Reklam
Reklam
hutbe
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Nisan, 2024 13:57 tarihinde yayınlandı
0

Dünyanın en kısa Cuma hutbesi Gazze için okundu

Filistinli vaiz Mahmud Hasenat, “Eğer 30 bin şehit, 70 bin yaralı ve 2 milyon evsiz Filistinli ümmeti uyandıramıyorsa benim sözlerimin ne anlamı var? diyerek, hayatının en kısa cuma hutbesini verdiğini belirtti.

Yıllardır Filistinlilere zulm eden İsrail’in 7 Ekim sonrası başlattığı kanlı saldırılar soykırım boyutuna ulaşmış durumda.

Gazze’de etnik temizlik yapan Tel Aviv yönetimini, uluslararası kamuoyunun tepkisinin yanı sıra Batılı devletlerin baskısı da durdurmuyor.

Hamas bahanesiyle bebek, çocuk, kadın, yaşlı, hasta dinlemeden evleri, camileri, kiliseleri, hastaneleri, uluslararası kurumların binalarını acımazca bombalayan İsrail, Gazze’ye gıda sevkiyatının yapılmasına karşı çıkarak masumları açlıkla da sınıyor.

Müslüman dünyası, İsrail’in saldırılarını kınama dışında bir şey yapamıyorken, bu mezalime Filistinli vaiz Mahmoud al-Hasanat (Mahmud Hasenat) cuma kürsüsünden sıradışı bir şekilde ses yükseltti.

Verdiği cuma hutbesinin detayını X hesabından paylaşan Hasenat, “Hayatımın en kısa cuma hutbesini bugün verdim.” dediği mesajında, “Eğer 30 bin şehit, 70 bin yaralı ve 2 milyon evsiz Filistinli ümmeti uyandıramıyorsa benim sözlerimin ne anlamı var? Dua edin.” kürsüde sadece bu ifadelerini kullandığını söyledi.

Filistinli vaiz kısa hutbesi, kısa sürede sosyal medyada viral oldu

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin