Reklam
Reklam

Din Adamlarına FETÖ Uyarısı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2016 14:18 tarihinde yayınlandı
0

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, FETÖ ve DAEŞ örgütlerinin dini istismar ettiklerini belirterek, din adamlarına uyarılarda bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonunda gerçekleştirilecek 9’uncu Avrasya İslam Şurasında konuşan Görmez; “Gönül isterdi ki bu şurada din ve medeniyetimizin geleceğini konuşalım. Ne yazık ki bu şurada İslam dünyasının kuşatan kötülükleri konuşmak zorunda kalıyoruz. Her defasında dinin rahmetini tüm insanlığa nasıl yaşayacağımızı konuşmak yerine, yanlış dini akımları, dini istismar eden hareketlerin medeniyetimize verdiği zararları konuşmak zorunda kalıyoruz. Dinin evrensel hakikatlerini nasıl anlatacağımızı konuşmak yerine, dinin istismarını konuşuyoruz. Bu gündemle toplanmamızın en önemli nedeni, tüm şura katılımcıların ülkesinde uzun zamandır var olan FETÖ ve küresel mahiyeti olan DAEŞ terör örgütleridir. Her türlü kutsalı, inancı, hiçbir hassasiyet göstermeden kullanan bu yapıları, nesilleri ve geleceği tehdit eder hale gelmişlerdir. Din istismarı kanunlarla önlenecek bir husus değildir. Din istismarı öncelikle din eğitim veren müesseselerin çalışmalarıyla bertaraf edilecek husustur. Dini istismar eden insanları Rabbe rabbe değil, kendine kulluğa çağıran, akılın başkasına ipotek eden, mezhebini din olarak gören, Allah’ın dinini tanınmaz hale getiren ve adeta dine karşı paralel bir din icat eden yapılarla mücadele ancak ve ancak bilgiyi hikmetle, vahyi akılla, aklı kalple birleştirerek hem Kuran, hem de evrendeki ayetleri birlikte anlamakla mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında bir mahcubiyetini de dile getiren Görmez, “15 Temmuz gecesi vakur, cesur tutumu ile dünyaya örnek olan aziz milletimiz, şuramızda enine boyuna ele alacağımız bu örgütü suçüstü yakalamış, vatanına sahip çıkmış, yüzlerce şehit ve binlerce gazi kardeşimizle var olma mücadelesini kazanmıştır. Allah şanlı tarihi boyunca bu milleti muhafaza buyurmuştur. Sizler yüz yıllık bir fetret döneminden sonra gerek Orta Asya’da , gerekse Balkanlarda dini hayatınızı yeniden ihya ederken, dünyanın her yerinden size yardımcı olmaya gelen kardeşlerinize kucak açtınız. Bunlardan bir tanesi de 15 Temmuz gecesi kendi milletine karşı ihanet kalkışmasına yönelen FETÖ terör örgütü olmuştur. Bunlar ülkelerinizde sizin de iyi niyetlerinizi istismar ederek okul açtılar. Zeki çocuklarınızı sözde eğitim adı altında sizden aldılar. Sizler de onlara değer verdiniz. Bilhassa eğitim alanında iyi niyetinizle ülkemizden gelen bu yapıya kucak açtınız. Çünkü sizler bu topraklara karşı olan büyük bağınız, beklentileriniz vardı. Yardımlarınızı esirgemediniz. Gözünüzü kapatarak onlara çocuklarınızı teslim ettiniz. Bu yapıya teslim ettiğiniz evlatlarınızın aile bağlarının zayıfladığını, İslam ümmetine aidiyetlerinin tükendiğini müşahede ettiniz. Ancak ülkemize verdiğiniz yüksek değerden, milletimize beslediğiniz sevgiden dolayı sesinizi çıkarmadınız. Zaman zaman gelip bu yapının yanlışlarını bizimle paylaştınız. Biz doğrudan sizleri böyle bir tehlikeye karşı geciktik. Kendi ülkemizde gösterdiğimiz müsamahayı sizlerden de bekledik. Bu gecikmişlik şüphesiz basiretsizliğimizde ya da ferasetsizliğimizden kaynaklanmıyordu. Dinimizin telkin ettiği hüsnüniyetten kaynaklanıyordu. Dine karşı din politikası güderek bu kadar içimize sızdıklarını bilemiyorduk. Zira Anadolu coğrafyası tarih boyunca bu kadar sinsi başka bir hareketin varlığına şahit olmamıştı. Kötülüğü apaçık olan bir güçle mücadele kolaydır. Ancak sureti haktan görünerek nifak içinde olan yapılarla mücadele zordur” şeklinde konuştu.

“FETÖ DÜNYAYA ILIMLI, DAEŞ İSE RADİKAL OLARAK TAKDİM EDİLMİŞTİR”

Mühendislik sonucu var edilen her oluşumun tehlike barındırdığına dikkat çeken Görmez, “Bu oluşumların radikal ya da ılımlı olması fark etmiyor. Ele alacağımız FETÖ dünyaya ılımlı, DAEŞ ise radikal olarak takdim edilmiştir. Ilımlı olan da, radikal olan da can alıyor, kan akıtıyor, dinin genleri ile oynuyor. Bu şura bizim bu konularda düşünmemizi sağlayacak ve bize bir başlangıç haritası çıkartacaktır. Bu felaketleri derin tefekkür sonucu alacağımız kararlarla rahmete dönüştürmemiz mümkün olacaktır” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin