Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Nisan, 2016 14:37 tarihinde yayınlandı
0

Diyanet İşleri Başkanı Görmez Karabük’te 

Mehmet Görmez: “İnsanlar bugün yeryüzünü tahrip edenler ve yeryüzünü imar edenler diye ikiye ayrılıyorlar”

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın desteği ile Karabük İl Müftülüğü tarafından yaptırılan, müştemilatı ve çevre düzenlemesi ise Karabük Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Üniversite Camii’nin açılış törenine katıldı.
Kampüs içerisinde bulunan 2 bin 500 kişilik caminin avlusunda düzenlenen programa Görmez’in yanı sıra Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih Ağca, Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Mehmet Görmez, cami, mabet ve üniversitenin birbiriyle yaşayan 2 kavram olduğunu söyledi. Görmez, “Tarih boyunca üniversiteler mabetlerden çıkmıştır. Üniversite ile mabedin birlikteliği din ile ilmin birlikteliğidir. Akıl ile kalbin birleşmesidir. Madde ile mananın birleşmesidir. Onun için üniversitenin içerisinde öğrencilerimize hizmet vermek üzere böyle bir mabedin kurulmuş olmasından mutluyum” dedi.
“İNSANLAR İKİYE AYRILDI”
‘Yüce Rabbimiz bizi yeryüzüne, yeryüzünü imar etmek üzere gönderdi’ diyen Görmez, “Bugün insanlar üzülerek belirteyim yeryüzünü tahrip edenler ve yeryüzünü imar edenler diye ikiye ayrılıyorlar. Biz müminler yeryüzünü imar etmekle mükellefiz. Biz mescitleri imar ederiz, mescitler de bizleri, bizim gönül dünyamızı imar eder. Tarih bize şunu gösteriyor; gönül dünyalarını imar edemeyenler yeryüzünü imar edemezler. Camiler bizim gönül dünyalarımızı imar etmek üzere yüce peygamber tarafından hicretle birlikte Kuba’dan başlayan temelleri takva üzerine kurulmuş Kuba mescidi ile başlayarak tarih boyunca Kabetullah’ın şubeleri olarak camiler müminlere hizmet etmeye başlamıştır, gönül dünyalarını imar eden mekanlar olarak” şeklinde konuştu.
Üniversite öğrencilerine de seslenen Mehmet Görmez, “Elbette camiler sadece namaz kılma mekanları değildir. Öğrencilerimizin aynı zamanda kendi manevi dünyalarını inşa edecekleri, birlikte gönüllerini, kalplerini birleştirecekleri mekanlar olarak kullanıyorlar aynı zamanda. Son derece önemli. Camilerin üniversite içerisinde onlara hitap etmesi. Sadece cami olarak yapmayalım. Kütüphane olsun, yanı başında bir takım sosyal aktivetilerini yapmak mümkün olsun. Sadece erkek öğrencilere değil kız öğrencilere de en güzel bir şekilde hitap etsin istiyoruz” ifadesinde bulundu.
Konuşmalardan sonra İl Müftüsü Halil Bektaş’ın duasının ardından caminin açılış kurdelesi kesildi.
Görmez daha sonra Cuma namazı hutbesini okuyarak, Cuma namazını kıldırdı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin