Cumhuriyetin 100. yılında 100 metrelik bayrakla Örümcek Ormanları’nda yürüdüler - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ekim, 2023 16:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhuriyetin 100. yılında 100 metrelik bayrakla Örümcek Ormanları’nda yürüdüler

Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları kapsamında Vali Alper Tanrısever’in de katılımıyla 300’ü aşkın genç sonbaharın büyülü renklerine bezenen Örümcek Ormanları’nda 100 metrelik Türk Bayrağını 7,5 kilometre taşıyarak yürüdü.

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan ve sonbaharın gelmesiyle birlikte ağaçların renk değişimi ve doğanın tüm tonlarının bir arada olduğu büyülü bir manzaraya dönüşen Örümcek Ormanları Tabiatı Koruma Alanı Cumhuriyetin 100. Yılı vesilesi ile anlamlı bir etkinliğe sahne oldu.

Türkiye’nin en önemli karışık ormanlarından birisi olmasının yanı sıra içerisindeki yüzlerce yıllık ağaçların göğe uzandığı canlı ağaç müzesi Örümcek Ormanları’nda gerçekleştirilen yürüyüşe, Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever ile eşi Sema Tanrısever ve çocukları, Vali Yardımcısı Bahar Kaya, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Kürtün Kaymakamı Okan Dağlı, Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay ve 300’ü aşkın doğasever katıldı.

Çıkrıkdüzü Yaylasından başlayan yürüyüşte Türkiye’nin 81’ilinden Gümüşhane’de eğitim görmeye gelen üniversite öğrencileri tarafından Cumhuriyetin 100.yılına özel olarak hazırlattırılan 100 metrelik Türk Bayrağı yaklaşık 7,5 kilometrelik yürüyüş boyunca taşındı.

Sonbaharın eşsiz manzarasında gerçekleştirilen etkinliğin sonunda gençler 400’ü aşan yaşları bulunan anıt ağaçların bulunduğu bölgede Kürtün Belediyesi tarafından ikram edilen sıcak çay ve kahvaltılıkla yorgunluklarını attı.

“Bu müthiş coğrafyaya hep beraber sahip çıkacağız”

Yürüyüşe katılan ve ilk kez geldiği Örümcek Ormanları’nın doğasına hayran katıldığını ifade eden Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, “Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlama programı kapsamında Kürtün ilçemize bağlı Örümcek Ormanları’ndayız. Örümcek Ormanları yüzlerce yıldan oluşan anıt ağaçları, olağanüstü renk cümbüşü ve vahşi doğasıyla ünlü. Gümüşhane’de okuyan, özellikle şehir dışından gelen gençlerimizle birlikte bu doğa harikasını, Allah’ın bir lütfu olan bu coğrafyayı hep beraber tanıma imkanı bulduk. Benim ilk defa geldiğim ama görür görmez aşık oldum bir coğrafya. Cumhuriyetin 100. yılında sevgili gençlerimizle birlikte Cumhuriyetimiz Atatürk’ün gösterdiği hedefe doğru, muasır medeniyet seviyesine doğru yükselteceğiz. Gençlerimizle beraber bu olağanüstü coğrafyaya, atalarımızın mirası bu müthiş coğrafyaya hep beraber sahip çıkacağız ve gelecek nesillere aktarmanın yollarını arayacağız” dedi.

“Herkesin bu doğan harikasını ziyaret etmesini tavsiye ediyorum”

81 ilden gelen üniversite öğrencileriyle birlikte Cumhuriyet yürüyüşü yapıldığını söyleyen Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen de “Örümcek Ormanlarımızda genelde sonbahar aylarındaki renk cümbüşüne Türkiye genelinden insanlarımız gelerek bu güzelliğe şahit oluyorlar. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılı dolayısıyla 81 ilden öğrencinin bulunduğu grupla Cumhuriyet yürüyüşü yaptık. Gümüşhane Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün organize ettiği etkinliğe biz de Kürtün Belediyesi olarak katkı sunduk. Endemik bitkisinin yanında Avrupa’nın ve Kafkasya’nın en uzun ağaçlarını bünyesinde barındıran, şelaleleri ile 3 asırdan fazla ömrü olan ağaçlarıyla burası eşsiz bir mekan. Mevsim geçmiş değil. Bu doğa harikasını insanların ziyaret etmesini tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“Gençler 100 metrelik Türk Bayrağını 7,5 kilometre taşıdılar”

Üniversite öğrencilerinin etkinlikten çok memnun kaldığını söyleyen Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) İl Temsilcisi Osman Yılmazer ise “Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılı dolayısıyla Örümcek Ormanları’na, Gümüşhane’nin bu doğal güzelliğine bir yürüyüş düzenledik. 300’e yakın sporcumuzla bu yürüyüşü gerçekleştirdik. Yürüyüşte 100 metrelik Türk Bayrağımız vardı. Arkadaşlarımız bu bayrağı 7,5 kilometre boyunca ellerinde taşıdılar, yoruldular. Ben onlara yanlarından geçerken “Arkadaşlar yoruldunuz ama Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak bize nasip oldu, bu bayrağı taşımak sizlere nasip oldu” dedim. Bütün arkadaşlarımız çok mutlu oldular. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun” dedi.

