Reklam
Reklam
671f639160dfd
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
28 Ekim, 2024 13:12 tarihinde yayınlandı
0

Çetinkaya: “Cumhuriyetimizin 101. Yılı Kutlu Olsun”

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’nci Yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya,mesajında şu ifadelere yer verdi;

‘’Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümünü millet olarak büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesiyle kurulan Cumhuriyetimiz, milletimizin iradesiyle güçlenmiş ve bugün Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geleceğe taşınmaktadır. Cumhuriyetimizin bize emanet ettiği değerlere sahip çıkarak, ülkemizi aydınlık yarınlara taşımaya kararlıyız.

101 yıl önce büyük fedakarlıklarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bugün bizlere güçlü bir gelecek inşa etme azmi vermektedir. Ülkemiz, savunma sanayinden teknolojiye, eğitimden sağlığa birçok alanda kaydettiği ilerlemelerle dünyada hak ettiği yeri almakta; 2053 ve 2071 hedefleri doğrultusunda adımlarını sağlamlaştırmaktadır. Bu hedefler, ülkemizin yanı sıra bölgemizin ve dünyamızın barış ve istikrarına katkı sağlayacak bir medeniyet yolculuğunun simgesidir. Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümünü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, değerli hemşehrilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.’’

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin