Reklam
Reklam

Çocukların açık hava aktivitelerinde güvenliği ön planda tutulmalı

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Ağustos, 2023 08:12 tarihinde yayınlandı
0

Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Buket Taneri, çocukların dışarıda oynarken inançta kalabilmeleri için ailelerin onları nezaret altında tutmaları gerektiğini belirterek çeşitli ihtarlarda bulundu.

Açık havada oynarken çocukların daima olarak müşahede altında tutulmasının değerli olduğunu söz eden Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Buket Taneri, “Bu sayede ani tehlikeler evvelden fark edilebiliyor. Oyun alanının düzgün incelenmesi de büyük bir kıymet taşıyor. Oyun ekipmanlarının sağlam olması, yüzey tabanın düşmeleri emebilecek nitelikte olması gerekiyor. Bisiklet, paten üzere aktivitelerde gözetici ekipman kullanılmalı. Kask, dirsek ve diz koruyucuları üzere ekipmanların kullanılması, mümkün yaralanmaların azaltılmasına yardımcı olabilir” dedi.

Sağlıklı gelişim için öneriler

Uzm. Dr. Taneri, sıcak havalarda çocukların daha süratli susadığına dikkat çekerek, “Düzenli aralıklarla su içilmeli. Güneş ışınlarının ziyanlı tesirlerinden korunmak için güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü kullanımı teşvik ediliyor. Çocukların yaşlarına ve yeteneklerine uygun aktivitelerin tercih edilmesinin hem eğlenceyi sağlayacağı hem de riskleri minimize edecektir. Acil durumlar için temel birinci yardım bilgilerine sahip olmanız değerli. Yaralanma yahut kazalarda süratli ve hakikat müdahale hayatidir. Ayrıyeten, çocuklara inançlı oyun kurallarının öğretilmesinin, paylaşmayı, sırayla oynamayı ve arkadaşlara hürmet göstermeyi teşvik edecektir. Toplu alanlarda hijyenik davranışların öğretilmesi de unutulmamalı. Ellerin sık sık yıkanması ve öksürürken ağızın kapatılması üzere hijyen kurallarının öğretilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ailelerin, çocukların kendilerine her an ulaşabilecekleri bir bağlantı tekniği bulundurması da öneriliyor. Gerektiğinde irtibat kurabilmenin değeri üzerinde duruluyor. Çocukların açık havada inançlı ve keyifli vakit geçirmeleri için bu teklifleri göz önünde bulundurmanın, çocukların sıhhat ve güvenliği konusundaki sorumluluğun yerine getirilmesine katkı sağlayacaktır. Son olarak açık havada keyifli vakit geçirmek için alınacak tedbirler, çocukların güvenliği ve sıhhati açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Böcek sokmaları ve kene ısırmaları konusunda aileler şuurlu olmalı, bu şekil bir olay yaşandığında kesinlikle işin uzmanından dayanak alınmalı” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.