Doğu Karadeniz Bölgesinde bu yaz kene vakası sayılarının geçen seneye göre hemen hemen aynı kaldığı ve Mayıs ile Haziran aylarında bölge illerinden gelen 12 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastasının tedavi edilerek taburcu edildiği belirtildi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarıyla ilgili bu sene özellikle Kurban Bayramı döneminde “Hasta sayısı artar mı ?” endişesi taşıdıklarını ancak korkulanın olmadığını söyledi. Yılmaz “ ’Kurban Bayramı dönemi KKKA vakaları daha çok artar mı?’ diye korkuyorduk; Çok artmadı aynı seviyede kaldı, Ağustos’la birlikte vakaların azalmasını bekliyoruz. Bu sene bize gelen hasta sayısı Mayıs ve Haziranla birlikte 12 civarında. Mayısın sonlarına doğru arttı şu anda servisimizde yatan hasta yok” dedi.
“Bölgeden gelen hastalarımızı dönem dönem tedavi edip taburcu ediyoruz” diyen Yılmaz “Bizim hastanemizde şu ana kadar vefat eden hastamız olmadı ancak farklı yerlerde vefat haberlerini duyuyoruz. Özellikle Gümüşhane, Kelkit, Şiran, Artvin, Ardanuç tarafından bazen de Şebinkarahisar tarafından gelen hastalarımız oldu hepsi şifa ile taburcu oldu. Özellikle bu bölgelerde tarlaya, bağ, bahçeye giderken koruyucu önlemlerini almaları gerekiyor. Koruyucu önlemler olarak ta çoraplarını pantolonun üzerine çekmeleri ve eve döndükleri zaman da bütün vücudunda kene olup olmadığını araştırması gerekiyor. Kene vücutta ne kadar uzun süre kalırsa enfeksiyon o kadar çok şiddette gelişebiliyor. Bu seneki rakamlar geçen seneye benzer rakamlar. KKKA vakaları, Tokat. Sivas taraflarında daha fazla gözüküyor.. Bizde de geçen seneyle benzer rakamlar oluşuyor. Belki uyarılarla insanlarımızın daha duyarlı olmasıyla birlikte sayı artmıyor diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.


Doğu Karadeniz’de kenede bu yaz korkulan olmadı
Silvikültür eğitimleri Yenice’de tamamlandı
Orman İşletme Müdürlüklerinde düzenlenen “Silvikültür Uygulamaları Eğitim Tatbikatları”, Yenice Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen son programla tamamlandı.
Bölge Müdürü Halil Oflu başkanlığında, Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz koordinesinde gerçekleştirilen eğitimlerde; sürdürülebilir ormancılığın temelini oluşturan genç meşcere bakımları, sıklık ve aralama müdahaleleri, doğal gençleştirme teknikleri, meşcere kuruluşlarının biyolojik gelişim süreçleri ile silvikültürel müdahalelerde karar kriterleri sahada uygulamalı olarak değerlendirildi.
Silvikültür Şube Müdürü Hüseyin Albayrak tarafından gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde, müdahale öncesinde yetişme ortamı analizinin doğru yapılmasının önemine dikkat çekilerek bonitet tespiti, bakı durumu, eğim, yükselti, toprak derinliği, taşlılık, diri örtü yapısı ve yağış rejimi gibi parametrelerin silvikültürel karar alma süreçlerine doğrudan etki ettiği vurgulandı.
Tatbikatta ayrıca meşcere kapalılık durumuna göre uygulanacak bakım müdahaleleri, istikbal ağacı seçimi, fertler arası rekabetin azaltılması, kök-gövde-tepe gelişiminin yönlendirilmesi, kar-rüzgâr ve biyotik zararlılara karşı dayanıklı meşcere kuruluşu, karışık meşcere yapılarında tür devamlılığının korunması ile müdahale zamanı ve dozunun meşcere stabilitesi üzerindeki etkileri uygulamalı örneklerle anlatıldı.
Orman İdaresi ve Planlama Şube Müdürü Handan Sertel tarafından verilen eğitimlerde ise amenajman planları doğrultusunda etanın meşcereden çıkarılması esasları, genç meşcerelerde uygulanacak bakım programları, işletme sınıfı değişiklik süreçleri ile olağanüstü hasılat etası raporlarının hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken teknik kriterler değerlendirildi.
Tatbikat sonunda konuşan Bölge Müdürü Halil Oflu, silvikültürün yalnızca ağaç yetiştirmek değil, geleceğin ormanını bugünden planlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yapılan her bakım müdahalesi; ağacın çap artımına, boy gelişimine, kök stabilitesine, karbon depolama kapasitesine ve ekosistem direncine doğrudan etki etmektedir. Bugün sahada verdiğimiz her teknik kararın sonucu belki 20 yıl, belki 100 yıl sonra ortaya çıkacaktır. Bu nedenle hiçbir müdahale gelişigüzel yapılamaz. Teknik ormancılık; bilgi, planlama, ölçü ve disiplin ister.”
Oflu, bakım çalışmaları sonucunda elde edilen orman ürünlerinin en az değer kaybıyla ekonomiye kazandırılmasının da ormancılığın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, elde edilen her kaynağın yeniden ormanların korunması, geliştirilmesi ve geleceğe hazırlanması için kullanıldığını ifade etti. Sağlıklı, dirençli ve sürdürülebilir ormanlar kurmanın yolunun; biyolojik çeşitliliği koruyan, yetişme ortamını doğru analiz eden ve silvikültürel esaslardan taviz vermeyen bir anlayıştan geçtiğini söyledi.
Eğitim tatbikatına Yenice Orman İşletme Müdürü Bahri Yücel, işletme müdür yardımcıları, işletme şefleri ve orman muhafaza memurları katıldı.

