Ceylan, Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri Konferansı’na Katıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Eylül, 2014 15:21 tarihinde yayınlandı
0
0

Ceylan, Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri Konferansı’na Katıldı

Kalkınma Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, 3. BM Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri (SIDS) Uluslararası Konferansı’na katıldı.

Samoa’nın başkenti Apia’da 1-4 Eylül 2014 tarihlerinde düzenlenen konferansa katılan Ceylan, Türkiye adına 6 kişilik heyet ile ülkemizi uluslararası konferansta temsil etti.

Gelişmekte olan Küçük Ada Devletleri’nin başta iklim değişikliği ve doğal afetler olmak üzere karşı karşıya olduğu sorunların konuşulduğu konferansta, ülkemizi temsilen de bir konuşma yapan Ceylan, toplantı içeriği hakkında bilgiler verdi.

3.BM Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri Uluslararası Konferansı’nın çok başarılı geçtiğini kaydeden Ceylan; “Toplantıda BM Genel Sekreteri Ban Ki- Mun ile görüşme fırsatı buldum. Bunun yanında birçok ülkenin Dış İşleri Bakanı ve Bakan Yardımcıları ile görüşme imkânım oldu. BM üst düzey yöneticileri ve BM üye olan 192 devletten katılımlar oldu. 192 BM üyesi ülke içinde 52 tane küçük ada devleti bulunmaktadır. İşte bu konferansta bu ada devletlerinin sorunları tartışıldı ve çözüm önerileri getirilmeye çalışıldı. Tabi ada devletlerinin başta iklim değişikliği olmak üzere büyük çevre sorunları bulunmaktadır. Deniz seviyesinin yükselmesi gibi sorunlar arz etmektedir. İşte bu konferansta bunlara çözümler aranmaya çalışıldı” dedi.

“TÜRKİYE, ZELANDA VE İSPANYA İLE YARIŞACAK”

Samoa’nın başkenti Apia’da düzenlenen konferansta, Türkiye’nin ekim ayında Newyork’ta yapılacak olan BM genel kurulunda, BM genel konseyine geçici üyelik için çalışmalar yapacağını ifade eden Ceylan; “Ekim ayında BM genel konseyine geçici üyelik için aday konumundayız. Tabi bu konuda 3. BM Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri (SIDS) Uluslararası Konferansı’nda lobi çalışmalarında bulunduk ve ülkemiz adına destek istedik. Bu çerçevede 5-6 ülkenin Başbakan Yardımcısı, Dış İşlerı Bakanları ve Bakan Yardımcıları ile görüşmelerde bulunduk. Kendilerinden de bu anlamda destek istedik. Orada Yeni Zelanda ve İspanya ile yarışacağız. Umarım daha önce olduğu gibi inşallah Türkiye BM Genel Kurulu’nda Güvenlik Konseyi’ne üye olmuş olacak. Bu çerçevede ülke olarak destek faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. İnanıyorum ki ekim ayında da başarılı bir netice alarak Türkiye’yi 2015 ve 2016 dönemi için BM Güvenlik Konseyinde üye konumuna yükselmiş bulunacaktır. Üye konumuna gelirsek, 10 ülkeden bir tanesi olacağız. Bu çalışmaların şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
aromator ile iletisimde yeni donem tat ve koku transferi hedefleniyor OJkN9Yz2
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.

Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu “Aromatör” teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

“Aromatör” cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin