Denetimler sonuç verdi, okul servis araçları trafik kazasına karışmadı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ekim, 2024 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Denetimler sonuç verdi, okul servis araçları trafik kazasına karışmadı

Ordu’da polis ekipleri tarafından, ‘Okul yolunda her şey yolunda’ mottosu ile okul servislerine yönelik 2024 yılının ilk 9 ayında 5 bin 828 servis sürücüsü denetlendi, okul servislerinin karıştığı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası yaşanmadı.
İl Emniyet Müdürlüğü trafik ekiplerince ile genelinde sıklıkla sürdürülen denetimler devam ediyor. Ekiplerin yaptıkların denetimlerin başında gelen okul servis araçlarına yönelik denetimler ise 2023 yılına oranla yüzde 78.4 arttı. Ekiplerin öğrencilere yönelik verdiği eğitimler ise 2024 yılının ilk 9 ayında 24 bin öğrenciye ulaşıldı. Yapılan denetim ve bilgilendirme faaliyetleri ile 2024 yılının ilk 9 ayında il genelinde okul servis araçlarının karıştığı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının yaşanmadığı belirtildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Ekipler Amiri Bünyamin Demir, 2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılı boyunca ‘okul yolunda her şey yolunda’ mottosu kapsamında il genelinde okul servis sürücüleri ile rehber personellere yönelik eğitimlerin yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi. Öğrencilere yönelik yapılan eğitimlerin okullarda, trafik pakında ve servis araçlarında devam ettiğini kaydeden Demir, “Eğitimlerde önemsediğimiz 4 konu var. Emniyet kemeri kullanımı, okul önlerinde ve kavşaklarda araç sürücüleri ile göz teması kurmaları, okul servis araçlarına binerken biniş ve iniş kurallarına riayet etmeleri ve sürücüyü konuşturmama konularında il genelinde faaliyetlerimiz devam etmektedir” dedi.
“Denetimler geçen yıla oranlar yüzde 78.3 arttı”
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Ekipler Amiri Bünyamin Demir, 2023 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 22 bin öğrenciye bu kapsamda eğitim verildiğini, 2024 yılının aynı döneminde ise yaklaşık 24 bin öğrenciye ulaşıldığını belirterek, “Denetim faaliyetlerini değerlendirdiğimizde ise 2023 yılının ilk 9 ayında okul servis araçları ve sürücülerine yönelik yaklaşık 3 bin 269 servis ve sürücüsü denetlenmiş iken, 2024 yılında bu oran yüzde 78.3 artış ile 5 bin 828 okul servis ve sürücüsü denetlenmiştir. Bu denetimlerde trafik güvenliğini tehlikeye düşüren maddelerin başında hız denetimi, kavşak kurallarına uyma, kırmızı ışık ihlali ve en önemsediğimiz konuların başında da cep telefonu kullanımı hususları ön plana çıkartılmıştır” ifadelerine yer verdi.
“Denetimlerin sayesinde okul servis araçları trafik kazasına karışmadı”
Demir, yapılan denetimlerin sayesinde il genelinde okul servis araçlarının karışmış olduğu can kayıplı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının yaşanmadığına dikkat çekerek, “Bu denetimler vasıtası ile 2024 yılında memnuniyetle ifade etmeliyiz ki okul servis araçlarının karışmış olduğu can kayıplı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmemiştir, bu da bizim için büyük bir sevinçtir. Aynı şekilde İl Emniyet Müdürümüzün talimatı doğrultusunda yoğun olan okul ve kavşaklarımıza trafik ekiplerimiz ve yay personellerimiz görevlendirilmiş, bu görevliler vasıtası ile okula giriş ve çıkışlarda öğrencilerimizin güvenli bir şekilde okuluna intikal etmeleri konusunda yardımcı olunmaktadır. ‘Söz konusu insansa trafikte bir can kaybı bile fazladır’ mottosu kapsamında il genelinde öğrencilerimizin güvenliği için yine aynı şekilde denetim ve bilgilendirme faaliyetlerimiz aralıksız devam edecektir” şeklinde konuştu.
Sürekli olarak kendilerinin denetlendiğini ve bunun faydalı olduğunu söyleyen öğrenci ve personel taşımacılığı yapan Yaşar Ongun ise “23 yıldır bu işi yapıyorum, Ordu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimize teşekkür ediyoruz, bizleri sürekli olarak denetliyorlar, araçlarımızda bir sorun yok, öğrencilerin emniyet kemeleri takılı. Denetimler bizler ve öğrenciler için çok faydalı” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay