Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Kasım, 2023 00:00 tarihinde yayınlandı
0

Doğal afetlerin tarıma zararı

Samsun’da bu yıl yaşanan doğal afetlerde 740,6 dekar alanda 232 mahalle ve 355 çiftçi zarar görürken, 129 hayvan telef oldu ve 171 tarımsal yapıda hasar meydana geldi.

Bu yıl doğal afetlerin etkili olduğu Samsun’da Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre 11 ilçedeki 231 kırsal mahallede zarar oluştu. Bu yatırım dönemindeki verilere göre Ladik’te 11, Çarşamba’da 143, Salıpazarı’nda 5, Ayvacık’ta 1, Bafra’da 4, Vezirköprü’de 12, Havza’da 24, Kavak’ta 3 ve Tekkeköy’de 1 mahallede aşırı kar yağışından zarar meydana geldi. Ayvacık’ta 1 mahalle heyelandan, Alaçam’da ise 26 mahallede sel ve su baskınından zarar gördü. Afetlerden toplamda 231 mahalle, 355 çiftçi, 129 hayvan, 171 tarımsal yapı ve 740,6 dekar alan olumsuz etkilendi.

Tıbbi ve aromatik bitkiler pasaportlandırılıyor

Pasaport çalışmaları kapsamında tıbbi ve aromatik bitki olarak Samsun’da ekiliş izni verilen toplam 6 bin 887 dekar alanda yılda 12 on tıbbi nane, 632 ton defne, 42 ton hünnap, 35 ton kekik, 69 ton salep, 110 ton kuşburnu, 103 ton maydanoz, 1,4 ton ekinezya, 206 ton sarımsak, 7 ton adaçayı ve 70 ton da nane üretiliyor. Bitki pasaport, fide, fidan denetim çalışmaları çerçevesinde ise il genelinde 154 bin 230 adet meyve fidanı, 102 bin tohum ve 152 bin 800 aşı gözü, meyve üretim materyali ve 33 milyon 566 bin 282 sebze fidesi üretimi yapıldı. 7 bin 143 adet bitki pasaportu basıldı. Ayrıca 450 dekar alandan 11 adet yığın toprak, 49 adet açık alandan toprak örneği alındı.

Bin 340 adet nitrat ve su kirliliği analizi yapıldı

‘Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği’ gereğince nitrat su kalitesi izleme çalışmaları çerçevesinde Samsun il genelinde 43 noktadan yüzey suyu ve 23 noktadan da yeraltı suyu olmak üzere toplam 66 noktada analizi yapılıyor. Yüzey sularında her ay, yeraltı sularında üç ayda bir olmak üzere düzenli olarak numuneler toplanırken, analiz sonuçlarında sınır değerlerini aşan herhangi bir değerle karşılaşılmadığı belirtildi. Şu ana dek 527 adet nitrat, 271 adet azot, 271 adet fosfat ve 271 adet de fosfor olmak üzere toplam bin 340 adet analiz gerçekleştirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin