Reklam
Reklam

Çebi: “Ağız Sağlığı; Fiziksel, Ruhsal ve Sosyal Sağlığımızın Giriş Kapısıdır”

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Mart, 2023 15:17 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Bilim Doktoru Doç. Dr. Ahmet Taylan Çebi, 20 Mart Dünya Oral sağlık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Ağız sağlığına dikkat çekerek, Ağız sağlığının fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığın giriş kapısı olduğunu söyledi.

İyi bir ağız sağlığının mutlu bir gülüş, aydınlık bir çehre, sağlıklı bir yaşam ve sosyal bir hayat demek olduğunun ifade eden Çebi; “Dünya Diş Hekimliği Birliği (FDI) tarafından 20 Mart, oral hastalıkların görülme sıklığını azaltmak için farkındalığı arttırmak ve kişileri, toplumları ve hükümetleri ağız sağlığı konuları hakkında bilinçlendirmek ve dolayısıyla da sağlıklı bir yaşamı teşvik için Dünya Oral Sağlık Günü olarak kabul edilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 60 yıl önce sağlığı, “yalnızca hasta veya sakat olmamak değil bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” şeklinde tanımlamıştır. Yani bir bireyin hasta olmaması ya da hastalığını tedavi ettirmiş olması ‘iyi olma durumu, iyilik hali’ için yeterli olmayacağı bu tanımdan anlaşılmaktadır. Ağız ve diş sağlığı, oral bölge sağlığı ve sonuçları sadece genel sağlık açısından değil, sosyal hayatın ve yapının devamlılığı ve huzuru açısından da son derece önemli bir etkiye sahiptir. Sosyal hayatın ve yapının bütünlüğü ve devamlılığı için bireysel ifadenin tek aracı olan konuşma, iletişim işlevlerinin sağlandığı organımız olan ağız ve çevresinin sağlığının ne denli önemli olduğu da böylece netlik kazanmaktadır.

Ağız boşluğu, oral kavite vücudumuzun tamamlayıcı bir parçasıdır ve ağız ve diş sağlığı, oral ve perioral bölgelerin sağlığı sistemik sağlığımızla yakından ilişkilidir. Birçok bilimsel çalışma sonucunda; yetersiz ağız sağlığının genel sağlığa olan olumsuz etkileri net bir şekilde çarpıcı örnekleri ile ortaya konulmuştur. Periodontal hastalıklar (Diş eti hastalıkları) gibi ağız enfeksiyonlarının; kardiyovasküler hastalıkları ve hamilelerde erken doğum riskini arttırdığı ve diyabetli hastaların kan şekerini kontrol etmelerinde sorunlar yaşamasına neden olduğu bilimsel veriler ve çalışmalar ışığında gösterilmiş, ayrıca ağız ve çevresinde meydana gelen değişiklikler; vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan enfeksiyöz hastalıklar, immün rahatsızlıklar, beslenme bozuklukları ve kanser gibi birçok hastalığın da ilk belirtisi olabileceği de bilimsel olarak bildirilmiştir.

Ayrıca fiziksel sağlığın yanı sıra, ağız sağlığı problemleri sebebiyle sosyal ve çevresel ilişkilerde zayıflama, özgüven kaybı, stres, anksiyete ve depresyon gibi psikososyal bozukluklar oluşabilmekte ve bu gibi durumların akabinde bireylerde sosyal fobiler, yalnızlık, ruh durum bozukluğu gibi istenmeyen sonuçlar da görülebilmektedir.
Ağız boşluğu, oral kavite; genel sistemik sağlığımızın giriş kapısıdır. Dahası yaşamımızın idamesi için ihtiyacımız olan beslenmenin, konuşmanın ve iletişimin sağlandığı organımızdır. Ağız sağlığı, oral sağlık denilince akla sadece dişler gelmemeli; diş etleri, sert ve yumuşak damak, ağız ve boğaz mukozası, tükürük bezleri, dudaklar, çiğneme kasları, alt ve üst çene kemiklerimiz olmak üzere bütün bir kompleks akla gelmelidir. İyi bir ağız sağlığına sahip olmak, tüm dişlere sahip olmak anlamına gelmez, tüm dişlere sahip olmanın yanında dişlerimizin çürüksüz, dolgusuz ve enfeksiyonsuz olması, diş eti hastalıklarının olmaması, ağız bölgesinde yumuşak doku lezyonlarının, prekanseröz dokuların ve lezyonların, ağız kanserlerinin, dudak-damak yarığı gibi doğumsal defektlerin ve gelişimsel defektlerin olmaması, ağız, diş ve maksillofasiyal bölge dokularını etkileyen her hangi bir hastalığa sahip olmamak anlamına gelmektedir.

Ağız sağlığı, oral sağlık; fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığımızın giriş kapısıdır. Unutmayalım ki ağız sağlığımızda meydana gelebilecek bozukluklar sadece ağız kavitemiz içerisinde kalmayacak ve bizleri her anlamda olumsuz etkileyecektir.

İyi bir ağız sağlığı; mutlu bir gülüş, aydınlık bir çehre, sağlıklı bir yaşam ve sosyal bir hayat demektir” dedi. (Halil Kızılyer)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Zonguldak’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105’inci yılı törenlerle kutlandı

zonguldakin dusman isgalinden kurtulusunun 105inci yili torenlerle kutlandi DHTTXvBH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Haziran, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105’inci yıl dönümü kentte düzenlenen törenlerle kutlandı.

Törenler, Zonguldak Valiliği önünde gerçekleştirilen programla başladı. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem tarafından Atatürk Anıtı önüne çelenk bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kutlama mesajı okundu.

Günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yapan Belediye Başkanı Tahsin Erdem, şunları kaydetti:

“Zonguldak’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yıl dönümünde bir araya gelmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kentin bağımsızlığına, emeğine ve geleceğine sahip çıkma iradesinin tarihidir. Bugün burada yalnızca geçmişi anmak için değil, bizlere bırakılan mirasın değerini hatırlamak ve bu mirasa layık olma sorumluluğunu bir kez daha paylaşmak için burada buluştuk.”

Konuşmanın ardından program, halk oyunu gösterileri ve şiir dinletileriyle devam etti. Düşman işgalinden kurtuluşun yıl dönümü dolayısıyla Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu tarafından takdim edildi.

Valilik önündeki tören, hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi. Törenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Zonguldak’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yılı, törenle kutladık. Tabii 1918-1922 Türk tarihi açısından, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır. Büyük önder Atatürk dağılan bir imparatorluğu, kırılan bir milleti, dağılan bir orduyu toplamıştır. Yeniden 1919’da Samsun’a çıkışıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş yolu başlamıştır. Kurtuluş Savaşı başlamıştır. Yine bu süreçte 21 Haziran’da, düşman, Fransız işgali altındaki Zonguldak’ı terk etmek zorunda kalmıştır. Allah vatanımıza düşman potini değdirmesin. Buna kimse cesaret edemez. En kötü zamanda Türk milleti küllerinden var olmuştur. Bizim Zonguldak’ta bu Türkiye Cumhuriyeti’nin yükselişinde çok büyük katkıları olmuştur. Taşkömürüyle, demir çeliğiyle, üretimiyle, madencilerimiz yerin metrelerce altında Türkiye için üretmiştir. Bugün yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti en güçlü zamanını yaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Yüzyılında, ikinci yüzyılda da çok büyük başarılara imza atacaktır ve Zonguldak yine Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınmasında en öndeki vilayetlerden olacaktır. Bunu kutluyoruz, kutlu olsun. Hepimizin, tüm Zonguldak’ın kurtuluşunu kutluyorum.”

Uzun Mehmet Anıtı önünde anma töreni

Valilik önündeki resmi programın ardından etkinlikler Uzun Mehmet Anıtı önünde devam etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan buradaki törende, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Muharrem Kiraz tarafından anıt önüne çelenk sunuldu.

TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Zonguldak’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunu kutladığımız bugün, aynı zamanda havzamızın geleceğini değiştiren Uzun Mehmet’i anmak üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. 8 Kasım 1829 yılında Ereğli’nin Köseağzı Neyren Deresi mevkiinde askerlik görevini bahriye olarak yapan Uzun Mehmet’e ve onunla birlikte diğer arkadaşlarına verilen bir görevle birlikte kendisinden siyah taşın aranması istenmiştir. Uzun Mehmet de klasik olarak buğdayını öğütmek üzere değirmene gittiğinde, askerde kendisine gösterilen taşın bir benzerini derede görmüş ve ondan bir numune alarak madendeki ateşe getirip atmış ve orada yandığını görmüştür. Daha sonra da İstanbul’a durumu bildirip Zonguldak’ta hem bölgenin geleceğini değiştiren hem ülkemizin geleceğini değiştiren Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun bulunuşuna imza atmıştır. 200 yıldır kömür ana faktör, ana etkendir. Sanayimizin gelişmesi, ülkemizin enerji kaynağının karşılanması noktasında ana enerji unsuru olmuştur.”

Anma programı, diğer konuşmacıların hitaplarının ardından alanda oluşturulan fotoğraf sergisinin gezilmesiyle sona erdi. Kentin düşman işgalinden kurtuluşu kapsamında Zonguldak Limanı’na demirleyen TCG Kilimli Gemisi ziyaretçilerini ağırladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin