Çaylı: “Gücümüzü Halkımızdan Alıyoruz” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Temmuz, 2022 13:40 tarihinde yayınlandı
0
0

Çaylı: “Gücümüzü Halkımızdan Alıyoruz”

Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, “Biz gece gündüz demeden çalışırken, hizmet gücümüzü Yenice halkımızdan alıyoruz.Bizim tek derdimiz var ; o da halkımıza hizmet etmek.” dedi.

“TEK DERDİMİZ HALKIMIZA HİZMET”

Çaylı, yaptığı yazılı açıklamada, “Değerli dostlarımız, göreve geldiğimiz noktayı da bugünü de iyi hatırlamalarını ümit ederiz. Şükürler olsun ki 13,5 yıllık hizmet süremizde hizmet getirmediğimiz mahalle kalmadı. Bugün Yenice, yaşanılabilir Avrupai bir kent konumuna geldiyse burada emek var, gayret var, insanlarımızın bitip tükenmeyen ve katlanarak artan desteği var. Hayal dahi edilemeyen bir çok hizmeti bizi bu görevlere taşıyan saygıdeğer insanlarımızın desteği ile gerçekleştirdik. Bizim işimiz halka hizmet. Bunun için bu makamlardayız. Bizim tek derdimiz var ; o da halkımıza hizmet etmek. Allah’ın rızasını gözeterek Yenicemizde her vatandaşımıza eşit hizmet götürme gayreti içerisindeyiz. Vatandaşımıza hizmet etmek ve verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz.Yenice halkımız, her şeyin en güzeline layık. Bu şehre hizmet etmekten büyük mutluluk duyuyoruz” DEDİ.

“ESERLERİMİZ İLE KONUŞUYORUZ”

Eserleri ile konuştuklarını, hizmetleri ile övündüklerini ifade eden Başkan Çaylı;

“Halkımızdan aldığımız gücü fazlasıyla yine halkımız için harcıyoruz. Biz, halkımızın hizmetkarı olarak, halkımıza karşılıksız hizmet etmek için varız. Dün olduğu gibi bugün ve yarında halkımıza hizmete devam edeceğiz. Çok iş başardık,çok yol aldık. Birçok yatırımları ilçemize kazandırdık. Bilgi ve tecrübelerimiz, halkımıza hizmet yolundaki aşkımız ve çalışma ahlakımızla Yenice için en doğru ve en iyi hizmetleri üretiyoruz. Bizleri bu makamlara getiren halkımıza verdiğimiz sözlerimizi tutuyoruz. Asfalt, su, yol, kanalizasyon, yeni su depoları, mahallelerimizin su sorununun kökten çözümü, kilometrelerce cazibeyle verilen yeni su hatları, spor ve kondisyon aletleri, sosyal hizmetler, ilçenin talihini değiştirecek turizm yatırımları, parklar, oturma alanları, yenilenen araç parkı, hazine arsalarını üretimi, maaşını aksatmadan ödeyen bir belediyecilik anlayışı, insanın yardımına 24 saat koşan bir belediye, alt yapı hizmetleri ve saymakla bitiremeyeceğimiz onlarca, yüzlerce hizmet geride kalan 13,5 yıllık hizmet dönemimizde gerçekleşti. Bu hizmetleri gerçekleştirirken personelimiz ile zaman saat dinlemeden çalıştık, çabaladık, gayret gösterdik. Bugün eserlerimiz ile konuşuyoruz. Bugün hizmetlerimiz ile övünüyoruz. Yenice Belediyesi’ni, alacağını alan, borcunu ödeyen, sosyal belediyeciliğin gerekliliklerini yerine getiren bir belediye seviyesine taşımanın gururunu hep birlikte yaşıyoruz” diye konuştu.

“BİZ İŞİMİZE BAKARIZ, HİZMETİMİZE BAKARIZ. YOLUMUZA DEVAM EDERİZ”

Yenice Belediye başkanı Zeki Çaylı; “Hep söyledik, söylemeye devam edeceğiz. Allah bize bu nefesi verdiği ve halkımızın desteğin devam ettiği sürece hizmete talibiz. Bizi hiç bir şey bu güzel ilçeye, bu güzel ilçenin sağduyulu insanlarına hizmet getirmekten Allah’ın izini ile alıkoyamaz. Biz, işimize bakarız, hizmetimize bakarız. Yolumuza devam ederiz.

Yenice, bir turizm şehri olacaktır. Bunun meşalesi yakılmıştır. Şeker Kanyonunun güzelliğine ivme katacak Ihlamur Teras , bugün ilçeye gelenlerin beğenisin kazanmakta ve övgüsünü almaktadır. Turizm yatırımları özel müteşebbis ruhu ile çoğaldığında Yenice turizm kenti olacaktır. Biz de hedefler bitmez, aksine katlanarak yeni yeni düşünceler ortaya çıkar. İnsanlarımız bizimle birlikte olduğu sürece alacağımız çok yol var. Daha yapacak çok işimiz, alacak çok mesafemiz var. BİRLİKTE BAŞARDIK, YİNE BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ.

Bu düşüncelerle bize hep destek olan saygıdeğer vatandaşlarımıza saygı, sevgi, muhabbet ve selamlarımı sunuyorum “ dedi.  (Halil Kızılyer)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
memur sen 1 mayisi corumda kutladi nwAi8gUS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Memur-Sen, 1 Mayıs’ı Çorum’da kutladı

Çorum’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısı meydanı dolduran binlerce kişiye seslenen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu” dedi.

Memur-Sen Konfederasyonu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Çorum’da kutladı. Çorum Saat Kulesi Meydanı’nda oluşturulan alandaki kutlamalara binlerce kişi katıldı. Memur-Sen Konfederasyonu Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen’e bağlı sendika başkanlarının katıldığı kutlamaya katılan vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sloganlarla kınadı. Türk bayraklarıyla alanı dolduran binlerce kişi, 1 Mayıs’ı kutladı.

“1 Mayıs kardeşlik sözün, sesin yükseldiği gündür”

Alanı dolduran vatandaşlara ve sendika üyelerine seslenen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Paylaşımda adalet, dünyada barış diyoruz. Buluşmamız emekli, işçi, memur, bütün emekçiler, ülkemiz, üyelerimiz, milletimiz, insanlık için, mazlumlar ve mağdurlar için, alın teri mücadelemiz için hayırlara vesile olsun. Bugün bu coşkulu meydandan kadınıyla, erkeğiyle, amiriyle, memuruyla, emeklisiyle, engellisiyle, kadını, genciyle emeğin gür sesi yükseliyor. Uzak, yakın demeden meydanı dolduran coşkulu, emekçi kardeşlerimle birlikte, kamu görevlilerimizin gururu tüm kamu çalışanlarının umudu olarak sendikalarımızı tek tek selamlıyorum. 1 Mayıs kardeşlik günüdür, birlik ve beraberliğin günüdür, emeklisiyle, işçisiyle, emekçisiyle sözün, sesin yükseldiği gündür. 1 Mayıs emperyalizme karşı küresel adaleti, kapitalizme karşı alın terindeki asaleti, zalime karşı mazluma refakati, adil bir dünyayı, hakça savunma günüdür. Bugün kapitalistlerin, kompradorların emek istismarına dur demek için, küresel iktisat şebekelerinin aile düşmanlığına, LGBT borazanlarına sus demek için meydandayız. Sebebi olmadığımız enflasyonun bedeli emekçiye ödetilmesin, insan çalışma şartları tahsis edilsin demek için, kamuda ücrette denge, gelirde adalet talebimizi haykırmak, emekçinin gür sesini duyurmak için, aile dostu vergi politikamızı bir kez daha dillendirmek için buradayız. Uluslarası çalışma normlarına, ILO normlarına uygun bir sendika yasası, memur sendika yasası için, sorunlarından arınmış bir kamu personel rejimi için bugün buradayız. Küresel zulüm düzenine karşı dünya beşten büyüktür demek için, emek sermayeden büyüktür demek için, emeğin adalet talebini yükseltmek için, savaşlara hayır, soykırıma hayır demek için buradayı” dedi.

“En namuslu kelimeler, en namussuz insanların ağzında”

Dünyadaki gelir adaletsizliğine değinen Yalçın, “Emperyalizmin dünyanı kan gölüne çevirdiği, insanlığa açlığı, yoksulluğu, sefaleti, ölümü dayattığı bir çağdayız. Bu çağda adalet insanlığın hasretidir. Bu çağda adalet insanlığın umudu, duasıdır. Çünkü çivisi çıkmış olan bu dünyada kapitalist hırsızlar, emperyalist arsızlar dünyayı dünyayı cehenneme çeviriyor, adaletsizlik her geçen gün yeryüzünü kuşatıyor, emek horlanıyor, sömürü gittikçe azgınlaşıyor. Bu çağda adalet susturuluyor, zulüm konuşuyor, insanlık kan kaybediyor. Böyle bir düzene razı mıyız, tabi ki hayır. Dünyanın nüfusunun yüzde 20’si aşırı yoksulluk sınırının altında, yarısı ise yoksullukla mücadele ediyor, küresel serveti ise dünyanın yüzde 1’i kontrol ediyor. En zengin 26 kişinin serveti dünyadaki toplam servetin yarısına denk geliyor. Tam 1 milyar insanın açlıkla boğuştuğu bu çarpık düzene ‘gelişmişlik’, ‘büyüme’, ‘yeni dünya’ düzeni diyorlar. Bir tarafta servet dağ olur, bir tarafta açlık can alır. Bu düzende büyüyen dünya değil, büyüyen ancak zulümdür. Milyonlarca çocuğun açlıktan öldüğü, namussuzluğun, alçaklığın, hırsızlığın kol gezdiği böyle bir düzeni asla tasvip etmiyoruz. Bunun neresinde gelişmişlik, neresinde adalet, neresinde insan, vicdan var? İnsanlığa cennet vaad ediyor ama cehennemi yaşatıyorlar. Onun için emperyalizme hayır diyoruz, siyonizme hayır diyoruz, kapitalizme hayır diyoruz, sömürüye hayır diyoruz. Çünkü emperyalizm sömürür, aç bırakır, savaş çıkarır, savaş yapar. Sonra ‘insan hakları’, ‘özgürlük, ‘insan hakları’, ‘özgürlük’ ‘medeniyet’, ‘demokrasi’ der. En namuslu kelimeler, en namussuz insanların ağzında” diye konuştu.

“12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu”

Gazze’de yaşanan soykırıma değinen Yalçın, “Coğrafyamızın durumu ortada. Gazze’de 10 binleri katlettiler. Yüz yılın soykırımı yaptılar, soykırıma uğrayanların tamamına yakını savunmasız kadınlar, yaşlılar, bebekler ve çocuklar. Anneler parçalanmış evlatlarının bedenini ellerine alıp çığlık atarken, siyonist katiller çocukları bilinçli olarak hedef yapıyorlar. Hani nerede insan hakları, nerede kadın hakları savunucuları, hani çocuk hakları, insan hakları hamaseti yapanlar nerede Kutup ayıları, su kaplumbağaları, bilmem ne balinaları için ortalığı yıkanlar Gazze’de yaşanan vahşet karşısında ne oldu, kökünüze kibrit suyu mu döküldü, neredesiniz? Charlie Hebdo saldırısında ölen 12 kişi için tüm dünyayı Paris’e toplamışlardı ama 70 bin aşkın insan soykırıma uğradı, hepsi sustu. Bu onların çifte standartı, işte bu küresel adaletsizliğin en çarpık hali. Öyle bir düzen ki kendi kirini bile ört bas ediyor, kendi suçunu bile dosyalara gömüyor. Epstein dosyalarından ortaya çıkan o çürümüşlük bile bu kirli düzeni anlatmada az kalır” diye konuştu.

“Birimizi alırsanız, binimiz yola çıkarsınız”

Gazze’deki ağır kuşatmayı kırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu’na uluslarası sularda saldıran İsrail’e tepki gösteren Yalçın, “Yüreği sınırsız aktivistler, kardeşlerimiz Barselona’dan yola çıktı, İtalya kıyısında duraklayıp yeni aktivistler aldı. Gazze için yolculuğunda Girit açıklarında, uluslararası sularda haydut, korsan İsrail tarafından alıkonuldu. Gemileri açıklarda bırakılarak batması istendi. Onun için buradan söylüyoruz. Bakın, birimizi alırsanız, binimiz yola çıkarsınız. Onlar o kontejsana sığabilen arkadaşlarımız. İçlerinde 10 tane Memur-Sen il temsilcimiz, genel başkan yardımcımız var. Aktivistlerimize bir şey olursa bunun bedelini ödetiriz diye başlangıçtan beri sesimizi, sözümüzü yükseltiyoruz. Sadece bizim kardeşlerimiz değil, dünyanın tamamında, dini, rengi, mezhebi, meşrebi, milliyeti farklı olsa da insanlık ortak paydasında yüreği aynı olan yiğit aktivistlerin tamamını buradan selamlıyoruz. İletişimi karartıyorlar ama unutmayın, cicdanlarımızı karartamazsınız. Biz itiraz etmeye, hareket etmeye, Gazze’ye ulaşmak için gayreret edeceğiz. O çocuklara eğitim yardımını, sağlık yardımını götüreceğiz. Gıda yardımları ulaşsın, Gazze özgürleşsin, Filistin özgür olsun diye elimizden geleni ilk günden bugüne kadar ortaya koyduğumuz gibi bundan sonra da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Bizi güçlü kılacak olan alın teriyle yoğrulmuş bir adalettir”

Konuşmasında Memur-Sen Konfederasyonunun taleplerini de dile getiren Yalçın, “Güçlü memur, güçlü Türkiye. Güçlü Türkiye’den kastımız gelir dağılımında adaletin olduğu, toplumun her kesiminin refahtan ve büyümeden hakkına düşeni alabildiği, alın terinin karşılığının tastamam teslim edildiği adil Türkiye’dir. Bizi güçlü kılacak olan alın teriyle yoğrulmuş bir adalettir. Bizi muhkem kılacak olan gelirde adalet, vergide adalet, paylaşımda adalettir, insanı yaşat ki devlet yaşasın şiarına sımsıkı sarılmaktır. Fakat bu noktada tablo iç açıcı değil. Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı sabit gelirliyi eziyor, enflasyonla mücadelede fatura emekçiye kalıyor. Neoliberal politikalar sebebiyle gelir dağılımında adalet derinleşiyor, orta sınıf yok oluyor, emekliler ay sonunu getiremiyor. Görev aylığımız ile emekli aylığı arasındaki bağ koptu. Emekliler 22 bin TL seyyanen zammı hala alamadılar. Onun için emekliyi el açtıracak durumdan bir an önce kurtarmak gerekiyor. Genç işsizliği, gençlerimizi umutsuzluğa düşürmesin. Ücretlerin vergi yükü azaltılsın. Emeğin payı küçülürse umut da küçülür. Umut küçülürse alın teri başkasının kazancına dönüşür. Defalarca bu böyle olmaz dedik. Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasını bize kesmeyin dedik. Ücretleri kısaltarak enflasyonu düşüremezsiniz dedik ve bütün bu yanlışların sosyal maliyetini anlattık. Bir kez de dünyanın merkezi Çorum’dan haykırıyoruz. Kamuda ücret adaletsizliği var, kamuda gelir dengesizliği var. Ücretlerimiz arasındaki makas büyüyor. Statüler arasındaki çalışma barışını bozan tartışma her geçen gün yükseliyor. Onun için bir an önce adım atmak gerekiyor. 8. Dönem Toplu Sözleşme’de uzlaşamadık, 7’incisinde de genel hükümlerde uzlaşamamıştık, süreç gergin bitti. Bu zam oranıyla kamuda aynı işi yapanlar arasında ücret dengesini alt üst edersiniz, aynı iş yapanların arasını açarsınız, kamuda çalışma barışını başarırsınız dedik, anlatamadık. Büyümeden, refahtan pay vermeden gelirde adaleti sağlamayı bırakın, alım gücündeki azalmayı düzeltemezsiniz dedik, anlatamadık. Onun için ‘bütçe disiplini’, ‘enflasyon hedefi’ dediler, gerçekleri görmezden geldiler. Bugün geldiğimiz noktada enflasyona reva görüleni yedi, bitirdi” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin