Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıl önce tutuklanmadan 2 gün önceki görüntüleri yeniden gündem oldu - Karabük Haber Postası
cumhurbaskani erdoganin 25 yil once tutuklanmadan 2 gun onceki goruntuleri yeniden gundem oldu 4iY64MSn jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ağustos, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 yıl önce tutuklanmadan 2 gün önceki görüntüleri yeniden gündem oldu

Kastamonu (İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 26 Mart 1999 tarihinde cezaevine gönderilmeden 2 gün önceki Kastamonu’daki görüntüleri yeniden gündem oldu. AK Parti’nin kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde izletilen görüntü, partililere duygusal anlar yaşattı.

Fazilet Partisi Kastamonu Belediye Başkan Adayı Erdoğan Soydan’ın seçim kampanyasına destek için 24 Mart 1999 yılında Kastamonu’yu ziyaret eden Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının yer aldığı görüntü, 25 yıl sonra tekrar gündem oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutuklanmadan 2 gün önce Kastamonu’ya yaptığı ziyaret sırasında çekilen görüntüler, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığındaki AK Parti’nin 23’üncü kuruluş yıldönümü kutlamalarında partililere izlettirildi. Görüntüleri izleyen partililer duygusal anlar yaşadı.

“25 yıl önce söylediklerini zorluklara rağmen sırayla yapmıştır””

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Mart 1999’da Kastamonu ziyaretinde bir düğün salonunda yaptığı konuşmanın görüntüsünü ortaya çıkartan AK Parti eski Kastamonu il başkanı Ahmet Keskin, “Tamamen amatörce çekilen bu videoda Sayın Cumhurbaşkanımız o gün Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu, hedeflerini arzularını, Türk milletinin yaşama şeklini, demokrasiyi o gün anlatmış. Videoyu izlediğinizde görecekseniz ki 25 yıl önce söylediklerini, Sayın Cumhurbaşkanımız zorluklara rağmen sırayla yapmıştır” dedi.

AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu ise, “Bugün çok güzel tevafukları hep birlikte yaşadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın 25 yıl önce yaptığı konuşma bizlere de bugün tebliğ edildi. Buradan sizlerin vasıtasıyla ülkemize yayma imkanımız oldu. Emekleri geçen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

24 Mart 1999’da çekilen görüntülerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Aslında buraya gelişimiz 3-4 gün önce planlandı. Fakat biz dedik ki bu toplantıların noktasını hapse girmeden bir gün önce Kastamonu’da koyalım. Çünkü Kastamonu’da İnşallah bir değişim sürecinin başlatılmasına vesile olur, bu gelişimiz düşüncesiyle sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum” dediği görülüyor.

Görüntülerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teslim edildiği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay