CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, yatırım fonlarının tasfiye sürecine ilişkin fon mağdurlarıyla birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Akay, yaklaşık 1 milyon 100 bin kişinin doğrudan mağdur olduğunu, aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde sürecin yaklaşık 1,5 milyon kişiyi ilgilendirdiğini belirterek, Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) süreci incelemesi çağrısında bulundu.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, yatırım fonlarında yaşanan tasfiye süreci ve yatırımcıların karşı karşıya kaldığı sorunlara ilişkin TBMM’de basın toplantısı gerçekleştirdi.
Fon mağdurlarının da katıldığı toplantıda konuşan Akay, son dönemde kendilerine ulaşan şikâyet ve yardım taleplerinin arttığını söyledi. Akay, yaşanan sürecin yalnızca tasfiyeye konu edilen fonlarda yatırımı bulunan kişilerle sınırlı olmadığını, borsada doğrudan hisse alım satımı yapan yatırımcıların da piyasalardaki gelişmelerden etkilendiğini ifade etti.
“Yaklaşık 1 milyon 100 bin kişi mağdur”
Akay, kendi değerlendirmelerine göre yatırım fonlarında yaşanan süreçten yaklaşık 1 milyon 100 bin kişinin etkilendiğini belirtti.
Borsada doğrudan işlem yapan yaklaşık 500-600 bin kişinin de piyasalardaki değer kayıpları nedeniyle etkilendiğini savunan Akay, yatırımcıların eş, dost ve akrabalarının birikimlerini de kendi hesapları üzerinden değerlendirdiğini söyledi.
Akay, bu nedenle konunun yaklaşık 1,5 milyon kişiyi ilgilendiren bir vaka olduğunu ifade etti.
“Bu vaka göz göre göre gelmemiş”
Bağımsız denetim raporlarına da değinen Akay, 2020 yılından itibaren bazı tespitlerin raporlara yansıdığını ve söz konusu raporların Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) ile Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) bildirildiğini belirtti.
Akay, bazı şirketlerde nakit değerlerde düşüş yaşanırken sermaye ve finans piyasalarındaki portföy araçlarında yüksek oranlı artışlar görüldüğünü ifade ederek, bu gelişmelerin zamanında değerlendirilip değerlendirilmediğinin araştırılması gerektiğini söyledi.
SPK ve BDDK için inceleme çağrısı
Cevdet Akay, yaşanan sürecin yalnızca fon yönetim şirketleri açısından değil, sermaye piyasalarını düzenleyen ve denetleyen kurumlar açısından da incelenmesi gerektiğini belirtti.
Akay, SPK ve BDDK dahil ilgili kurumların süreçteki rolünün araştırılması, fonlarda yaşanan olağanüstü değer hareketlerinin incelenmesi ve yatırımcıların mağduriyetlerinin hangi nedenlerden kaynaklandığının ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Akay ayrıca, süreçte olağanüstü kazanç elde eden kişi ve kuruluşların bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.
Yurt dışına aktarıldığı belirtilen paraları gündeme getirdi
Toplantıda şirketlerden yurt dışındaki organizasyonlara yönelik danışmanlık bedeli adı altında para çıkışları bulunduğunu da dile getiren Akay, yüksek tutarlı para transferlerinin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Akay, alınan tedbirlerin kısa süre içerisinde kaldırılmasının da araştırılması gerektiğini belirterek, sürecin tüm finansal hareketleriyle birlikte ele alınması çağrısında bulundu.
Türkiye Varlık Fonu ve kamu kaynaklarını sordu
Akay, toplantıda Türkiye Varlık Fonu ve kamu kaynaklarıyla ilgili de sorular yöneltti.
Takasbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık’ın görevlerine dikkat çeken Akay, Türkiye Varlık Fonu’nun söz konusu fonlarda yatırımı bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
Kamu kurum ve kuruluşlarının atıl kaynaklarının bir bölümünün sermaye piyasası araçlarında değerlendirildiğini belirten Akay, kamu kaynaklarından söz konusu fonlara yatırım yapılıp yapılmadığının ve herhangi bir kamu kaynağının süreçte zarar görüp görmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Akay ayrıca İşsizlik Sigortası Fonu’nun 2026 yılı ağustos sonu itibarıyla 851 milyar lira civarında varlığı bulunduğunu belirterek, bu kaynağın sermaye piyasalarında değerlendirilen bölümünün söz konusu fonlarla bağlantısının olup olmadığının açıklanmasını istedi.
SPK’dan bugün açıklama geldi
Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu da bugün tasfiyeye konu edilen fonlardaki talimatlara ilişkin açıklama yaptı.
SPK, 17 Eylül 2026 tarihinde TEFAS üzerinden iletilen ve platform tarafından iptal edilen alım-satım talimatlarının sahiplerine, tasfiye bakiyesinden fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacağını duyurdu. Kurul, 17 Eylül’de ilgili fonların TEFAS üzerinden işlemlere kapatıldığını ve bu tarihte verilen talimatların söz konusu karar doğrultusunda iptal edildiğini bildirdi.
SPK açıklamasında ayrıca, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilen ancak fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamında değerlendirileceği belirtildi.
Akay’dan TEFAS’taki iptallere ilişkin soru
Akay ise SPK’nın açıklamasının ardından, 16 Eylül saat 13.30 sonrasında ve 17 Eylül’de TEFAS üzerinden verilen bazı satış emirlerinin neden iptal edildiğinin açıklanmasını istedi.
Akay, sistem açıkken işlem yapmak isteyen yatırımcıların verdikleri emirlerin iptal edilmesiyle ilgili hukuki ve teknik gerekçelerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu. Bu konunun yatırımcıların sermaye piyasalarına duyduğu güven açısından önemli olduğunu ifade etti.
“Mağduriyetler giderilmeli”
Cevdet Akay, devletin denetimi ve düzenlemesi altında bulunan sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini belirterek, sürecin bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.
Akay, fonların, portföy yönetim şirketlerinin, yöneticilerin, hissedarların ve olağanüstü kazanç elde ettiği öne sürülen kişi veya kuruluşların incelenmesi; kamu kurumlarının süreçteki rolünün de ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Toplantıda fon mağdurları da yaşadıkları sorunları anlatarak, birikimlerinin akıbetine ilişkin belirsizliğin giderilmesini istedi.
