Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Temmuz, 2016 14:46 tarihinde yayınlandı
0

CHP’den Karabük Gazeteciler Cemiyetine Ziyaret

 

“Bu Ülkeye Hep Birlikte Sahip Çıkacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Karabük İl Başkanı Erdoğan Dinçel, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Durum ve İl Yöneticisi Hamdi Ulupınar ile birlikte  Karabük Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti.

Ziyarette ilk konuşmayı Dernek Başkanı Metin Kaya yaptı. Başkan Kaya,” Yaklaşık iki ay önce genel kurulumuzu yaptık. Yeni hizmet binamızı çok yakında hizmete açacağız. Bir kaç eksikliğimiz kaldı, önümüzdeki günlerde yeni hizmet binamızı açacağız. Ben Karabük’te tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin başkanları ile el ele verip Karabük’ün menfaatleri için güzel çalışmalara imza atacağız” dedi.

Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya 15 Temmuz günü yapılan darbe girişimi ile ilgili de yaptığı konuşmada ” Bu darbeye karşı iktidar, muhalefet ve sivil toplum örgütleri ile birlik oldu ve bu girişimi önledi. Cumhuriyet Halk Partisi darbe girişimi ve darbe girişim sonrası çok güzel bir sınav verdi. Ülkemizi çok önemli bir süreçten geçiyor. Bu nedenle bizlere önemli görevler düşüyor. Bu süreci inşallah hep birlikte atlatacağız” dedi.

Karabük Gazeteciler Cemiyetinin yeni yönetimine başarılar dileyen Cumhuriyet Halk Partisi Karabük İl Başkanı Erdoğan Dinçel; ” İki ay önce genel kurulunuzu yaptınız ziyaretimiz biraz gecikti ancak yeni yerine taşınmanızı bekledik. Ancak ziyaretimiz bugüne nasip oldu. Ben sizlere yeni görevimizde başarılar diliyorum. 15 Temmuz  darbe girişiminden sonra kritik bir dönem yaşıyoruz. Göz göre göre bizlerin ikazına rağmen ne yazık ki bugünlere geldik. Bazı önlemlerin çok önceden alınmasını gerekiyordu. Bu önlemlerin alınması için darbe girişimi olması gerekiyordu. Ülke genelinde darbeye karşı hep birlik olduk ve karşı koyduk. Bu demokrasi adına çok önemli bir gelişme. Ben son olarak şunu belirtmek istiyorum. Geçmişin muhasebesini mutlaka yapmalıyız. Bunu yaparken yen ihatalara ver vermemeliyiz. Ben bu gösterilerin fazla abartıldığını, uzatıldığını ve bir siyasi gösteriye dönüşeceği kaygısını taşıyorum. Umarım bunlar son bulur” sözlerine yer verdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin