Reklam
Reklam

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Karabük’e Geliyor

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Nisan, 2017 14:12 tarihinde yayınlandı
0

17 Nisan’da başlayan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde Karabük Müftülüğünce planlanan programlarda konferans vermek üzere Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal Karabük’e geliyor.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal’ın Karabük ziyareti ile ilgili bilgi veren İl Müftüsü Halil Bektaş; “Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal, 20 Nisan Perşembe günü saat 11.30’da Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Salonunda Üniversite öğrencilerine, aynı gün saat 14.30’da ise Tüccarlar Kooperatifi Salonunda halka yönelik “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” konulu konferans verecek.

Faaliyetlerimiz sadece konferanslarla sınırlı değildir. İl Müftülüğünce yürütülen 2017 yılı Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri toplumun tamamını kapsayacak şekilde planlanmış ve gerçekleştirilmektedir. Bu yılkı Kutlu Doğum Haftası ana teması “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” olarak belirlenmiştir. Bu tema etrafında İl Müftülüğünce hafta boyunca; ziyaretler, konferanslar, vaaz ve irşat programları, muhtelif yarışmalar, Kutlu Doğum aşı, panel, muhtaçlara yardım gibi 100 kadar faaliyet gerçekleştirilecektir.

Bütün halkımızı her biri manevi birer ziyafet olacak etkinliklerimize bekliyoruz” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay