USD49,42+%0,04EUR55,61+%0,82ALTIN6.606,99+%1,33
Köşe YazısıKöşe Yazıları

CHP’Yİ KİM, NEDEN BÖLDÜ? BU TABLODAN KİM KAZANÇLI ÇIKIYOR?

CHP'de yaşanan iç hesaplaşmalar, kurultay tartışmaları ve liderlik mücadelesi partiyi bölünmenin eşiğine getirirken, bu krizin siyasi sonuçları ve iktidara etkileri tartışılıyor.

CHP’Yİ KİM, NEDEN BÖLDÜ? BU TABLODAN KİM KAZANÇLI ÇIKIYOR?
Haberi dinle
0:00/~3 dk

Siyasette bazen rakibinizi yenmek için sandıkta kazanmanız gerekmez. Rakibinizin bölünmesi, kendi içinde kavga etmesi ve seçmeninin umudunu kaybetmesi yeterlidir.

Türkiye'nin asırlık partisi CHP, uzun yıllardır iktidarın en güçlü alternatifi olma iddiasını taşıyor. Ancak yaşanan gelişmeler, partiyi ciddi bir iç hesaplaşmanın ve siyasi bölünmenin ortasına sürükledi.

Peki bütün bunlar nasıl bu noktaya geldi?

Kurultay tartışmaları, yargı süreci, parti içindeki liderlik mücadelesi ve nihayet kopuş…

Bir zamanlar aynı çatı altında siyaset yapan kadrolar ayrı yollara düşerken muhalefetin gücü de tartışılır hâle geldi.

Şimdi asıl soruyu soralım:

CHP'deki bu bölünme kimin işine yarıyor?

İktidarın en güçlü rakibi kendi iç hesaplaşmalarına gömülürse bundan siyasi olarak avantaj sağlayanların çıkması şaşırtıcı mı?

Elbette yaşananların başından itibaren planlanmış bir operasyon olduğunu söylemek için somut kanıt gerekir. Ancak ortaya çıkan sonuçları sorgulamak herkesin hakkıdır.

Bu kriz neden önlenemedi? Uzlaşma yolları neden tüketildi? Ayrışma neden geri dönülmez bir kopuşa dönüştü? Ve bütün bunların sonunda Türkiye'de iktidar değişikliği isteyen seçmenin karşısına nasıl bir tablo çıktı?

Çünkü aynı seçmene seslenen iki ayrı siyasi yapının birbirinden oy alması, muhalefetin toplam gücünü zayıflatabilir. Üstelik seçmenin güveni sarsıldığında kayıp yalnızca sandıkta yaşanmaz; siyasete duyulan inanç da yara alır.

Bir siyasi hareketi zayıflatmanın en etkili yollarından biri, kendi içindeki çatışmaların büyümesidir.

CHP'de yaşananların böyle bir sonuca hizmet edip etmediği mutlaka tartışılmalıdır. Fakat tartışma, kanıtsız suçlamalarla değil, belgelerle, somut gelişmelerle ve siyasi sonuçlarla yürütülmelidir.

Unutmayalım: Bir partinin bölünmesi, yalnızca o partinin meselesi değildir. Güçlü bir iktidar alternatifi bekleyen milyonlarca seçmenin de meselesidir.

Çünkü bazen bir tarafın kazanması için diğer tarafı yenmesi gerekmez. Rakibinin kendi kendisini zayıflatması yeterlidir.

GÜÇLÜ BİR LİDER OLSAYDI CHP BÖLÜNÜR MÜYDÜ?

İşte asıl üzerinde durulması gereken soru bu!

CHP'nin başında güçlü, otoriter, teşkilatlara hâkim ve parti içindeki farklı grupları ortak hedef etrafında birleştirebilen bir lider olsaydı, bugün bu tablo ortaya çıkar mıydı?

Elbette hiçbir liderin partideki bütün ayrışmaları önleyebileceği söylenemez. Ancak güçlü liderlik yalnızca koltuğu korumak değildir. Krizleri yönetmek, farklı görüşleri uzlaştırmak ve partinin ortak hedefini kişisel hesapların üzerinde tutabilmektir.

Bir partide herkes kendi hesabını yapıyor, ortak hedef geri plana itiliyor ve anlaşmazlıklar çözümsüzlüğe sürükleniyorsa burada yalnızca siyasi rakiplerin rolünü tartışmak yetmez. Liderliğin başarısını ve sorumluluğunu da sorgulamak gerekir.

Çünkü liderlik, işler yolundayken alkış toplamak değil, işler kötüye gittiğinde çözüm üretebilmektir.

İlyas Erbay

Yorumlar
Paylaş

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.