Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Aralık, 2017 13:52 tarihinde yayınlandı
0

Demir: “Birliktelik anlayışından ödün vermeyeceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisinin 24 Aralık tarihinde yapılacak olan il kongresinde Abdullah Çakır’dan sonra Erdal Demir’de il başkanlığına aday olduğunu AÇIKLADI. Demir yaptığı basın toplantısında birlik ve beraberlik çağrısı yaparken “Kongremizde ben ve arkadaşlarım, kucaklayıcı olma, çok önemsediğimiz parti içi barış ve dayanışmayı, ortaya çıkarma adına, birliktelik anlayışından asla ödün vermeyecektir” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi Karabük İl Başkanlığı kongresi 24 Aralık Pazar günü yapılacak. Kongre öncesinde mevcut Başkan Erdoğan Dinçel aday olmayacağını açıklarken, kongrede aday olacak isimler kamuoyuna önüne çıkıyor.

2014 yılında CHP’den Belediye Başkan adayı olan Karabük’ün tanınmış ve sevilen sımalarından Erdal Demir, dün CHP İl Başkanlığını adaylığını kamuoyuna açıkladı. Demir Birlik ve beraberlik mesajları verdi.

İl Başkanı seçilmesi halinde herkesi kucaklayacaklarını belirten Demir, adaylık açıklaması ile ilgili şunları söyledi. “Cumhuriyet kenti, emeğin başkenti olan Karabük’ümüz de,   yine adını aldığı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, arkadaşlarıyla kurup, bizlere emanet ettiği, ayrıca,        mensubu olmaktan da çok gurur duyduğum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 24 Aralık Pazar günü yapılacak olan İl Kongresinde, İl başkanlığına adaylığımı duyurmak için burada toplanmış bulunmaktayız.  Cumhuriyet Halk Partisi ve bizler, laik, demokratik, tam bağımsız Türkiye mücadelesini, kendisine rehber edinen, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz bekçileriyiz. İçinden geçtiğimiz şu günlerde, ülkemiz, AKP iktidarının giderek artan taassubu, gerici,      faşist yönetiminin tehditleri altında oluşu, moral değerlerimizi yıkıma uğratmış bulunmaktadır. Tedirginliğin arttığı, insanların gelecek kaygısına düştüğü, bu dönemde, özellikle Cumhuriyet Halk Partililerin ve bizlerin üzerine, her zamandan daha fazla sorumluluk düşmektedir. Bu kutsal görev ve emanet Atatürk tarafından GENÇLİĞE HİTABE’ de bizlere verilmiştir. İşte, o gün bu gündür.Ülkemizin geleceği karartılarak, insanlarımız,  açlık ve yoksulluk sınırına düşürüldü.               Orta direk çökertilerek, yaratılan rant ekonomisiyle, bu çarpık yapıdan nemalanan,  AKP yandaşlık düzeni, Cumhuriyetimizin bütün değerlerini yok etti. 15 Yıllık iktidarları döneminde,  ülkemiz insanından, 2 Trilyon dolar vergi toplanmış,  ve bunlara ek olarak ta, 450 milyar dolar dış borç yapılarak, bizlere ve torunlarımıza enkaz bırakmışlardır. Bu, çok acı, ağır bir borç tablosudur. Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülkenin Siyasal Bağımsızlığından  da söz etmek mümkün değildir. Özetle, ülkemiz, bu yandaşlık ve yağmacı düzene dur demelidir.  Bunu başaracak olan kadrolar, sizler, bizler, bu partide el ele gönül birliğiyle çalışıp, sessiz çoğunluğun sesi olacağız. Bu mücadeleyi, Karabük özelinde de devam ettireceğiz. Bu nedenle, ben ve arkadaşlarım Pazar günü yapılacak olan kongrede, yönetime talibiz.  İl kongremiz, katılımcı, çoğulcu demokrasinin örneği olarak, parti tabanımızda, söz,karar ve yetkinin oluşacağı, demokratik bir yarış sergileyecektir. Kongremizde ben ve arkadaşlarım, kucaklayıcı olma, çok önemsediğimiz parti içi barış ve dayanışmayı, ortaya çıkarma adına, birliktelik anlayışından asla ödün vermeyecektir. Kongre sonrası hiçbir partilim, delege arkadaşım, dışlanmadan, ötelenmeden,  bu partinin hedeflerinde, birliktelik ruhuyla, yan yana, omuz omuza olmanın da sözünü veriyoruz”

Bizi sosyal medyadan takip edin
e 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
11 Haziran, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

BU TEZGAH CHP Yİ BİTİRİR Mİ, YOKSA BÜYÜTÜR MÜ?

CHP tarihin en büyük siyasi operasyonuyla dağılmanın eşiğine kadar geldi.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda; yargı müdahaleleriyle CHP’yi bölme ve ana muhalefeti zayıflatma odaklı bir siyasi operasyon yapıldığını varsayarsak, bu operasyon büyük oranda amacına ulaşmış olur.

Türkiye genelinde 81 il ve 900’den fazla ilçede örgütlenmek, binalar kiralamak, donatmak, bürokrasiyi yönetmek ve teşkilatları fonlamak çok büyük bir ekonomik kaynak ve lojistik güç gerektirir.

Muhalif seçmenin, CHP içindeki bu “çift başlılık” ve bölünme görüntüsünden dolayı sandığa küsme riskini de unutmayalım.
İmamoğlu ve Özel’in ortak hareket etmesi durumunda Türkiye genelindeki örgütlenme hızı belki katlanarak artabilir; ancak, İmamoğlu’nun CHP içinde kalmayı tercih etmesi halinde Özel’in yeni partisi dar kadrolu bir harekete dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Özgür Özel her ne kadar resmi açıklamalarında ⁠”Yeni bir parti kurma durumumuz yok, Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız” diyerek kurultay mücadelesini işaret etse de, Kılıçdaroğlu yönetiminin disiplin ve ihraç mekanizmalarını çalıştırması durumunda, bu yeni parti ve hızlı örgütlenme senaryosu kaçınılmaz bir B planı olarak şimdilik masada duruyor.

KASIM 2026 TARİHİNDE BASKIN SEÇİM RİSKİ

Kasım 2026’da olası bir baskın seçim ihtimali de var. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca yeni bir partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında (41 ilde) seçim gününden 6 ay önce örgütlenmesini tamamlamış ve büyük kongresini yapmış olması gerekiyor. Sıfırdan bir parti kurup bu süreyi yakalamak çok büyük bir risk. Bu nedenle, Özgür Özel cephesinin sıfırdan parti kurmak yerine, mevcut ve seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma stratejisine (yedek parti formülü) daha sıcak baktığını düşünüyorum.

Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, Türkiye genelinde örgütlenme riski, teşkilat tabanının bölünmesi nedeniyle CHP için oldukça yüksektir. Ancak, yeni kurulacak parti için, yasal süre kısıtlamaları ve sıfırdan lojistik ağ kurma zorunluluğu nedeniyle operasyonel olarak da risklidir.

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a yönelik verilen “mutlak butlan” kararı ve ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla fiilen geri dönmesi, parti içindeki ⁠liderlik krizini en üst noktaya taşıdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel ve ekibinin Ağustos ayında “İstiklal Partisi” adıyla yeni bir oluşuma gidebileceği ya da seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiyi devralabileceği senaryoları da ⁠ciddi şekilde tartışılıyor.

Böyle bir senaryoda; ortaya çıkacak Türkiye geneli örgütlenme riskleri ve dinamiklerini şöyle sıralayabiliriz;

* Özgür Özel, başta ⁠Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere çok sayıda büyükşehir ve ilçe belediye başkanı ile yerel örgütün desteğine sahiptir. Yeni bir parti kurulması halinde, CHP’nin mevcut il ve ilçe örgütlerinin ⁠büyük bir kısmı istifa ederek Özel’in partisine geçme eğilimindedir. Bu durum, CHP’nin mevcut yerel ağını çökertebilir.

* TBMM Grubu içinde Özgür Özel’e sadık çok sayıda milletvekili var. Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP meclis grubu bölünecek ve ana muhalefet partisi sıfatı ile meclisteki temsil gücü doğrudan zayıflayacaktır.

* Yeni Kurulacak Parti İçin, örgütlenme; baskın seçim olasılığını düşündüğümüzde zaman baskısı ile yetişmeyebilir. Finansal ve lojistik zorlukları da unutmayalım.

Özgür Özel, CHP’den tek başına ayrılıp geleneksel bir lider partisi kurarsa başarısı sınırlı kalabilir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi vizyonu ve Mansur Yavaş’ın desteğiyle “CHP’nin meşru/seçilmiş ilerici kanadı” olarak kitlesel bir harekete dönüşürse, mevcut CHP’yi geride bırakarak Türkiye’nin birinci veya ikinci büyük partisi olma başarısını yakalayabilir.

Özgür Özel ve arkadaşlarının işi gerçekten çok zor.
Toplumsal meşruiyete ve büyükşehir belediyelerinin desteğine sahip olsalar da, önlerindeki hukuki ve kurumsal barajları aşamazlarsa, CHP içindeki güçlerini kaybedebilirler. Başarılı olup olamayacaklarını, bu yargı kuşatmasına karşı geliştirecekleri siyasi strateji ve olası bir erken seçim sürecinde halk desteğini arkalarına alıp alamayacakları belirleyecektir.

İlyas Erbay