ZONGULDAK’ın Kilimli ilçesi Çatalağzı beldesinde yapılamasına onay verilen 5’inci termik santral bir grup tarafından protesto edildi.
Yaşanabilir Zonguldak Platformu tarafından gerçekleştirilen yürüyüş için yaklaşık 200 kişilik kalabalık kent merkezinde bulunan saat kulesi önünde toplandı.
Çatalağzı Belediye Başkanı CHP’li Adnan Akgün, Muslu Belediye Başkanı CHP’li Sabahattin Adıyaman, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan’ın da destek verdiği kalabalık, ellerindeki pankart ve dövizlerle cadde üzerinden termik santrallerin bulunduğu alana geldi.
Grup adına açıklamalarda bulunan Yaşanabilir Zonguldak Platformu Dönem Sözcüsü Kadir Orhan, “Yapım aşamasında olan bin 700 megavatlık termik santralde yakın zamanda devreye girerse burada sağlıklı canlı yaşamı söz konusu olmayacaktır.
Bu çılgınlığa son verilmez ise burada çok dar bir alanda 5 bin megavatlik termik santral olacaktır. Bu büyüklükte bir santral dünyanın hiçbir yerinde yoktur” dedi.
Çatalağzı’nda yeni bir termik santral yapılmasına asla izin vermeyeceklerini ifade eden Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün ise, “Termik santral istemiyoruz. Zonguldak’ta 5 milletvekili var. Hepsini 25 Temmuz’da Çatalağzı’na havuz başına bekliyorum.
Delikanlı gibi çıkacaklar hepsi bu duruma ne diyorlar halka söyleyecekler. Kimse dansöz gibi kıvırtmayacak” diye konuştu. Grup yapılan basın açıklamasının ardından dağıldı.


Çatalağzı’nda Termik Santral Protestosu
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


