Reklam
Reklam
dogu karadenizin pamukkalesi turizm sezonunu acti GqwbSXwk
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Mart, 2025 12:07 tarihinde yayınlandı
0

Doğu Karadeniz’in Pamukkalesi turizm sezonunu açtı

Giresun’un Dereli ilçesinde bulunan ve turkuaz renkli göletleriyle dikkat çeken Göksu travertenleri, turizmdeki değerini her geçen yıl artırıyor. 2024 yılında yaklaşık 400 bin kişinin ziyaret ettiği bölge, yeni dönemde çok daha fazla turisti ağırlamayı hedefliyor.

Giresun Valiliği Vilayet Özel Yönetimi tarafından 2020 yılında başlatılan proje kapsamında 2022’de ziyarete açılan Pınarlar köyünde teras formunda büyüklü küçüklü göletlerden oluşan Göksu travertenleri ziyaretçilerine eşsiz bir görüntü sunuyor. Yeni oluşum sürecinin tamamlanması için 1 Aralık 2024’te kapatılan traverten, bu dönem tekrar ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Hedef 1 milyon ziyaretçi

Göksu travertenlerinin Giresun’un en değerli turizm merkezlerinden biri olduğunu belirten Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, geçen dönem 400 bin kişinin ziyaret ettiği bölgeye bu yıl 1 milyon ziyaretçi beklediklerini söyledi.

Başkan Şenlikoğlu, “Giresun olarak çok kıymetli turizm destinasyonlarına sahibiz ve bunlardan biri de Göksu travertenleridir. Bu bölge yalnızca Giresun’a değil, Doğu Karadeniz turizmine de büyük katkı sağlıyor. Geçtiğimiz dönem ağır bir ilgi gördük ve ziyaretçilerin bölgeye yine gelmek istediğini gözlemliyoruz. Geçen yıl dönemin kısa olması nedeniyle 400 bin ziyaretçi ağırladık lakin bu yıl bu sayının 1 milyona yaklaşacağını düşünüyoruz” dedi.

“Turizm için ulaşım altyapısı önemli”

Bölgedeki turizm potansiyelinin daha da artırılması için ulaşım altyapısının değerine değinen Lider Şenlikoğlu, “Dereli ilçemiz, yaylalarıyla da değerli bir turizm destinasyonu. Giresun-Dereli yolu tamamlanarak ulaşım müddeti 15 dakikaya indi. Buna ek olarak Dereli-Kümbet ve Kümbet-Şebinkarahisar yollarının da yapılması, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan stratejik bir çizgi oluşturacak. Bu sayede bölgedeki turizm yatırımları daha da artacaktır” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin