Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Nisan, 2023 11:38 tarihinde yayınlandı
0

Depremde yıkılan tarihi Habib-i Neccar Camii İmamı: “Habib-i Neccar Camii en kısa zamanda ayağa kalkacak.”

6 Şubat günü meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan tarihi Habib-i Neccar Camii imamı Fethullah Uğraş İhlas Haber Ajansına konuştu. İmam Uğraş Habib-i Neccar Camiinin en kısa zamanda ayağa kalkacağına inandığını söyledi.

6 Şubat günü meydana gelen “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremler birçok ili etkilemişti. Depremde büyük hasar alan illerden Hatay’dın Antakya ilçesinde bulunan ve Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olarak bilinen Habib-i Neccar Camii de depremde yıkıldı. Habib-i Neccar Camii imamı Fethullan Uğraş deprem gününü ve sonrasında yaşadıklarını İhlas Haber Ajansına anlattı.

“O anda ilk aklımıza gelen şey Allah’ım canımızı imanla al, diye dua etmek oldu.”

Depreme uykuda yakalandıklarını söyleyen Uğraş, “6 Şubat sabahına gelmeden akşam camide son yatsı namazını kıldırdıktan sonra eve gelip gece uyuyup depremle uyandık. Hanım yataktan kalkıp deprem oluyor, dediğinde sakin ol bekle dedim. Daha birkaç saniye geçmeden duvarlar çatırdamaya başlayınca kendimizi hemen yatağın yanına attık. Orada binanın çöküşüne şahit olduk. O anda ilk aklımıza gelen şey Allah’ım canımızı imanla al diye dua etmek oldu” ifadelerini kullandı.

“İnsanların hepsinin öldüğünü düşündüm.”

Enkaz altında yaşadıklarını anlatan Uğraş, “Sonrasında 4 buçuk saat enkazın altında hanımla beraber sıkışmış vaziyette kaldım. İki kızım da yan odadaydı. Dışardan sesler duyuyorduk. Kelime-i şehadet getirenler, Allah Allah diyenler. İnsanlar kendi lisan-ı halleri ile felaketin büyüklüğünü anlatıyorlardı. Aradan dakikalar geçtikçe sesler kesildi. Sesler kesilince iyice umutsuzluğa kapıldık. İnsanların hepsinin öldüğünü düşündüm. Sadece kızlarımın sesini duyuyordum. O da neden kimse gelmiyor, diyordu. Küçük olduğu için deprem sadece bizim evde oldu zannediyor. Daha sonra eşimin gayreti ile sıkıştığım yerden biraz rahatladıktan sonra sadece Allah’a sığındık” şeklinde konuştu.

“Çocuktan haber alamamak enkaz altında kalmanın sıkıntısından daha büyük sıkıntıydı.”

Enkaz altından çıktıktan sonra kızını bulmanın daha sıkıntılı olduğunu söyleyen Uğraş, “Hava aydınlandıktan sonra enkazın arasında ışık görmeye başladım. Birkaç metre yukarıda ışık görüyordum. Oğlum yakın bir köyde imam. Oğlum gelip seslendi. Biz karşılık verince o da kendini kaybetti zaten. Onu sakinleştirdim. Arkadaşı ile birlikte bir gayretle bizi çıkardılar. Küçük kızım bizden önce çıkmış yardım aramaya gitmiş. 24 saat onu aradık. Deprem zamanı sokaklarda kızımızı aradık. Çocuktan haber alamamak enkaz altında kalmanın sıkıntısından daha büyük sıkıntıydı” ifadelerine yer verdi.

“Cami yıkılmış olmasına rağmen Sakal-ı Şerif’i alıp oradan ayrıldık.”

Sakal-ı Şerif’i çıkartmanın huzur verdiğini söyleyen Uğraş, “Sonrasında ilk iş olarak oğlumla beraber camiye gittik. Caminin de yıkılmış olduğunu ve insanların avlusunda perişan vaziyette beklediğini gördük. Hemen odaları açıp insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık ve burada kalabilirsiniz dedim. Daha sonra oğlumla beraber yıkılmış olmasına rağmen yerine konulamayacak bir tek şey vardı. Sakal-ı Şerif’i alıp oradan ayrıldık. Bu da bize ayrı bir huzur verdi” diye konuştu.

“Şu an Ankara’da geçici olarak bulunuyoruz. En kısa zamanda memleketimize dönmek istiyoruz.”
En kısa zamanda memleketine dönmek istediğini söyleyen Uğraş, “Sonrasında depremin 3’üncü günü Etlik Şehir Hastanesinde 1 hafta kadar kaldık. Şu an Ankara’da geçici olarak bulunuyoruz. En kısa zamanda memleketimize dönmek istiyoruz. Habib-i Neccar Camii en kısa zamanda ayağa kalkacak. Antakya’da ilk ayağa kalkan eser o olacak diye inanıyorum” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
we 2
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
03 Haziran, 2026 14:14 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Türkiye’nin en köklü belgesel film festivali 27. kez kapılarını açıyor

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Cittaslow üyesi olan Safranbolu’da, Safranbolu Belediyesi tarafından aralıksız sürdürülen ve Türkiye’nin en köklü belgesel film festivali unvanını taşıyan 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin etkinlik programı belli oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleri ve Safranbolu Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizasyonunda 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan festival, bu yıl da sinemaseverlere ve bölge halkına sanatla dolu beş gün yaşatacak.

Festival, 10 Haziran Çarşamba günü saat 11.00’de Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda Festival Organizasyon Komitesinin Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayacak. Aynı gün saat 17.30’da Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde ressam Hamdi Hidayetoğlu’nun ‘Figürler ve Şehirler’ kişisel suluboya sergisinin açılışı gerçekleştirilecek. Saat 20.00’deki festival basın toplantısının ardından 20.30’da açılış konuşmaları yapılarak geleneksel festival meşalesi yakılacak ve açılış, yerel pop müzik grubunun konser etkinliği ile taçlanacak.

Festival boyunca Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezi ve Karabük Üniversitesi Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Konferans Salonu belgesel film yarışmasında finale kalan eserlerin gösterimlerine ve yönetmen söyleşilerine ev sahipliği yapacak.

Zengin bir içeriğe sahip olan festivalin atölye ve söyleşi programları kapsamında, sinema dünyasının önemli isimleri tecrübelerini genç sinemacılarla paylaşacak.

11 Haziran Perşembe günü Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda yapımcı ve yönetmen Esin Özalp Öztürk’ün “Belgesel Film Yapımında Uluslararası Fonlar” ile usta görüntü yönetmeni Uğur İçbak’ın “Sinematografi ve Görüntü Yönetmenliği” atölyeleri düzenlenecek. Akşam saat 20.00’de ise yapımcı ve yönetmen Pelin Esmer, “Masterclass” etkinliğiyle Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluşacak. Aynı gün Fatma Batur’un “Çini ve Hiçlik” sergisi sanatseverlerin ziyaretine açılacak.

12 Haziran Cuma günü atölye ve söyleşiler hız kesmeden devam edecek. Yeşilçam koleksiyoneri Vadullah Taş’ın kendi adını taşıyan koleksiyon sergisinin açılışının ardından, Süleyman Civliz “Yapımcılık” üzerine bir atölye gerçekleştirecek. Akşam 19.00’da ise ünlü yönetmen, senarist ve yapımcı Ezel Akay, “Sinemada Yönetmenlik” temalı söyleşisiyle katılımcılara seslenecek.

Festivalin hafta sonu programı, Safranbolu’nun tarihi dokusuna vurgu yapan etkinliklerle başlayacak. 13 Haziran Cumartesi günü saat 09.30’da Safranbolu Tarihi Alan Başkanı Cemil Belder’in rehberliğinde “Bildiğiniz Safranbolu, Bilmediğiniz Sokaklar” temalı bir doğa yürüyüşü gerçekleştirilecek.

Ödül heyecanının yaşanacağı cumartesi günü, saat 17.00’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven’in katılımıyla özel bir söyleşi düzenlenecek. Ardından saat 20.00’de düzenlenecek “27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali Ödül Töreni” ile yılın en iyi belgeselleri ödüllerine kavuşacak.

Festival, 14 Haziran Pazar günü ödül kazanan filmlerin gün boyu sürecek özel gösterimleri ve ebeveyn-çocuk deneyim atölyeleri ile sona erecek. Ayrıntılı festival programına www.altinsafran.org adresi üzerinden ulaşılabilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin