Reklam
Reklam

Cesedi su kuyusunda bulunan 17 yaşındaki Hasret’in katil zanlısına müebbet hapis cezası talebi

cesedi su kuyusunda bulunan 17 yasindaki hasretin katil zanlisina muebbet hapis cezasi talebi bbJM1FYI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Nisan, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Zonguldak’ta 17 yaşındaki genç kızı kuyuya atan şüpheliye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, Çaycuma ilçesinde 17 yaşındaki Hasret Akkuzu’nun cansız bedeninin geçen 19 Ekim günü Helvacılar köyü yakınlarındaki 4 metre derinliğindeki su kuyusunda bulunmasına ilişkin tahkikatı tamamladı.

İddianamede tutuklu şüpheli 42 yaşındaki Deniz B. hakkında “çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Diğer şüpheliler A.B., N.B. ve E.S. hakkında ise “çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Maktulün şikayeti üzerine şüpheli hakkında açılan dava dosyaya eklendi

İddianamede ikilinin yaklaşık 5 yıl önce tanıştığı, maktulün şüphelinin çocuğuna bakıcılık yaptığı ve eşinin kıskançlığı sebebiyle evden ayrılarak ailesiyle arasını düzelttiği bilgisine de yer verildi. Şüphelinin 2,5 yıl önce maktulü sevdiğini söylediği ancak başka birisi ile ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine sosyal medya üzerinden tehdit, hakaret ve ısrarlı takibe başladığı öne sürüldü. Hasret Akkuzu’nun 3 Ocak 2025 tarihindeki şikayeti üzerine Çaycuma 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı ve Deniz B.’nin bu dosya kapsamında 2 Temmuz 2025’te Aydın Ceza İnfaz Kurumu’na girmesiyle aralarındaki husumetin büyüdüğü ifade iddia edildi. Söz konusu açılan dava da cinayet dosyasına eklendi.

Cinayet zanlısı maktulün boğazını 5 dakika sıktığını itiraf etti

Şüpheli Deniz B.’nin 3 Ekim 2025’te cezaevinden izinli çıkarak Çaycuma’ya geldiği ve HTS kayıtlarına göre maktul ile 4-12 Ekim tarihlerinde Hasret Akkuzu ile mesajlaştığı kaydedildi. İddianamede, zanlının E.S.’den aldığı araçla buluştuğu; Akkuzu’dan mahkemede gerçeği anlatmasını istediği belirtildi. Şüphelinin savcılıktaki ifadesinde, “Maktul bana tepki gösterdi ve tekme atmaya çalıştı. Tartışma sırasında kendimi kaybederek maktulün boğazına sarıldım. Yere düşmesinin ardından yaklaşık 3-5 dakika boyunca boğazını sıktım ve öldüğünü fark ettim” şeklinde ifade verdiği de iddianamede yer aldı.

Şüpheli ağabeyinin evinden aldığı çekiçle kuyunun kilidini kırdı

Olay sonrası cesedi önce çalılık alana, ardından aracın bagajına taşıyan Deniz B.’nin, Perşembe beldesindeki su kuyusuna gittiği tespit edildi. Kuyunun kilitli olması sebebiyle bedeni çimenlik alana bırakan şüphelinin, gece saatlerinde ağabeyi A.B. ve yengesi N.B.’nin ikametine gittiği, burada A.B.’nin aracın içini kontrol ettiği bildirildi. İkametten aldığı çekiçle dönerek kilidi kıran zanlının cesedi kuyuya attığı, aracı bırakıp maktulün telefonunu asfalta fırlattığı aktarıldı. Şüpheli E.S.’nin ise aracı yıkamacıya götürdüğü dosyada yer aldı. İddianamede bu yaşananların ardından D.B.’nin izinli çıktığı cezaevine gitmek üzere yeniden Aydın’a gittiği belirtildi.

“Hasret’i öldürdüm, kurtuldum”

Kızılbel köyünde yaşayan ailenin geçen yıl 13 Ekim tarihindeki kayıp başvurusu üzerine ormanlık alanda bulunan aracın bagajında Hasret Akkuzu’nun babasına ait vesikalık fotoğraf ele geçirildi.

Ertesi gün cesedin su kuyusunda bulunmasının ardından şüpheli Deniz B., 22 Ekim’de Aydın’da yakalanarak 24 Ekim’de tutuklandı. Gözaltına alınan A.B., N.B. ve E.S. ise 3 Aralık’ta tahliye edildi. Şüpheli A.B.’nin ifadesinde, Deniz B.’nin olay sonrası kendisine, “Hasret’i öldürdüm, kurtuldum” dediği belirtildi.

Hasret’in tırnaklarında zanlının DNA’sı tespit edildi

Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda maktulün boyna basıya bağlı asfiksi (boğulma) sonucu öldüğü, giysilerinde ve tırnak içinde Deniz B.’ye ait DNA profili tespit edildiği aktarıldı. İl Jandarma Komutanlığı teknik incelemesinde zanlının internette olayla ilgili arama yaptığı kayıtlara geçti. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, şüpheli E.S. hakkında ayrıca “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 5 yıla kadar hapis istendiği kaydedildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

ÖZÇELİK-İŞ’TE GÖZLER 11 TEMMUZ’DA 12 YILLIK TECRÜBE YENİ DÖNEME TAŞINIYOR

6c137efc 1580 45f1 b597 0e4d0f3c9d45
Asuman Doğan tarafından
22 Haziran, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Türkiye’nin en güçlü işçi sendikalarından biri olan Özçelik-İş Sendikası’nda gözler 11 Temmuz’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’a çevrildi. Yaklaşık 45 bin üyeyi temsil eden sendikanın geleceğine yön verecek genel kurulda, 12 şubeden gelecek 260 delege yeni dönemin yönetimini belirlemek üzere sandık başına gidecek.

Sendikal hareket açısından büyük önem taşıyan genel kurul öncesinde, İstanbul Anadolu Havacılık Şube Başkanı Okan Ödemiş’in sosyal medya platformu YouTube üzerinden yayımladığı video mesajıyla Genel Başkanlığa adaylığını açıklaması dikkat çekti. Ancak sendika teşkilatlarında ve tabanda mevcut Genel Başkan Yunus Değirmenci’ye yönelik güçlü destek dikkatlerden kaçmıyor.

DEĞİRMENCİ’NİN DÖRDÜNCÜ DÖNEMİ BEKLENİYOR

Özçelik-İş Sendikası’nın son 12 yılına damga vuran Genel Başkan Yunus Değirmenci’nin, 11 Temmuz’daki genel kurulda yeniden aday olması bekleniyor. 2014 yılından bu yana sendikanın genel başkanlık görevini yürüten Değirmenci, örgütlenme faaliyetlerinden toplu iş sözleşmelerine, kurumsal yapılanmadan sosyal projelere kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı.

Sendika kaynakları, delegelerin önemli bir bölümünün tecrübesi ve bugüne kadar ortaya koyduğu sendikal performans nedeniyle Değirmenci’nin liderliğinin devam etmesinden yana tavır koyduğunu ifade ediyor.

ÜYE SAYISINDA VE ETKİNLİKTE BÜYÜK ARTIŞ

Yunus Değirmenci döneminde Özçelik-İş Sendikası’nın üye sayısında önemli artışlar yaşandı. Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yer alan demir-çelik, metal ve savunma sanayi alanlarında yürütülen örgütlenme faaliyetleri sayesinde sendika hem üye sayısını artırdı hem de sektördeki etkinliğini güçlendirdi.

Geride kalan süreçte imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle çalışanların ücret, sosyal hak ve çalışma koşullarında önemli kazanımlar elde edildi. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üyelerin alım gücünü korumaya yönelik sözleşmeler, sendika tabanında olumlu karşılık buldu. Bir çok kesim Özçelik-İş Sendikasının  son yıllarda yalnızca üye sayısı bakımından değil, temsil ettiği iş kollarındaki etkisi ve toplu pazarlık gücü açısından da Türkiye’nin önde gelen işçi sendikaları arasında yer aldığını belirtiyor.

İSTİKRAR VE BİRLİKTELİK VURGUSU

Genel kurul süreci yaklaşırken sendika camiasında en çok öne çıkan başlıklardan biri de istikrar oldu. Teşkilatın farklı kademelerinde görev yapan çok sayıda sendikacı ve delegenin, son 12 yılda yakalanan kurumsal istikrarın korunması gerektiği yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor.

Yunus Değirmenci’nin özellikle teşkilat yapısının güçlendirilmesi, şubeler arasındaki koordinasyonun artırılması ve üyelerle kurulan güçlü iletişim sayesinde sendika içerisinde birlik ve beraberlik ortamının güçlendiği değerlendiriliyor.

Özçelik-İş Sendikası’nda genel kurul sürecinin demokratik bir yarış ortamında geçmesi bekleniyor. Adayların projelerini delegelerle paylaşacağı süreçte, sendikanın geleceğine ilişkin farklı görüşlerin de genel kurul platformunda tartışılması öngörülüyor.

Bununla birlikte, kulislerde konuşulan değerlendirmeler delegelerin önemli bir bölümünün mevcut yönetimin sürdürdüğü politikaların devamından yana olduğu yönünde. Bu nedenle genel kurul öncesinde Yunus Değirmenci’nin yeniden genel başkan seçilmesine yönelik beklentinin oldukça güçlü olduğu ifade ediliyor.

Yaklaşık 45 bin üyesiyle Türkiye işçi hareketinin önemli kuruluşları arasında yer alan Özçelik-İş Sendikası’nın 11 Temmuz’da gerçekleştireceği Olağan Genel Kurul, yalnızca yönetim değişikliğinin değil, aynı zamanda sendikanın önümüzdeki yıllardaki yol haritasının da belirleneceği önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Genel kurulda delegelerin vereceği karar, Özçelik-İş’in örgütlenme stratejilerinden toplu iş sözleşmesi politikalarına kadar birçok alanda belirleyici olacak. Sendika camiası ve sektör temsilcileri ise şimdiden gözlerini 11 Temmuz’da yapılacak seçime çevirmiş durumda.

Bizi sosyal medyadan takip edin