Çorum’da içme suyuyla ilgili önemli açıklama: "Şu an içme suyu sıkıntısı gözükmüyor" - Karabük Haber Postası
corumda icme suyuyla ilgili onemli aciklama su an icme suyu sikintisi gozukmuyor TVcF1y3Q
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ekim, 2025 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Çorum’da içme suyuyla ilgili önemli açıklama: “Şu an içme suyu sıkıntısı gözükmüyor”

Çorum’dak barajlardaki son durumla ilgili bilgi veren Devlet Su İşleri 5. Bölge Müdür Yardımcısı Osman Çiçekdağ, “Baraj doluluk oranlarıda bilhassa bu sene kurak geçtiği için düşmeler var ancak şu an içme suyu düşüncesi gözükmüyor. Ancak kuralık devam ederse tabikide heryerde olduğu üzere burayı da etkileyecektir” dedi.

Çorum’da Vilayet Uyum Kurulu’nun 2025 yılı 4. toplantısı, Çorum Valisi Ali Çalgan başkanlığında gerçekleştirildi. Çorum Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda, 2025 yılı içerisinde devam eden projelerin son durumuyla ilgili kurum yöneticileri tarafından bilgiler aktarıldı.

“Harcama oranları evvelki devirlere oranla yüksek gerçekleşmiştir”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Çorum Valisi Ali Çalgan, “Kurum ve kuruluşlar tarafından toplam 427 adet kamu yatırım projesi yürütülmekte olup bu projelerin toplam fiyatı 124 milyar 387 milyon TL’dir. Evvelki yıllar harcama meblağı 25 milyar TL, 2025 ödeneği 20 milyar 500 milyon TL. 2025 yılı 3.dönem itibariyle harcama fiyatı ise 15 milyar 274 milyon TL’dir. 2025 yılında 3. izleme devri harcama oranları evvelki periyotlara oranla yüksek gerçekleşmiştir. Yatırımcılarımıza göstermiş oldukları özverili çalışmalar için teşekkür ediyorum” dedi.

“Kalan 10,4 kilometrelik kısımlarda çalışmalarımız devam etmekte. Bu kısımda ise gayemiz yıl sonuna kadar burayı tamamlamak”

Çorum, Laçin ve Osmancık ortasında yapılan yol çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Karayolları Bölge Müdür Yardımcısı Fatih Başpınar ise, “Çorum, Laçin ve Osmancık sınırımızda Çorum için kıymetli ve hoş yanlarımızdan bir adedidir. İmali süren tünelin toplam uzunluğu 51,2 kilometre. 2024 yıl sonu itibariyle 24,9 kilometreyi tamamlamıştık. Bu yılki gayemiz 12,5 kilometre bölünmüş yol ve 3,2 kilometre de saç kaplama çalışmamamızdı. Biz 15,6 kilometre tamamlayarak uzunluğumuzu toplam 40,8’e getirdik. Kalan 10,4 kilometrelik kısımlarda ise çalışmalarımız devam etmekte. Bu kısımda ise maksadımız yıl sonuna kadar burayı tamamlamak” diye konuştu.

“Şu an içme suyu külfeti gözükmüyor”

Toplantıda yapılan projeler hakkında bilgi veren Devlet Su İşleri 5. Bölge Müdür Yardımcısı Osman Çiçekdağ da, “Hizmet dalında bakım tamir işlerimiz ve planlama işlerimiz olmak üzere toplamda 79 adet projemiz bulunmaktadır. Toplam proje fiyatımız yaklaşık 12 milyar kadardır. Evvelki yıllar harcamamız 1 milyar 340 milyon, sene başında ödeneğimiz 584 milyon iken şuanda revize ödeneğimizle birlikte 2 milyar 50 milyonluk bir ödeneğimiz var. Bunun şimdiye kadar 1 milyon 600 milyon, yüzde 78’lik kısmını harcadık. Geri kalan fiyatı da sene sonuna kadar gerekli işlerimizde kullanacağız. Baraj doluluk oranlarıda bilhassa bu sene kurak geçtiği için düşmeler var ancak şu an içme suyu külfeti gözükmüyor. Fakat kuralık devam ederse tabikide heryerde olduğu üzere burayı da etkileyecektir” halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay