Karabük Postası tarafından
09 Ağustos, 2021 10:16 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Doç. Dr. Güngöroğlu: “Yağış gelmediği sürece yasaklar devam etmeli”

Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Cumhur Güngöroğlu, Türkiye’nin en büyük blok ormanlarını içinde barındıran ve Avrupa’nın 100 sıcak noktasından biri olan Karabük ormanlarına giriş-çıkışların yasaklanması kararının yağışların geleceği güne kadar devam etmesi gerektiğini belirtti. Güngöroğlu, Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde meydana gelen orman yangınlarında zarar gören alanların da 30 yılda eski haline dönebileceğini kaydetti. Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Cumhur Güngöroğlu son günlerde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Güngöroğlu, maki ve kızılçamın Akdeniz iklimine özgü bir yetişme ortamı bulduğunu belirterek, “Yangına karşı da adaptasyonları yüksek durumda. Hızlı yanabilirler ama hızlı gençleşebilirler. Bu onlara yangına karşı adaptasyon dediğimiz adaptif bir yetenek sağlıyor” dedi. “Kızılçamın daha uygun olacağı görülüyor” Akdeniz ve Ege civarında denize yakın alanlarda, Kızılçam ormanları, maki sahaları ve onun türlerinin egemen olduğu sert yapraklı ormanlar olduğunu ifade eden Güngöroğlu, “Oraya başka ağaç türleri getirilmesi zaten imkansız. Çok geniş alanlarda kızılçamın orman ekosisteminde devamlılığını sağlamak için korumanız gerekiyor. Diğer yandan iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklıkların artacağını düşünür olursak Kızılçamın daha uygun olacağı görülüyor. Kızılçamın yerine başka bir ağaç getirmeye kalksanız bu ekolojik olarak mümkün değil zaten. Orman ekosistemini devam ettirmek istiyorsanız, ormanlardan sağlanan mal ve hizmetleri devam ettirmek istiyorsanız biyolojik çeşitliliği korumak, erozyonu önlemek gibi fonksiyonları sağlamak istiyorsanız kızılçama devam etmeniz gerekiyor” dedi. “Tohumlama yeteneği olan yerler kendi haline bırakılacak” Yangın nedeniyle zarar gören ormanlık alanların eski halini almasının 30 yılı bulabileceğini söyleyen Güngöroğlu, “Yangın sonrasında yapılacak olan en önemli şey yangın alanlarının önce bir yerinin çevrilmesi gerekir. Yanan alanlarda Kızılçamın sahaları belli. Eski haritalarımız var. 10 yılda bir Türkiye’nin orman alanları haritalanıyor. Oradaki kızılçam ormanlarının tohum tutma kapasitesini, tohumlama yeteneğinin yeterli olup olmadığını, yaş, boy ve çap durumuna göre belli oluyor. Tohumlama yeteneği olan yerler kendi haline bırakılacak. Daha önce ilk defa dikilmiş veya arka arkaya yangın geçirmiş alanlara tohum takviyesi gerekebilir. Yeşeren yerler kendi haline bırakılacak. Yeşermesi az olan yerlere tohum takviyesi yapılacak. O da kendi etrafındaki ağaçlardan toplanan tohumlarla. Çünkü bizim orman fidanlıklarında her zaman tohum tutulur ve temin edilir. Hiç fidan çıkmayan yerlere de getirip yetiştirilmiş fidanlar dikilecek” diye konuştu. Karabük’te de Kızılçam ormanların yer aldığını aktaran Güngöroğlu, “Karabük’ün Soğanlı ve Araç Çayı vadisinin taban ve 400-500 rakımlarına kadar Kızılçam ormanları var. En tehlikeli yanıcı olanları Kızılçam ormanlarıdır. Bunun üzerinde Kızılçam ve Karaçam karışımı başlıyor. Onun üstünde de Karaçam başlıyor. Şunu da söylemek gerekiyor. Çok aşırı bir kuraklık esnasında Karaçam ormanları da yanma riski altında. Karabük’ün geçmiş yangınlarına baktığımızda Kızılçam ormanları tehdit altında. İlk yanacak ormanlar Kızılçam ormanları gözüküyor. Bunlar daha çok Soğanlı ve Araç Çayında vadi tabanlı olduğu için tarımla iç içe alanlarda olduğu için insanla etkileşimi fazla olan ağaçlardır. Fakat ekstrem, mega yangınlar dediğimiz derecede yangınlar oluşursa Karaçam ormanları da yanabilir” şeklinde konuştu. “Bakımlar yoluyla ormanın yangına karşı direncinin artırılmasını söyleyebilirim” Yangınların büyümesinin önlenebilmesi için kuruyan otların ve çalıların yaz aylarında temizlenmesi gerektiğini dile getiren Güngöroğlu, “Yerleşim yerleri ve ziraat alanlarıyla orman ara kesim dediğimiz, onların komşu olduğu yerlerde bakımın yapılması gerekiyor. Kuruyan otların, çalıların şeritler halinde temizlenmesi ve yaz boyunca bunların temiz tutulması gerekiyor. Diğerleri ise Kızılçam ormanlarının bakımının yapılması gerekiyor. Kızılçam ağaçlarının odun değeri biraz daha diğer ağaç türlerine göre düşük . Bakımlar yapılarak tepe yangınlarını kıracak aradaki bakımsız çıkarılması gereken kızılçamların çıkarılması ve ormanın bakımlar yoluyla yangına karşı direncinin artırılmasını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. Karabük’te yağış olmadığı sürece kurak gittiği sürece ormanlara giriş-çıkışların yasaklanması ile ilgili kararın devam etmesi gerektiğini belirten Güngöroğlu, “Yanıcı maddenin nemi artmadığı sürece yangın riski devam edecektir. Yağışlar geldiği sürece sıkıntı azalıyor. Vatandaşların kendi başlarına orman içerisinde ve yakınında ateşle piknik yapmamalarını öneriyorum" dedi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bakan Tunç: “Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketinde partisinin kadın kolları tarafından düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşmada, "Sanal tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız" dedi.
Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti Kadın Kolları tarafından Bartın Öğretmenevi’nde düzenlenen "Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı" programında yaptığı konuşmada, çalıştayın önemine dikkat çekerek, kadınların aileyle ilgili yöneltilen sorulara verdikleri cevapların mutlaka AK Parti Genel Merkezi tarafından titizlikle değerlendirileceğini ve dikkate alınacağını ifade etti.
Konuşmasında ailenin önemine de vurgu yapan Adalet Bakanı Tunç, "Aile politikaları önemli ailenin korunması çok önemli. Aile en güvenli limandır. Gençlerimizi aile kurmaya teşvik etmemiz lazım. Onları kötü alışkanlıklardan korumanın en önemli yolu aile kurmalarını sağlamak. Dolayısıyla ailelerin sayısını artırmamız lazım. Aileyi tehdit eden akımlara da hiç fırsat vermeyeceğiz. Özellikle bu konuda aldığımız tedbirler, yapacağımız yasal düzenlemeler var. Maalesef küresel bazı sapkınlıklar, bunların propagandası, ne medeniyet anlayışımıza ne dinimize ne geleneğimize uymayan birtakım sapkınlıklar var. Bu sapkınlıklardan ailelerimizi koruyacağız" diye konuştu.

"Çocuğumuz elinde telefon ne yaptığını bilmiyoruz"
Yılmaz Tunç, sanal alemin ve sanal suçların yaygınlaştığı günümüzde çocukların korunmasının önemine de dikkat çekerek, "Sanal alem, sanal dünya, internet. Elinde telefon ne yaptığını görmüyoruz, bilmiyoruz. Gencimiz, çocuğumuz odasına çekiliyor, her türlü riske açık, dolandırıcılığa açık, her türlü istismara da açık. Dolayısıyla bu tehditlerden özellikle bu tehlikelerden yavrularımızı korumak durumundayız. Bu konuda çalışmalar var. Özellikle çocukların ve gençlerin yasa dışı bahis, sanal kumar gibi tehlikelerden uzak tutulması yine gençlerimizin uyuşturucu illetinden uzak tutulması. Bugüne kadar yapılanlara ilaveten yapacağımız çalışmalarla bunları da tüm bakanlıklar olarak takip ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Kadına şiddet konusunda Cumhurbaşkanımız çok kararlı"
Kadına şiddetin önlenmesi için büyük bir mücadele verildiğini de kaydeden Tunç, AK Parti iktidarının kadınlara verdiği önemler konusunda, "Kadına şiddet olaylarını ortadan kaldırmamız lazım. Bu konuda Cumhurbaşkanımız, çok kararlı. ’Kadına şiddet, insanlığa ihanettir diyor’ Cumhurbaşkanımız. Bugüne kadar yapılan yasal düzenlemeler var. Kadına şiddetle ilgili cezaları arttırdık. Kadına şiddet, kasten yaralama suçları ceza kanunumuzda tutuklama sebebi sayıldı. Kadına yönelik suçların cezalarını daha yüksek verilmesi ile ilgili düzenlemeler hayata geçti. Israrlı takip, müstakil bir suç haline getirildi. Kadınlarımızın iş hayatına katılması için bir takım teşvikler var. Kız çocuklarımızın eğitimi gibi konulara Cumhurbaşkanımızın eşi, hanımefendi çok önem veriyor" diye konuştu.
Bakan Tunç, çalıştay öncesinde ise katıldığı Bartın Şoförler ve Otomobilciler Odası Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, 41 yıldır devam eden terör belasından kurtulmanın mücadelesini verdiklerini, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge"yi başaracaklarını kaydetti.

Bizi sosyal medyadan takip edin