Ramazan Öztürk tarafından
19 Mart, 2024 13:17 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Çaylı: “Yalan Söylüyorlar, Hayal Satıyorlar”

Yenice'ye 3. Etap TOKİ Konutları yapılacak şeklindeki açıklamanın gerçeği yansıtmadığını ifade eden Yenice Belediye Başkanı ve MHP Başkan Adayı Zeki Çaylı, "TOKİ zaten sel afetinde zarar gören vatandaşlar için 367 konut yapacak.  3. Etap TOKİ Konutları ilçemize hayırlı olsun demek Yenice halkını kandırmaktır, yalan söylemektir" dedi.

Yenice'de  sel afetinden zarar gören vatandaşlar için TOKİ  tarafından yapılacak olan 367 konutun   "3. Etap TOKİ Yenice'ye hayırlı olsun" şeklinde AK Parti Belediye Başkan Adayı Sertaş Karakaş tarafından  Yenice halkına  müjde olarak verilmesine Yenice Belediye Başkanı ve MHP Başkan Adayı Zeki Çaylı, "Yenice halkına yalan söylüyorlar, hayal satıyorlar" diyerek tepki gösterdi. Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, Yenice’de yapılması planlanan 3’ncü Etap TOKİ Konutları ile ilgili açıklama yaptı. Başkan Çaylı açıklamasında, “Kıymetli Hemşehrilerim,Bölgemizde 2022 Haziran ve 2023 Temmuz aylarında ard arda iki defa meydana gelen sel afetinden ilçemizde etkilenmiştir. Sel afetinin daha çok Merkez Mahallesi İncedere Çayı kenarında zarara sebep olduğu da aşikardır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca İncedere Çayı’nın her iki kenarında olmak üzere asma köprüden başlayarak Hazal İşhanı’nı da içine alan, belediye binasının da bulunduğu (aşağıdaki krokide görüldüğü gibi) mevcut binalar kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak bu binalara karşılık Orman İşletmesinde belirlenen (arsaya ait kroki aşağıda görüldüğü gibi) 5 blok 2+1 107 adet daire, 3 blok 3+1 60 adet daire olmak üzere toplam 167 daire yapılması planlanmıştır. Ancak sel afetinden zarar görenler için yapılması planlanan bu 167 konutluk TOKİ tarafından yapılacak daireleri yalan ve hayal satanlar 3’ncü Etap TOKİ Konutları ilçemize hayırlı olsun diye Yenice halkımıza yalan söylemektedirler. Her zaman ve her şeyde olduğu gibi yalan rüzgârı estirmeye devam edenlere diyoruz ki, bırakın yalanları ekteki krokide görülen İncedere Çayı kenarındaki yapılacak taşkından kaynaklı kentsel dönüşümün karşılığı olarak Orman İşletmesi’ndeki alana yapılacak binaları yerel seçim var oy alırız diye sosyal medya hesaplarınızdan ve basın yoluyla 3’ncü Etap TOKİ Konutları diye açıklayarak halkımızı kandırıyorsunuz. Halkımıza doğru ve gerçekleri biz de evraklarla böyle açıklarız. Her zaman olduğu gibi ne demişsek yalandan, dolandan uzak en doğru ve gerçekçi bir şekilde Yenice halkımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz. Halkımızı saygı ve hürmetle selamlıyorum.” dedi. Çaylı; "Sel afetinden zarar gören vatandaşlar için yapılacak konutları 3. etap TOKİ Konutları yapılacak diyerek yalan ve hayal satıyorlar" dedi. (Ramazan Öztürk) blank
blank
Haber Merkezi tarafından
02 Nisan, 2025 10:47 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0

CUMHURİYET KENTİKARABÜK’E DAİR 3 NİSAN 1937

M.K.ATATÜRK, 30 yılını asker olmaya, 12 yılını cepheden cepheye vatan savunmasına, ömrünün geri kalan son 15 yılını da modern Türkiye’nin kuruluşuna ve ekonomik kurtuluşuna adamış bu milletin başına gelmiş en büyük şanstır.

Milli mücadelenin kahramanları paşalar, hepsi de iyi eğitim almış Osmanlının gözde paşalarıydı. O döneminin acı tecrübelerini sanayiden hatta dünyadan kopuş sürecinin bizi hangi felaketlere sürüklediğini bizzat yaşayarak görmüşlerdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran işte bu irade;
1934-1938 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile zaferle biten milli mücadeleyi, ekonomik kalkınma hamlesi ile taçlandırmanın, bağımsız Türkiye’nin temimatı olduğunu biliyorlardı.
Yol haritalarını buna göre çizdiler.

Sanayinin canlanması için ilk olmazsa olmaz alt yapı ulaşımdı.

Osmanlı döneminde ağaç dalları gibi çıkarlara göre oluşturulmuş, çıkarın bittiği yerde ağaç dalı gibi sonlanan demiryolları tesislerini Türkiye’nin hammaddesini fabrikalara, fabrika çıktılarını Anadolu içlerine taşıyacak ekonomik kalkınma hamlesine hizmet edecek anlayışla “demiryollarını ülkeyi saran ağ biçimimde” planladılar.

Onun için onuncu yıl marşında “Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan “ dediler.

Bu Demir ağlardan biri Irmak- Filyos arasında “Kömüre giden Demiryolu” olarak anılan hat idi.
Hattın diğer yönü ise Demir madenine giden Divriği hattı oldu.

blank

Rayların inşası bir ucu Filyos’dan diğer ucu Irmak’tan başladı ve demiryolu rayları buluştuğu yer Eskipazar tren istasyonu oldu. (Fikret GÖKÇE abi Eskipazar’a rayların öpüştüğü yer” der)

Bu alt yapının üzerine Karabük doğdu.

Karabük’e sadece bir fabrika değil bir kent, sadece bir kent değil bir yaşam kültürü kurdular. Bunu yaparken ben karar verdim oldu değil tam 8 yıl fizibilitesini çeşitli yönleriyle Rusya, Almanya, İngiltere ve hatta Amerika’dan bile uzmanların raporlarını değerlendirerek yaptılar. İngiliz’i Alman ile yarıştırdılar. Onların parası onların Pazarı ile
kömüre giden tren yolu üzerinde güvenlikli bölge Safranbolu- Karabük lokasyonunda 16 milyon TL bedelle “her fabrika bir kale” anlayışı ile bacaları tüttürdüler.

Kadın Berekettir diye tütün bacalar, usta başının kızının adı gibi Fatma oldu, Müdürün kızının adı gibi Zeynep oldu, Ülkü oldu.

Demir ve Çelik Fabrikası yokluğun mazeret sayılmadığı tıpkı kurtuluş savaşının Kuvayı milliye ruhunun sanayileşme alanındaki tezahürü olduğunu, onun enerjisi ile oluşan kültürel değişimin izleri olan Yenişehir sineması, havuzlu bahçesi, mühendisler kulübü hatta onun adını taşıyan Lisesinin manevi miras olduğunu inkar edebilir miyiz?

Bunların mekansal boyutu ile bir bütün olduğunu, Karabük’ü sanayi kent müze haline getiren , hatta 3 Nisanı Sanayi Gününe evirecek bu felsefeyi anlayarak Türk Milletine yaymak gibi devasa potansiyeli görememek mümkün mü?

Restore edin, yaşasın bu değerler. Karabük yaşayan sanayi müzesi, bunu tüm erken cumhuriyet değerleri ve geçmişten geleceğe taşınacak yapıları ile korunacak birşey olduğunu anlayalım. Safranbolu'ya gelenlerin ikinci bir gelme nedeni de bu olur, olsun. KARDEMİR bir dönem sosyal sorumluluk projelerine buraya ayırsın mesela.

Avcumuzıun içine o vatansever neslin yerleştirildiği bu nadide çiçeği daha ne kadar susuz ve ruhsuz bırakacağız,

Bu nadide çiçeğe 5 Nisan 1994 kararları ile yaşatılanlar canımızı hala acıtmıyor mu?

Karabük ruhunu koruyun, o ruhun arkasında modern dünyaya açılan cumhuriyet var….dokunmayın!!!

3 Nisan Kuruluş günü etkinlikleri gittikçe zayıflıyor, farkındayız. Yapmayın.

Cumhuriyetin armağanı o yüz akımız fabrika nın maddi sahibi sizlersiniz ama orası bizim manevi mirasımız. Karabük'e dair sosyal sorumluluğunuz olduğunu hiç unutmayın.
Çünkü sizin sahibi olduğunuz yer sıradan bir fabrika değil kuvay-i milliye ruhunun üzerinde kol gezdiği milli destandır.

KARABÜK'ÜN 88. KURULUŞ YILI KUTLU OLSUN.
Büyük Önder M. K. ATATÜRK, İsmet İNÖNÜ ve Fevzi ÇAKMAK başta olmak üzere tüm emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Mehmet Emin ASLAN
Eskipazar Ekonomik Kalkınma Derneği Başkanı ve Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu Koordinatörü

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.