Reklam
Reklam

Çevreciler ve Yeniceliler Haydi Şeker’e

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Nisan, 2019 14:09 tarihinde yayınlandı
0

Şeker Kanyonu için tarihi gün 22 Nisan. HES’in  ve suların süresiz kullanım hakkı için açılan davayla ilgili olay mahallinde 22 Nisan’da keşif yapılacağını bildirdi.

Yenice   ve çevre turizminin can damarı Şeker Kanyonu, 22 Nisan’da tarihi bir gün yaşayacak. Şeker Kanyonu’nda yapılacak HES için  Kastamonu İdare Mahkemesi’nde açılan davada yeni bir aşamaya gelindi. Edinilen bilgilere göre, Kastamonu İdare Mahkemesi Başkanı Hakim Onur Akbaş, taraflara gönderdiği yazıda HES’in  ve suların süresiz kullanım hakkı için açılan davayla ilgili olay mahallinde 22 Nisan’da keşif yapılacağını bildirdi.

Mahkeme tespit ettiği bilirkişilerin isimlerini taraflara tebliği etti ve itiraz olmaması halinde keşif ve bilirkişi incelemesinin 22 Nisan’da yapılmasının uygun bulunduğunu iletti.

Bilirkişi heyeti şu kişilerden oluşuyor. Prof. Dr. Koray Özcan ( Pamukkale Üniversitesi- Şehir Bölge Plancısı), Prof. Dr. Halil Kumsar ( Jeoloji Müh. Pamukkale Ünv.),  Prof. Dr. Abdullah Cem Koç ( Pamukkale Ünv. İnşaat Müh. Hidrolik),  Mehmet Genç ( Harita Kadostra Müh. Pamukkale Ünv.), Ulkiye Akgün ( Çevre Müh. Pamukkale Ünv.), Dr. Gürçay Kıvanç (  Biyolog- Limnoloji Pamukkukale Ünv.), Dr. Özkan  Evcin ( Orman Entomolojisi- Kastamonu Üniversitesi), Dr. Kerim Güney (Orman Botaniği- Bitki Sistematiği, Kastamonu Ünv.), Dr. Güngör Bayram ( Ziraat Yüksek Mühendisi).

Keşif  ve bilirkişi incelemesi Şeker Kanyonu’nda 22 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 09.30’da yapılacak .

Yenice Platformu’nun öncülüğünde Yazıköy ve Tir köyleri tüzel kişiliği adına açılan davada, Avukat Hüseyin Aksoy, tanık dinlenmesini de istedi. Avukat Hüseyin Aksoy’un dinlenmesini istediği tanıklar  İsmet Cebecioğlu, Mustafa  Akay, Ünal Tolun, Adnan Kalaycı, Zeki Çaylı ve Murat Alan’dan oluşuyor.

Öte yandan, Yenice Platformu, tanıklar ve  davanın avukatı Hüseyin Aksoy, bugün saat 15.00’te Şeker Kanyonu’nda bir ön inceleme yapacaklar.

Yenice Platformu adına konuyla ilgili olarak Mustafa Akay, bir açıklama yaptı. Akay; ” 22 Nisan’da yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi için tüm Yenicelileri ve çevre kuruluşlarını Şeker’e bekliyoruz. Burada vereceğimiz görüntü, olayı olumlu etkileyecektir ve sonuca gitmemize katkı sağlayacaktır. 22  Nisan bize ,23 Nisan’ın  muştusu  olacaktır” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.