Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2016 12:08 tarihinde yayınlandı
0

CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel’in 23 Nisan Kutlaması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Av. Erdoğan Dinçel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle yayınladığı kutlama mesajı yayınladı.

Mesajında AK parti İktidarını da sert bir dille eleştiren Dinçel; “TBMM 23 Nisan 1920’de açılmıştır. Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk bu milli ve mutlu günü, Türk çocuklarına armağan etmiştir. Birleşmiş Milletlerin,1979 yılını, “ Dünya Çocuk Yılı

Olarak kabul etmesinden 59 yıl önce, Atatürk, Ulusunun Egemenlik bayramını, çocuklara adayarak, onlara ne denli önem ve öncelik verdiğini; dünyada ilk kez göstermiş ve örnek olmuştur.

Ancak günümüz Türkiyesin’ de, TBMM Başkanlığı, geçen yıl olduğu gibi bu yılda 23 Nisan resepsiyonunun şehitlere saygı gerekçesiyle yapılmayacağını açıkladı.

Bunun bir bahane olduğunu biliyoruz.

Asıl böyle günlerde meclisin bir arada olması ve kuruluşunu kutlaması gerektiğine Cumhuriyeti kuran parti olarak inanıyoruz.

Şehitlerin anısına da bunun yakışacağını düşünüyoruz. Bu nedenle o töreni önemsiyoruz.

Cumhuriyetin sahipsiz olmadığını kanıtlamak için,96.yılında 23 Nisana, Ulusal Egemenliğe ve çocuk bayramına sahip çıkıyoruz.

Partimiz CHP Meclis grubu,23 Nisan 2016 saat: 16.00 da TBMM bahçesinde 23 Nisan resepsiyonu verecektir.

Tek adam rejimi dayatmasına karşı, özgürlükçü parlamenter demokrasiyi, Ulusal iradeyi, İlk meclisin heyecanıyla savunup kutlayacağız.

Bilindiği gibi AKP iktidarı Cumhuriyetin simge günlerini, yapılan anma törenlerini her fırsatta, birer bahane bularak iptal etmeyi adet haline getirmiştir.

Amaçları Cumhuriyetimizin kurum ve kavramlarını unutturmak, yıkmak için AKP top yekun seferberlik halindedir.

Tüm bu çabalara rağmen, CHP olarak, halkımızın ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramının 96.yılını kutluyoruz” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin