Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Mayıs, 2014 08:05 tarihinde yayınlandı
0

Çaycuma Belediyesi Yaşam Alanı için Çalışmalara Başladı

ZONGULDAK Çaycu ma Belediyesi, Seçim dönemin de tanıtımı yapılan “Filyos Ça yı Yaşam Alanı Projesi”nin ilk hazırlıkları başladı. Irmak sette yapımı tamamlanan halı saha ile mezbaha arasındaki arazide düzleme çalışmaları başladı. Çaycuma Belediye Başkanı Bü lent Kantarcı, kendi olanaklarıy la çizdirdiği “Filyos Çayı Yaşam Alanı Projesi” hakkında “Çaycuma’nın ve Bölgenin kaderini değiştirecek, nefes kesen Hayal değil gerçek bir proje” olarak değerlendirdi. Projenin adım adım hayata geçeceğini ifade eden Başkan Bülent Kantarcı, Filyos Çayının iki yanında Batı Karadeniz’e hitabeden bir bölge parkı kurulacağını söyledi. Kantarcı; “İlçenin turizm kapasitesini arttıracak, ilçenin yoğurt başta olmak üzere diğer özelliklerinin ziyaretçiler tarafından algılanmasını ve turizmin çarpan etkisiyle diğer sektörlerde de canlanmasını sağlayacak büyük proje. Batı Karadeniz bölge parkı niteliğinde. Spor, eğlence ve kültürel faaliyetler ana temalar olarak ön planda. Tüm yaş gruplarına yönelik fonksiyonlar, sosyal etkinlikler, sosyal projeler ve sportif faaliyetler. Her yaş ve kabiliyetteki insanlara aktivite ve boş vakit değerlendirme olanakları sunuyor. Gençler ve yetişkin gençler için atletizm, futbol, voleybol, basketbol, masa tenisi, dağcılık eğitimi, bisiklet, kros vb. spor alanları. Çevre ilçelerdeki okulların ve okul öncesi grupların kullanımına yönelik eğitici parklar, yaz programları, izcilik kampı, çocuk tema parkları, küçük hayvanat bahçesi. Engellilerin kullanımına yönelik aktivitelere zemin hazırlanmış alanlar. Yeme içme olanakları. Tarihin arka sayfalarına yolculuğa götürecek Etnografya Müzesi. Açık Sergi alanları. Sandal gezileri. Su sporları. Çocuklar için Macera parkı. Deneme Bilim Merkezi. Zeka Oyunları atölyeleri. Gözlem evi. Adım adım yapılacak kocaman bir proje. Daha iyi bir Çaycuma için, her şeyimiz var. Çaycuma, değişime yelken açıyo” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin