Karabük Postası tarafından
27 Eylül, 2019 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

 “Çikolata Müzesi” açıldı

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Safranbolu ilçesinde "Kültürel Miras ve Korumacılık" temasıyla düzenlenen 20. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali etkinlikleri kapsamında "Çikolata Müzesi"nin açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer, müzenin Safranbolu'da yeni bir destinasyon olduğunu söyledi. Safranbolu aşkının çikolata aşkıyla bir araya geldiğini ifade eden Ürkmezer, "Böyle başlangıçlarda en güzel şey, insanın hayalindekinin, yıllardan beri tasavvur ettiği ve canı gönülden bağlı olduğu şeyleri hayata geçirdiğini görmek çok güzel. Burada misafirler olarak bizler mutluyuz ama Mesut Kırımlı ve onuna beraber bu işletmeyi ve müzeyi faaliyete geçiren arkadaşlarımız en mutlulardır. Gerçekten çikolatanın şehir ve ülke ekonomisi için ne kadar önemli olacağını biliyorum" dedi. İşletmenin sahibi Mesut Kırımlı da Milli Eğitim Bakanlığında teknik öğretmen olarak çalıştığını, daha sonra Belçika'ya gittiğini, işçilik, teknikerlik, mühendislik yaptığını belirtti. Belçika'nın dünyanın çikolata başkenti olduğunu aktaran Kırımlı, şöyle konuştu: "Belçika'da çikolata akademisinde 2014 yılında okulumu biricilikle bitirerek Belçika birinciliğini kazandım. Bunları yaparken de güzel sanatlarla ilgi içerisinde oldum. Benim bir önemli yanımda gastronomi. Yüzde 100 kakaoyağı içeren çikolata Allah'ın bizlere bahşettiği muhteşem bir gıda. Kalp dostu, damar dostu, ciltte gençleştirici özelliği var, çocuklarda fiziksel gelişimi tetikliyor ve matematiksel zekayı artırıyor. Aslında kokusu bile insanları mutlu etmeye yetiyor. Hep çikolatadan bir şehir hayal ettim ve bu şehirde bence Safranbolu olmalıydı. İstedim ki, Safranbolu'ya gelen konuklar burada daha çok vakit geçirsin, çünkü benim Safranbolu'm dünyanın en güzel şehirlerinden biri." Konuşmaların ardından dua edilirken, Karabük Vali Yardımcısı Barboros Baran, Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ve diğer katılımcılar tarafından açılış kurdelesi kesildi. Açılışın ardından katılımcılar "Çikolata Müzesi"ni gezdi. Çikolata Müzesi "Safranbolu Çikolata Müzesi" Belçika’da yaşayan Mesut Kırımlı tarafından 4 ayda 4 ton çikolata harcanarak yapıldı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "en iiyi korunan 20 kent" arasında bulunan Safranbolu'nun han, hamam, konak ve cami gibi Osmanlı eserlerinin 1/10 ölçeğinde çikolatadan yapılan minyatür eserler, müzede sergilenmeye başlandı. Çikolata Müzesi'nde; Kent Tarihi Müzesi, Cinci Han, Cinci Hamamı, Saat Kulesi, Lütfiye (Kaçak) Camisi, İncekaya Su Kemeri, İzzet Mehmet Paşa Camisi, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, Ulu Camii, Safranbolu evi ve çikolatadan yapılmış havuz yer alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.