Karabük Postası tarafından
03 Ocak, 2023 15:54 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Değirmenci’den Evlat Nöbeti Tutan Annelere Ziyaret

Terör örgütü tarafından dağa kaçırılan evlatları için Diyarbakır HDP İl Başkanlığı binası önünde nöbet tutan aileleri ziyaret eden  HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci,  “2023 yılında gözü yaşlı tüm Annelerin yüzü gülsün istiyoruz” dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, terör örgütü tarafından dağa kaçırılan evlatları için Diyarbakır HDP İl Başkanlığı binası önünde nöbet tutan aileleri ziyaret etti. Ziyarette ailelerle tek tek görüşen ve acılarını ortak olduklarını ifade eden Genel Başkan Değirmenci, Diyarbakır Annelerine destek açıklamasında bulundu. Özçelik-İş Sendikası Kadın Komite Başkanı Burçin Ural ve komite üyesi kadınlarla birlikte bir açıklama yapan Değirmenci, “Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde evlat hasretiyle yanıp tutuşan annelerimizin yanında olduğumuzu göstermek için HAK-İŞ Konfederasyonu ve Özçelik-İş Sendikası olarak bugün buraya gelmiş bulunmaktayız. Elleri öpülesi annelerimizin 1219 gündür devam eden kutlu yürüyüşlerine, haklı davalarına katkı vermek için bugün buradayız. Terör örgütü tarafından kandırılıp dağa kaçırılan, ellerine silah tutuşturulan vatan evlatlarının kıymetli annelerinin yalnız olmadığını bir kez daha göstermek için buradayız. 2023 yılında gözü yaşlı tüm annelerimizin yüzü gülsün duasıyla buradayız. Diyarbakır Annelerinin feryadını duymazdan gelenlere inat, acılı annelerimizin onurlu mücadelelerini haykırmak için buradayız. Tüm şer odaklarının kirli emellerine rağmen, fiziken, ruhen ve kalben de burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Değirmenci açıklamasını şöyle sürdürdü: “TERÖRLE MÜCADELENİN ADI; ANA YÜREĞİDİR” “Buradaki 4 yıla yakındır sürdürülen bu mücadele sıradan bir eylem değildir. Ailelerimizin buradaki bu anlamlı duruşları, aynı zamanda, yıllardır ülkemizi esir almaya çalışan teröre karşı bir başkaldırıdır. Evlat nöbetindeki ailelerimiz, aynı zamanda vatan nöbeti de tutmaktadırlar. Onların bu haykırışları, terör yuvalarına ateş düşürmektedir. Küresel güçlerin heveslerini kursaklarında bırakmaktadır. Terörle kucak kucağa olan çıkar odaklarının hayallerini suya düşürmektedir. 760 bin HAK-İŞ üyesiyle, 50 bine yakın Özçelik-İş Sendikası ailesiyle Diyarbakır Annelerimizin dün olduğu gibi bugün de yarın da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Ailelerimizin bu mücadelesi, Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadele sürecinde önemli bir eşiktir. Terörle mücadele yöntemlerine bir yenisi eklenmiştir. O mücadelenin adı da ‘ana yüreğidir.” “ERDOĞAN VE SOYLU’YA TEŞEKKÜR” Değirmenci; “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya terörle mücadeledeki dirayetli ve kararlı duruşlarından dolayı HAK-İŞ, Özçelik-İş ve tüm emekçiler adına teşekkür ediyoruz. Diyarbakır Annelerinin dört yıldır büyük bir kararlılıkla yürüttükleri mücadeleyi görmezden gelenleri kınıyoruz. Bütün terör örgütlerine karşı devletimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Emek savunuculuğu yapan sivil toplum örgütleri olarak, buradaki annelerimizin emeklerini de savunup, sonuç almaları için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Onların feryadının, acılarının sözcüleri olmayı sürdüreceğiz. Bu mücadelemiz, taki buradaki tüm ailelerimiz yavrularına kavuşuncaya dek sürecektir" dedi. “DÜNYA MAZLUMLARININ DUASI AİLELERİMİZLE BİRLİKTE” "Yeni yıldan umudumuz büyüktür" diyen Değirmenci, " Cumhuriyetimizin 100. Yılında terörün kökü kazınırken, analarımız da evlatlarına kavuşacaktır. Bu haklı dava, teröre en büyük darbeyi indirecektir. Ailelerimiz başını önüne düşürmesin, yanlarında HAK-İŞ’in, Özçelik-İş’in, 83 milyon vatandaşımızın ve dünya mazlumlarının duası vardır. Dünyadaki evlat acısı çeken tüm annelerimiz arkanızdadır.  Yalnız değilsiniz. Mahzun da olmayın. Tarih sizleri onurlu aileler olarak not düşecektir. Ziyaretimiz vesilesiyle evlatlarını bölücü terör örgütünün elinden kurtarmak için gece gündüz, soğuk-sıcak demeden nöbet tutan ailelerimizi bir kez daha yürekten kutluyorum. Yolunuz yolumuz, davanız davamızdır" şeklinde konuştu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.