Reklam
Reklam
corumdaki patlamada faciadan donulmus 16 daireli apartmanda sadece 4 aile varmis GtRlQXyv
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Kasım, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
0

Çorum’daki patlamada faciadan dönülmüş: 16 daireli apartmanda sadece 4 aile varmış

Çorum’da yaşanan doğal gaz patlaması ile ilgili konuşan, olayın gerçekleştiği Hilal Apartmanı’nın yöneticisi, patlamanın olduğu gün apartmanda sadece dört ailenin bulunduğunu belirterek, “Apartmanda kapıcı dairesiyle birlikte toplam 16 daire var. Pazar olması nedeniyle insanlar evinde yoktu. Çok büyük bir facianın eşiğinden dönüldü” dedi.

Osmancık Caddesi’nde önceki gün meydana gelen doğal gaz patlaması sonucu 1 kişi hayatını kaybetmiş, 33 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın yaşandığı Hilal Apartmanı’nın yöneticisi Murat Leblebici, yaşanan olayla ilgili konuştu. Facianın eşiğinden dönüldüğünü söyleyen Leblebici, 16 daireli apartmanda olay sırasında sadece 4 ailenin olduğunu, birçok ailenin pazar günü olması sebebiyle köyüne gittiğini ifade etti.

“Çok büyük facianın eşiğinden dönüldü”

Büyük bir facianın eşiğinden dönüldüğünü söyleyen Leblebici, “Komşular köye gitti. Apartmanda 4 dairede aile vardı. O gün eşim ve çocuklarım çarşıya gitmişti ondan kurtardık. İkinci katta bir bayan vardı. Üçüncü katta bir patlama oldu. Patlamanın olduğu dairenin üst kadındaki komşumuz köye gitmişti. Son katta ise bir yaralı var. Apartmanda kapıcı dairesiyle birlikte toplam 16 daire var. Pazar olması nedeniyle insanlar evinde yoktu. Çok büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Öyle böyle değil. Gece olsaydı, herkes evinde olsaydı ya da sabah olsaydı o zaman daha perişan olurdu. Allah korusun” dedi.

“O gün burası mahşer günüydü”

Çay ocağı sahibi Ercüment Bayraktar ise patlamanın olduğu caddenin adeta savaş alanına döndüğünü dile getirerek, “O gün dükkanda müşteriler vardı. Büyük bir gürültü ve basınçla iş yerinin camları patladı. İş yerimde moloz parçaları vardı, camlar patlamıştı. Patlamadan sonra 6-7 kişi yaralandı. Onları dışarı çıkardım. Hemen içerideki doğal gaz vanalarını kapattım. O gün burası mahşer günüydü. Çok şükür hiçbir şey olmadı. Canımıza bir şey olmadı çok şükür. Şu anda bir belirsizlik var. Neyin ne olacağı belli değil. Kimse ne yapacağına dair bir şey söylemiyor” diye konuştu.

Patlamanın olduğu anda dükkanda olduğunu anlatan Salim Ünal, “Büyük bir ses geldi. Sonrasında ortalık toz duman oldu. Dışarıya kendimizi zor attık. İş yerinde cam, çerçeve ne varsa kırıldı. İfademiz alındı. Şikayetçi misiniz diye soruyorlar. Kimi neye şikayet edeceğiz onu bilmiyorum. Muhatabımız kim onu da bilmiyoruz” şeklinde konuştu.

“Mağdur durumdayız”

İş yerlerindeki hasarın karşılanmasını beklediklerini dile getiren Fatih İpek ise, “Bomba gibi bir patlama oldu. Camlar kırıldı, iş yerinin tavanı çöktü. Ekipler geldi. Şu anda ne yapacağımızı bilmiyoruz. Mağdur durumdayız. Sadece bekliyoruz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, iş yeri sahibi kirasını istiyor. Bekliyoruz. Patlama doğal afet olarak gözükmüyormuş. Galiba hatamız burada dükkanımızın olması. Yollar kapalı. Açılsa da ne yapacağımız belli değil. Esnaf geçimini zor sağlıyor. Şu an ortada kalmış haldeyiz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay