Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dahiliye uzmanları Giresun’da toplandı, diyabetin endişe verici artışı tartışıldı

Giresun’da düzenlenen Dahiliye Uzmanları Bölge Toplantısı’nda konuşan Dahiliye Uzmanları Derneği Başkanı Doç. Dr. Seyit Uyar, Türkiye’de diyabetin en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu belirterek her 5 kişiden 1’inin bu hastalıkla mücadele ettiğini vurguladı. Toplantıda diyabetin artan yaygınlığına dikkat çekilirken, hastalığın ülkeye ekonomik açıdan da ciddi bir yük getirdiği ifade edildi.
Dahiliye Uzmanları Derneği tarafından Giresun Üniversitesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen bölgesel toplantıda, diyabetin teşhis ve tedavisi, güncel yaklaşımlar ve yeni tedavi yöntemleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantıda dahiliye hastalıklarının güncel tedavi seçenekleri, girişimsel uygulamalar ve ilaç tedavilerindeki yenilikler masaya yatırıldı.
Toplantıda konuşan Doç. Dr. Seyit Uyar, diyabetin Türkiye’de yüzde 20’nin üzerinde bir görülme sıklığına ulaştığını belirterek bu durumun sağlık sistemine olan maliyet yükünün de giderek arttığını kaydetti. Uyar, "Diyabet, hastaların yalnızca kan şekeri seviyelerini değil, aynı zamanda hipertansiyon, kolesterol ve tiroid gibi diğer sağlık sorunlarını da etkileyen, geniş kapsamlı bir komplikasyon yelpazesine sahip bir hastalıktır. Kalp ve böbrek hastalıklarının başlıca nedenleri arasında yer alan diyabet, tedavi edilmediği takdirde çoklu organ yetmezliği ve çeşitli kronik hastalıklara yol açabilir" dedi.

Genetik yatkınlık ve yaşam tarzı diyabetin başlıca nedenleri
Doç. Dr. Uyar, diyabetin genetik yatkınlık dışında en önemli sebeplerinin beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik olduğuna dikkat çekerek, modern yaşamın diyabet riskini artırdığını vurgulayarak, "Günümüzde insanlar daha az hareket ediyor, güneş ışığından daha az faydalanıyor ve hazır gıdalarla besleniyorlar. Bu da obeziteyi ve diyabeti tetikliyor. Doğal beslenmeyi bıraktık, fast food ve işlenmiş gıdalar diyabetin yaygınlaşmasına neden oluyor. Hareketsizlik ve sağlıksız beslenme diyabetin önlenmesinde en önemli risk faktörleridir" diye konuştu.
Toplantıya ev sahipliği yapan Giresun Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Kubilay İşsever, “Organizasyonun amacının akademik gelişmeleri paylaşarak güncel bilgilerin yaygınlaşmasını sağlamak olduğunu ifade etti. 7 oturumda 23 konu başlığının ele alındığı toplantıya Türkiye’nin çeşitli illerinden 23 konuşmacı ve yaklaşık 150 dahiliye uzmanı katıldı. Dahiliye uzmanlarının aile hekimliği ve acil tıp branşlarından sonra en geniş doktor grubunu oluşturmaktadır ve bölgesel toplantılarla bu alandaki bilgi alışverişini artırması hedeflenmektedir” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.