Etkinliğe katılan sporculardan Sevcan Özdal da “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün düzenlediği Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlamaları kapsamında burada bulunduk. Öğrencilerin hepsi çok mutlu yeşille ve doğayla iç içe olduk. 7,5 kilometre yürüdükten sonra sonbaharın renkleriyle şenlendik ve mutlu bir şekilde sonlandırdık” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tuzdan zengin gidalarla beslenmek tas hastaliginin riskini artiran en onemli faktor 9lJ69PPw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Nisan, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Tuzdan zengin gıdalarla beslenmek taş hastalığının riskini artıran en önemli faktör

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenmenin taş hastalığı riskini artıran en önemli faktörler olduğunu söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, taş hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da taş hastalığında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, “Üriner sistem taş hastalığı ya da böbrek taşı olarak bilinen hastalık, toplumda ve dünyada oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Ortalama görülme oranı dünyada yüzde 11-15 civarındadır. Türkiye’de de benzer oranlara ulaşılmıştır. Sıklıkla Orta Anadolu Bölgesi gibi kurak geçen bölgelerde daha fazla görülmektedir. Çünkü kişinin sıvı alımı az, sıvı kaybı fazla olabilir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak üriner sistem taş hastalığı sıklıkla karşımıza gelir. Birçok sebebi vardır üriner sistem taş hastalığının. Başta genetik sebepler gelir. Anne, baba ya da akrabalarında taş hastalığı olan bir kişide bu hastalığın görülme ihtimali yüksektir. Bir kişi taş hastalığına yakalanmışsa, 5 yıl içerisinde yüzde 30 ila 50 oranında tekrar yakalanma ihtimali vardır. Beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenme taş hastalığının riskini artıran en önemli faktörlerdir” dedi.

“Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır”

Taş hastalığının enfeksiyonlarla birlikte seyredebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolat, “Taş, önce küçük kristaller şeklinde üriner sistemin herhangi bir yerine yerleşir. Burada birikir ve giderek üzerine küçük kristaller eklenerek önce kum parçası haline gelir, sonra bir çekirdek oluşturur ve bunun üzerine yine kristallerin çökmesiyle taş halini alır. Bu taş bazen kaz yumurtası büyüklüğüne kadar ulaşabilir, hatta böbreğin neredeyse tamamını doldurabilir. Böbrek taşı, kanalı tıkamadığı sürece ağrı yapmaz. Genellikle hiçbir semptom vermez. Ancak kanalı tıkarsa, idrar yolu tıkandığı için geriye doğru basınç artar ve böbrek kapsülünün gerilmesine bağlı olarak şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve eğer kapalı idrar yolu enfeksiyonu da buna eklenirse hayati riskli septik durumlara da yol açar. Dolayısıyla çok ciddi bir hastalıktır ve önemsenmesi gereken bir durumdur. Çünkü böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez ve kaybedilen fonksiyon tekrar kazanılamaz. Bu nedenle zamanında teşhis ve tedavi son derece önemlidir” diye konuştu.

“Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı”

Böbrek taşının en önemli semptomunun ağrı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bolat, “Böbrek taşının en önemli avantajı, yakalandığı zaman günümüzdeki teknolojik imkanlarla hastayı neredeyse yüzde 100’e yakın oranda hastalıktan kurtarabilmemizdir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Taş; böbreğin çıkışında, böbrek içerisinde, böbrekle mesane arasındaki kanalda ya da mesanede bulunabilir. Bazı hastalarda ise idrar yolunun en uç kısmında bulunarak idrar akımının kesilmesine neden olabilir. Hastayı en sık doktora getiren belirti ağrıdır. Bunun dışında idrarda kanama, yüksek ateş, şiddetli ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma da görülebilir. Eğer hasta tek böbreğe sahipse ve bu böbreğin kanalı tıkanmışsa, en önemli klinik bulgu idrarın aniden kesilmesidir. Bu durum ürolojik bir acildir ve hastanın hızla bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektirir” şeklinde konuştu.

“Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100’e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor”

Yeni tedavi yöntemlerinin hastalığın giderilmesinde büyük öneme sahip olduğuna değinen Bolat, “Kliniğimizde de dünyadaki birçok merkezde olduğu gibi taş hastalıklarını minimal invazif yöntemlerle tedavi ediyoruz. Bu yöntemlerle başarı oranı neredeyse yüzde 100’e yakındır. Hastaları genellikle bir gün hastanede yatırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak taşın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Tekrar oluşumunu engellemek için hastanın yaşam tarzını düzenlemesi gerekir. Hastanın susuz kalmaması çok önemlidir. Özellikle proteinden zengin gıdalar tüketilirken dengeli beslenilmeli, tuz tüketimi azaltılmalı ve susuzluktan kaçınılmalıdır. Bunlar değiştirilebilir faktörlerdir ancak genetik yatkınlık değiştirilemez. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Susuz kalmamak, hareketsiz kalmamak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve tuz tüketimini sınırlamak son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin