Karabük Postası tarafından
24 Ağustos, 2021 11:59 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Doğdu: “Taleplerimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz”

Türkiye Kamu-Sen Karabük İl Başkanı Sadık Doğdu, 6. Dönem Toplu sözleşme görüşmeleri ile ilgili açıklama yaptı. Doğdu; “Geçmiş dönemlere kıyasla daha fazla kazanım elde edilmiş olsa da özellikle refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere kırmızı çizgi olarak gördüğümüz ekonomik taleplerimizi karşılamaktan uzak kalan bu toplu sözleşmenin yetersiz olduğunu düşünmekteyiz” dedi Türkiye Kamu-Sen İl Başkanı sadık Doğdu, 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri ile yaptığı açıklamada, toplu sözleşmeyi yetersiz bulduklarını belirterek, “İlerleme sağlayamadığımız hususlardan vazgeçmiş değiliz. Özellikle refah payı, seyyanen zam, yardımcı hizmetlilerin sorunları, vergi dilimleri başta olmak üzere acil çözüm bekleyen konulardaki taleplerimizin hayata geçmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemizi sürdüreceğiz. Geçmiş dönemlere kıyasla daha fazla kazanım elde edilmiş olsa da özellikle refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere kırmızı çizgi olarak gördüğümüz ekonomik taleplerimizi karşılamaktan uzak kalan bu toplu sözleşmenin yetersiz olduğunu düşünmekteyiz” dedi. “SÜRECE KATKIDA BULUNMAK ADINA BÜTÜN GÜCÜYE MÜCADELE ETTTİK” Başkan Doğdu; “Türkiye Kamu-Sen, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından son anına kadar sürece katkıda bulunmak adına bütün gücüye mücadele etmiştir. Toplu pazarlıklardaki varlığımız ve etkinliğimiz, 2012 yılından beri alınan en yüksek zam oranlarına ulaşılmasını, 3 yıldan beri sürüncemede bırakılan ek gösterge uygulamasının bir takvime bağlanmasını, 2013 yılından beri kanayan yara haline gelmiş olan sözleşmeli personele kadro konusunun toplu sözleşme metnine dahil edilmesini sağlamıştır” dedi. “Gelinen noktada taviz vermeyeceğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz taleplerimizi heyete ilettik” diyen Doğdu “Özellikle kamu çalışanlarını enflasyon karşısında koruyacak olan refah payı uygulamasının hayata geçirilmemesi, seyyanen zam talebimizin karşılık bulmaması, yardımcı hizmetlilere ilişkin hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi; ek gösterge düzenlemesi ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin toplu sözleşme metnindeki bağlayıcı olmayan muğlak ifadeler nedeniyle mutabakat metnine itirazlarımızı dile getirdik” dedi. Kamu-Sen İl Başkanı Doğdu, açıklamasında şunları söyledi: “Kamu görevlileri ve emeklilerin 2022-2023 yıllarına ilişkin toplu sözleşme süreci mutabakatla sonuçlanmıştır. Türkiye Kamu-Sen, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından son anına kadar sürece katkıda bulunmak adına bütün gücüyle mücadele etmiştir. Aileleriyle birlikte 25 milyona yaklaşan bir kitlenin son yıllarda eriyen alım gücünün artırılması, yükselen enflasyon karşısında  korunması, geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi, büyümeden pay verilerek memurların refahının artırılması, 2018 yılında verilen sözün de bir gereği olarak tüm memurları kapsayacak adil ve hakkaniyetli bir 3600 ek gösterge düzenlemesi yapılması, kamudaki güvencesiz sözleşmeli personel çalıştırılması uygulamasına son verilerek söz konusu personelin kadroya geçirilmesi ile yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesi konuları kırmızı çizgimiz olmak üzere tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerin sorunlarının kalıcı bir biçimde çözülmesi için birlikte hareket ederek, sesimizin daha gür çıkmasını arzuladık. Toplu pazarlıklardaki varlığımız ve etkinliğimiz, 2012 yılından beri alınan en yüksek zam oranlarına ulaşılmasını, 3 yıldan beri sürüncemede bırakılan ek gösterge uygulamasının bir takvime bağlanmasını, 2013 yılından beri kanayan yara haline gelmiş olan sözleşmeli personele kadro konusunun toplu sözleşme metnine dahil edilmesini sağlamıştır. Gelinen noktada taviz vermeyeceğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz taleplerimiz olan özellikle kamu çalışanlarını enflasyon karşısında koruyacak olan refah payı uygulamasının hayata geçirilmemesi, seyyanen zam talebimizin karşılık bulmaması, yardımcı hizmetlilere ilişkin hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi; ek gösterge düzenlemesi ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin toplu sözleşme metnindeki bağlayıcı olmayan muğlak ifadeler nedeniyle mutabakat metnine itirazlarımızı heyete ilettik. 4688 sayılı Kanun gereğince toplu sözleşme metnini bağıtlama yetkili konfederasyonun uhdesinde bulunmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen olarak bizim toplu sözleşmeyi imzalama ya da Hakem Kurulu’na baş vurma gibi bir hakkımız hukuken bulunmamaktadır.  Bu nedenle biz, sürece katkı sağlamak adına bilgimizi, tecrübemizi, örgütlü gücümüzü son anına kadar kullandık, ilgilileri uyarma vazifemizi yerine getirdik. Sonuç itibarı ile geçmiş dönemlere kıyasla daha fazla kazanım elde edilmiş olsa da özellikle refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere kırmızı çizgi olarak gördüğümüz ekonomik taleplerimizi karşılamaktan uzak kalan bu toplu sözleşmenin yetersiz olduğunu düşünmekteyiz. İlerleme sağlayamadığımız hususlardan vazgeçmiş değiliz. Özellikle refah payı, seyyanen zam, yardımcı hizmetlilerin sorunları, vergi dilimleri başta olmak üzere acil çözüm bekleyen konulardaki taleplerimizin hayata geçmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülkemizin belli güç odakları tarafından ekonomik, ekolojik, askeri ve siyasi anlamda zaafiyete uğratılmak istendiği bu dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Bilgin’in yapıcı yaklaşımı ve çözüm odaklı çabaları kazanımların artması noktasında önemli bir etken olarak bizleri memnun etmiştir. 6.Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerine en yüksek düzeyde katkıyı sunarak bu seviyeye getirmiş olmamıza rağmen, memurlarımızın tatmin olmadığı bir sözleşmeyi onaylamamız mümkün değildir. İlerleyen süreçte refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere tüm taleplerimizin gerçekleşmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Enişte 20 gün önce kendisini tüfekle yaralayan kayınbiraderini tüfekle vurdu

Samsun’da 2 çocuk babası bir kişi 20 gün önce kendisini tüfekle yaralayan kayınbiraderini tüfekle vurarak yaraladı.
Olay, Canik ilçesi Yavuz Selim Mahallesi Muhammet İkbal Caddesi’nde 20 gün önce meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, B.M. (24), bir kişiyle kavga ettiği sırada araya girerek kavgayı ayırmak isteyen eniştesi H.Y.’ye (25) tepki gösterdi. Bunun üzerine evine giderek tüfeğini alan B.M., yeniden olay yerine gelerek eniştesine ateş açtı. Tüfekten çıkan saçmalarla sol ayağından yaralanan H.Y., olay yerine çağrılan ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından kaçan B.M., Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin çalışması sonucu Kuzey Yıldızı Mahallesi’nde suçta kullandığı tüfekle birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan B.M., 9 Ocak’ta Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren B.M., mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ancak B.M.’nin kendisini yine vuracağını duyan enişte H.Y., dün akşam Yavuzselim Mahallesi’nde karşılaştığı kendisini vuran kayınbiraderi B.M.’ye tüfekle ateş açtı. Bacaklarından yaralanan B.M., özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Enişte H.Y. ise Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen enişte mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin