Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, her geçen gün artan hayat pahalılığı ve enflasyonun olumsuz etkilerine karşı çalışanların korunması için hükümete ve işverenlere çağrı yaptı.
Ülkemizdeki enflasyon oranlarının her geçen gün arttığına, çalışanların yılbaşında ücretlerine yapılan artışların hızla eridiğine dikkat çeken Değirmenci, yaptığı yazılı açıklamada “Enflasyon canavarı, çalışanları adeta esir almış durumda. Yılbaşında yapılan ücret artışları, o şartlarda makul seviyelerdeydi ama bugün gelinen noktada hızla artan enflasyon, hayat pahalılığı, çalışanların alım gücünü ciddi manada düşürmüştür. Bu nedenle, çalışan kesim için acil bir kurtarma paketinin hayata geçirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İğneden ipliğe özellikle temel ihtiyaç malzemelerine yapılan fahiş zamların emekçilerin belini büktüğünü kaydeden Değirmenci, “Temmuz ayından geçerli olmak üzere asgari ücretli, toplu iş sözleşmeli veya sözleşmesiz, kamu veya özel sektör, tüm çalışanlara 6 aylık enflasyon oranında ve onun da üzerine yapılacak bir iyileştirmeyle zam yapılmasını bekliyoruz. Sadece asgari ücrete zam yapılması, beraberinde kaosu da getirir, bu nedenle asgari ücrete yapılacak ücret artış oranı kadar diğer tüm işyerlerimizde de işverenlerin emekçileri gözeten ücret artışlarını hayata geçirmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.
“İŞVERENLER EK ZAM KONUSUNDA TEŞVİK EDİLMELİ”
İşverenlerin ek zam taleplerimizi karşılaması noktasında da Hükümetin teşvik edici olmasının hayati önemde olduğunu kaydeden Değirmenci, “İşverenler, çalışanlara ek zam yapmakta ayak sürüyebiliyor, harekete geçmek konusunda imtina edebiliyorlar. ‘Ben zaten yılbaşında zam yaptım, işyerinin durumu da ortada’ diyebiliyorlar. Bunun önüne geçmek için hükümetimizin işverenleri ek zam ve iyileştirme konusunda teşvik edici adımlar atmasını istiyoruz” diye konuştu.
Emekçilerin gerek fabrika çarklarının dönmesi, gerekse ülke ekonomisinin ayakta kalması adına, bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaparak, bin bir zorluklara katlandığının altını çizen Değirmenci, “Hayat pahalılığı karşısında ezilen, mutfaktaki yangın karşısında susuz kalan bir emekçi kesimden bahsediyoruz. Bu ülkenin kilit taşı emekçiler, bugün korunmayacak da ne zaman korunacak. Emekçilere bugün sahip çıkılmayacak da, ne zaman sahip çıkılacak. İşverenlerin ellerini taşın altına koymasını bekliyor ve istiyoruz. Aksi takdirde işverenin önem verdiği ‘verimlilik, kaliteli üretim’ gibi konularda kimse bizden özverili bir çalışma beklemesin. Ayrıca bu hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısından işverenlerin de farkında olduğunu, rahatsız olduklarını biliyoruz ve bu yönde adım atacaklarını da ümit ediyoruz.” diyerek yapılacak ek zam ve iyileştirmenin önemine dikkat çekti. (Nurettin Acar)


Değirmenci, işçiler İçin Ek Zam ve İyileştirme İstedi
MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !
Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29
ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ
İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.
GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ
Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.
Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:
– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.
– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.
– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.
– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.
– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.
– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.
– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.
– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.
– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.
– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.
Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.
Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.
İlyas Erbay


