Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Haziran, 2022 12:57 tarihinde yayınlandı
0

Değirmenci, işçiler İçin Ek Zam ve İyileştirme İstedi

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, her geçen gün artan hayat pahalılığı ve enflasyonun olumsuz etkilerine karşı çalışanların korunması için hükümete ve işverenlere çağrı yaptı.
Ülkemizdeki enflasyon oranlarının her geçen gün arttığına, çalışanların yılbaşında ücretlerine yapılan artışların hızla eridiğine dikkat çeken Değirmenci, yaptığı yazılı açıklamada “Enflasyon canavarı, çalışanları adeta esir almış durumda. Yılbaşında yapılan ücret artışları, o şartlarda makul seviyelerdeydi ama bugün gelinen noktada hızla artan enflasyon, hayat pahalılığı, çalışanların alım gücünü ciddi manada düşürmüştür. Bu nedenle, çalışan kesim için acil bir kurtarma paketinin hayata geçirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İğneden ipliğe özellikle temel ihtiyaç malzemelerine yapılan fahiş zamların emekçilerin belini büktüğünü kaydeden Değirmenci, “Temmuz ayından geçerli olmak üzere asgari ücretli, toplu iş sözleşmeli veya sözleşmesiz, kamu veya özel sektör, tüm çalışanlara 6 aylık enflasyon oranında ve onun da üzerine yapılacak bir iyileştirmeyle zam yapılmasını bekliyoruz. Sadece asgari ücrete zam yapılması, beraberinde kaosu da getirir, bu nedenle asgari ücrete yapılacak ücret artış oranı kadar diğer tüm işyerlerimizde de işverenlerin emekçileri gözeten ücret artışlarını hayata geçirmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.
“İŞVERENLER EK ZAM KONUSUNDA TEŞVİK EDİLMELİ”
İşverenlerin ek zam taleplerimizi karşılaması noktasında da Hükümetin teşvik edici olmasının hayati önemde olduğunu kaydeden Değirmenci, “İşverenler, çalışanlara ek zam yapmakta ayak sürüyebiliyor, harekete geçmek konusunda imtina edebiliyorlar. ‘Ben zaten yılbaşında zam yaptım, işyerinin durumu da ortada’ diyebiliyorlar. Bunun önüne geçmek için hükümetimizin işverenleri ek zam ve iyileştirme konusunda teşvik edici adımlar atmasını istiyoruz” diye konuştu.
Emekçilerin gerek fabrika çarklarının dönmesi, gerekse ülke ekonomisinin ayakta kalması adına, bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaparak, bin bir zorluklara katlandığının altını çizen Değirmenci, “Hayat pahalılığı karşısında ezilen, mutfaktaki yangın karşısında susuz kalan bir emekçi kesimden bahsediyoruz. Bu ülkenin kilit taşı emekçiler, bugün korunmayacak da ne zaman korunacak. Emekçilere bugün sahip çıkılmayacak da, ne zaman sahip çıkılacak. İşverenlerin ellerini taşın altına koymasını bekliyor ve istiyoruz. Aksi takdirde işverenin önem verdiği ‘verimlilik, kaliteli üretim’ gibi konularda kimse bizden özverili bir çalışma beklemesin. Ayrıca bu hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısından işverenlerin de farkında olduğunu, rahatsız olduklarını biliyoruz ve bu yönde adım atacaklarını da ümit ediyoruz.” diyerek yapılacak ek zam ve iyileştirmenin önemine dikkat çekti. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin