Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Temmuz, 2017 13:59 tarihinde yayınlandı
0

“Damla Projesi” büyük ilgi görüyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2 yıl önce hayata geçirilen ‘Damla Projesi’ büyük ilgi görüyor. Ülkemiz üniversitelerinde okuyan yabancı öğrenciler ile Türk öğrencilerden oluşan gençler, gönüllülük esasına göre gittikleri illerde çeşitli ziyaretlerde bulunarak etkinliklere katılıyorlar.
Karabük’e gelen Amerika, Somali, Gana, Cezayir’den dört uluslararası Türkiye’den 16 katılımcı ile 24-30 Temmuz 2017 tarihleri arasında Karabük’te de düzenlenen Damla Projesi, açılış toplantısı ile başladı. Daha sonra güne çocuklarla bir araya gelip oyunlar oynanarak Ebru Sanatı tanıtımı ve uygulaması yapıldı. Katılımcılarımız Yücel Huzurevine ziyarette bulunarak okyanusta birer damla olmaya gönül verip kendi dünyalarına yeni ufuklar açmaya devam ettiler. Karabük Şehitlik Abidesini ziyaret eden katılımcılarımız daha sonra Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Abdulkadir Çetin, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Çakır ve Gençlik Liderlerimiz ile beraber Karabük Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Refik Polat’ı ziyaret ettiler.
Katılımcılar Eskipazar Köy Okullarına ziyaret, Fadime Yanar teyzenin bahçesinin düzenlenmesi, Valilik ziyaretleri, Güleç Sevgi Evleri ziyareti, Yenice köy ziyaretleri, Yenice köylerinde çevre temizliği, Ovacık köy okullarına ziyaret, Ovacık Köy Okulları duvar boyama etkinliği, Uçurtma uçurma etkinliği, Ovacık Kaymakamı ziyaretleri gibi etkinliklerin ardından 30 Temmuz Pazar günü Karabük’ten ayrılacaklar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin