Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Şubat, 2023 18:15 tarihinde yayınlandı
0

Depremzedeler İçin Hazırlanan Yardım Tırı Yola Çıktı

Karabük İl Afet Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda toplanan yardım malzemeleri deprem bölgelerine dağıtılmak üzere Adana’ya yola çıktı.
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından bölgelere yardım tırları gönderiliyor. Karabük’te de olayın ardından yardımsever vatandaşların gayretleriyle toplanan ve acil ihtiyaçların yer aldığı 1 tır dolusu yardım malzemesi deprem bölgelerine dağıtılmak üzere Adana’ya uğurlandı.
Vatandaşlardan özellikle sıfır ürünleri kendilerine ulaştırmalarını rica eden Karabük Valisi Fuat Gürel, “Maalesef çok büyük bir depremle karşı karşıyayız, bütün dünyadan malumunuz yardım talep edecek durumdayız. Biz de Karabüklüler olarak elimizden gelen bütün yardımı ortaya koyduk. Dün sabahtan itibaren özellikle arama kurtarma ekiplerimizi deprem bölgesine gönderdik. Hemen akabinde özellikle iş makinesi, ekskavatör, vinç gibi o bölgede ihtiyaç olacak makinelerimizi planladık, kurumlarımızın, belediyelerin, il özel idaresinin, hayırsever müteahHitlerimizin, iş insanlarımızın destekleri ile o bölgeye iş makinalarını çok hızlı bir şekilde sevk ettik. Sevk etmeye de devam ediyoruz” dedi.
Gürel, “Ancak hayat devam ediyor ve o bölgedeki insanların barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Bu manada vatandaşlarımıza çağrıda bulunduk. Onların ayni ve nakdi desteklerini talep ettik. Çok hızlı bir şekilde yardım etmeye başladılar. Muhtarlarımız, gençlik merkezlerimiz, sosyal yardımlaşma dayanışma vakfımız kaymakamlarımız gibi kurumlarımız aracılık ediyorlar. Gelen yardımları alıp hemen yükleyip ilgili bölgeye gönderiyoruz. Hayırsever vatandaşlarımızla haberleşiyoruz, onlar buralara gelmeden, un, su, battaniye gibi malzemeleri direk afet bölgesine ulaştırıyorlar” diye konuştu.
“Çok büyük bir afet ölenlere rahmet diliyoruz, yaralılara acil şifalar diliyoruz” diyen Gürel, “Halen enkazın altında kalan vatandaşlarımız var, İnşallah onlar da en kısa zamanda kurtulurlar. Bir dayanışma içinde olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Herkesin birlik beraberlik içinde bu sürece destek olması gerekiyor. Özellikle kullanılmamış malzemeler gönderilirse iyi olur çünkü bu bölgeye göndereceğimiz malzemelerin temiz ve yeni olmasını arzu ediyoruz. Aksi takdirde hoş olmaz karşı taraf için” ifadelerini kullandı. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin