Dünyanın "En Uzun ve En Kısa Kadını" İlk Kez Bir Araya Geldi - Karabük Haber Postası
673f15b1b14c7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Kasım, 2024 14:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Dünyanın “En Uzun ve En Kısa Kadını” İlk Kez Bir Araya Geldi

Dünyanın en uzun kadını Rumeysa Gelgi ile dünyanın en kısa kadını unvanına sahip Jyoti Amge ilk kez buluştu.

Safranbolu ilçesinde yaşayan ve 2 metre 15 santimetre boyuyla “dünyanın en uzun kadını” olan Rumeysa Gelgi ile 62.8 santimetre boyuyla “dünyanın en kısa kadını” unvanına sahip Hindistanlı oyuncu Jyoti Amge, Guinness Dünya Rekorları Günü (21 Kasım 2024) kapsamında ilk kez bir araya geldi. 27 yaşındaki Gelgi ve Amge, İngiltere’nin Başkenti Londra’daki bir otelde gerçekleştirdikleri buluşmada, “5 çayı” içerek hayat hikayelerini ve deneyimlerini paylaştı. İkili, kitabın 70. yıl dönümü baskısında “Guinness Dünya Rekorları İkonu” olarak onurlandırıldı. Rumeysa Gelgi, “Jyoti’yle tanışmak muhteşemdi. Boy farkımız nedeniyle zaman zaman göz teması kurmakta zorlandık ama harikaydı. Ortak noktalarımız var. İkimiz de makyaj yapmayı, kişisel bakımı ve tırnaklarımızı yapmayı seviyoruz” dedi. Jyoti ise, “Başımı kaldırıp benden uzun insanları görmeye alışkınım ama bugün başımı kaldırıp dünyanın en uzun kadınını gördüğüme çok sevindim. Rumeysa ile tanıştığıma çok memnun oldum, kendisi çok iyi ve onunla konuşurken kendimi çok rahat hissettim” ifadelerini kullandı.

GELGİ 4 REKORA SAHİP
Weaver Sendromu rahatsızlığı bulunan Rumeysa Gelgi, 2014 yılında “dünyanın yaşayan en uzun genç kızı”, 2021 yılında “dünyanın yaşayan en uzun kadını”, 2022 yılında “en uzun parmaklara sahip kadını” ve “dünyanın en uzun sırtına sahip kadını” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’nda yerini almıştı.
“Akondroplazi” adı verilen kemik büyümesi bozukluğu bulunan Hint oyuncu Jyoti Amge “yaşayan en kısa kadın oyuncu” ve “yaşayan en kısa kadın” unvanlarının sahibi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na adını yazdırmıştı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin