Dünyanın en iyi iki turtası da Samsun’dan seçildi - Karabük Haber Postası
dunyanin en iyi iki turtasi da samsundan secildi 7JFW6CPR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ekim, 2024 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Dünyanın en iyi iki turtası da Samsun’dan seçildi

Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenen Samsun’un coğrafi işaretli yiyeceklerinden ‘Bafra pidesi’, ‘dünyanın en iyi ekmeği’ seçildikten sonra bu kez de ‘dünyanın en iyi turtası’ seçildi.

‘Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ‘En İyi Turtalar’ kategorisinde ilk 2 sırayı Samsun’a ait lezzetler paylaştı. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın ‘Top Ten Breads’ (en yi ekmekler) listesinde ilk 2 sırayı Bafra ve Samsun pideleri yer alıyordu. Bafra pidesi ve Samsun pidesi adıyla listede ilk 2 sırada yer alan Samsun lezzetleri, Brezilya’nın pao de queijosunu, Malezya’nın roti canaisini, Kolombiya’nın pan de bonosunu, Azerbaycan’ın qutabını, İtalya’nın piadina romagnolasını ve Hindistan’ın butter garlic naan ile amritsari kulchasını bu listede geride bırakmıştı. Taste Atlas bu sefer de listesini güncelleyerek Bafra pidesini turtalar arasında zirveye yerleştirdi.

Bafra pidesi ve Samsun pidesi son güncellemenin ardından Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ‘Top 100 Pies in the World’ (Dünyanın en iyi 100 turtası) listesinde ilk 2 sırayı paylaştılar. Bafra pidesi ve Samsun pidesi bu listede Gürcistan’ın khachapuri, Lüblan’ın sfiha, Hollanda’nın appeltaart, Şili’nin pastel de choclo, İtalya’nın erbazzone, İrlanda’nın beef and guinness pie, Belçika’nın geraardsbergse mutten taart, Yunanistan’ın sfakianopita ve İsveç’in wasterbutten cheese pie turtalarını geride bırakarak ilk sırada yer aldı. Yine Samsun’un coğrafi işaret tescil belgeli diğer bir pidesi olan Terme pidesi de listede 12. sırada yer buldu.

Bafra pidesinin lezzet sırrı

Lezzeti ile dünyayı da hayran bırakan pidelerin sırrını Samsun’daki pide ustası Necati Koçak anlattı. Bafra pidesinin lezzeti ile dünyadaki tüm pidelerden ayrıldığına dikkat çeken Koçak, “Bafra pidesinin sırrı; hamurun yoğrulmasından başlıyor, açması, içinin doldurulmasına, pişirilmesine ve tabağa gelene kadar süreçten geçiyor. Hamur, sulu ve yumuşak hamur. Fırın, odun ateşi ile çalışıyor. Diğer pideler fırından ortalama 7-8 dakikada çıkıyor. Bafra pidesi ise en az 20-25 dakikada pişiyor. Bu da gevrek olmasının yanı sıra ağır pişmesine neden oluyor. Fırından çıkardıktan sonra da tereyağıyla birlikte servis ediyoruz. Bu da lezzetine lezzet katıyor. Bafra pidesi diğer pidelere oranla oldukça uzun oluyor. 1 metreye kadar uzayan pidemizin içindeki malzeme de dolgun oluyor. Odun ateşinde 25 dakika pişince de gevre ve çıtır çıtır oluyor. İç harcında kavrulmuş kıyma ve çiğ soğan kullanıyoruz. Çiğ soğan fırında hamurun içinde pişiyor ve lezzetini pideye geçiriyor. Bafra pidesinin namı aldı başına gidiyor. Bu lezzeti ilk kez tadanlar bizlere teşekkür ediyor. Sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar her öğünde Bafra pidesini iştahla tüketiyorlar” dedi.

Namı önce Samsun sonra da ülke sınırlarını aşan Bafra pidesi, birçok uluslararası gurme tarafından dünyanın en iyi ekmeği ve turtası olarak gösterilirken, en iyi yiyecekler listesinde de ilk 100’de yer alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin