Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ekim, 2023 20:24 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Cide’de Yerel Eylem Grubu Derneği’nin çalışmalarına belgesel çekildi

Kastamonu’da Cide, Şenpazar, Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde faaliyet gösteren Cide Yerel Eylem Gurubu Derneği’nin çalışmalarına belgesel çekildi. Çekimleri tamamlanan belgeselin yakın zamanda gösterime girmesi bekleniyor.

Kastamonu’da Cide, Şenpazar, Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde faaliyet gösteren Cide Yerel Eylem Gurubu Derneği’nin çalışmalarına belgesel çekildi. İlk ayağı Almanya’nın Brüksel şehrinde çekilen çekimlerin ikinci ayağı Kastamonu’nun Cide ilçesinde yapıldı.

Çekimler sebebiyle Belçika’dan ve İtalya’dan iki misafir Kastamonu’nun Cide ilçesine geldi. Cide’de iyi uygulama örnekleri olan proje ziyaretleri, halk oyunları, yöresel yemeklerin ikramı ve ilçenin doğal güzelliklerin çekimi gerçekleştirildi. Çekimlerin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı AB Yapısal Uyum Otoritesi ve TRT iş birliğindeki çekimlere de Şenpazar ve Pınarbaşı ilçelerinde devam edildi. Şenpazar ve Pınarbaşı ilçelerinde de yapılan projeler ve yöresel kıyafet ve yemekler tanıtılarak çekimleri yapıldı.

Çekimleri tamamlanan belgeselin, montajı tamamlandıktan sonra yakın zamanda gösterime girmesi bekleniyor. Çekilen belgesel ile ilçelerin tanıtımı anlamında büyük katkı sağlaması bekleniyor.

Cide Yerel Eylem Gurubu Derneği Başkanı Serdar Kaptan, belgesel için yapılan çekemlerde emekleri ve katkıları geçen herkese teşekkür etti. Belgesel çekimlerine Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi Teknokent’te destek verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin