunu da başarmak istiyoruz” diye konuştu.

Berk Kal: “Ligde maliyeti yüksek takımlar vardı”

Her maçı final gibi oynadıklarını belirten futbolculardan Berk Kal, “Zorlu bir süreci geride bıraktık. Gerçekten grubumuzda çok dişli ve maliyeti yüksek takımlar vardı. Hatta bunlardan bazıları düşme potasından son hafta kurtardılar. Biz onlardan olmadık. Kendi yolumuzu çizerek düşük maliyetli olmasına rağmen bizler aslanlar gibi yüreğimizi ortaya koyduk. Her maçımızı final maçı gibi oynadık. Çok şükür ki şu anki konumumuz bizi hedefimize ulaştırdı. Şimdi yeni bir hedef belirledik ve bu hedef için çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay