Cansız bedeni 17 gün sonra bulunan kaptan son yolculuğuna uğurlandı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Eylül, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Cansız bedeni 17 gün sonra bulunan kaptan son yolculuğuna uğurlandı

Kastamonu’nun Cide ilçesinde 11 Ağustos tarihinde Karadeniz’de batan teknede kaybolduktan sonra cansız bedeni, 17 gün sonra Sinop’ta bulunan teknenin kaptanı Öztürk Kürelioğlu, son yolculuğuna uğurlandı.

Olay, 11 Ağustos Pazar günü Cide ilçesinde, kaptan Öztürk Kürelioğlu, Ahmet Kaan Karayılan, Emrah Yasin Büyükoral, Ayşenur Gürcan, Hülya Mütevelli ve Esmanur Gürcan’ın bulunduğu 5 metrelik “Maviş” isimli fiber tekne, Gideros Koyu’nun yaklaşık 2 mil açığında su alarak battı. Teknede bulunan Ahmet Kaan Karayılan, Emrah Yasin Büyükoral ve Ayşenur Gürcan, sesleri duyan balıkçılar tarafından kurtarıldı. Aynı teknede bulunan kaptan Öztürk Kürelioğlu, Hülya Mütevelli ve Esmanur Gürcan kayboldu. Olayın 5’inci gününde Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK), İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Bartın, Sinop ve Samsun Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerinin çalışmaları sonucunda dalgıçlar tarafından Gideros Koyu’nun 200 metre açığında, denizin dibinde Hülya Mütevelli ve Esmanur Gürcan’ın cansız bedeni ile batan tekneye ulaşıldı.

Ardından yapılan tüm çalışmalara rağmen bulunamayan teknenin kaptanı Öztürk Kürelioğlu’na ait hiçbir ize rastlanılmadı. 17 gün sonra teknenin kaptanı Öztürk Kürelioğlu’na ait ceset Sinop’ta karaya vurdu. Yapılan DNA testinin ardından Öztürk Kürelioğlu’nun cenazesi ailesine teslim edildi. Kastamonu il merkezindeki Kuzeykent Merkez Camiinde ikindi namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Kürelioğlu’nun cenazesi, Gümüşlüce Mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim10
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
02 Mayıs, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0
0

İNANCI 2. KEZ TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU GETİRDİ!

Konya’da kazanılan şampiyonluğun ardından Edirne’de gelen bir kez daha zirve… Bu bir tesadüf değil; alın terinin, inancın ve görünmeyen emeğin kaçınılmaz sonucudur.

Karabük’ün adı, bir kez daha Türkiye’nin en tepesine yazıldı. Çünkü bazı zaferler kolay kazanılmaz. Gecenin en sessiz anlarında, sabahın ayazında ve kimsenin görmediği mücadelelerde kazanılır.

 

Karabük’ün evladı Muhammed Fatih LORD, Türkiye Şampiyonluğu’nu yalnızca kulaçlarıyla değil; vazgeçmeyen ruhuyla ve inancı ile kazandı.

 

Yaşıtları uykudayken o yoldaydı. Bayram demedi, tatil demedi, çocukluğuna sığınmadı… Yaşıtları sıcak yataklarında hayal kurarken, o her sabah saat 05.00’te buz gibi suyla buluştu. Karanlığın içinden her gün aynı cümleyle çıktı. “Zirveye ulaşacağım.”

 

Yüzme…

Zor, pahalı ve sabır isteyen bir spor.

Ama Muhammed Fatih’in hikâyesinde imkânsızlık bir mazeret değil, aşılması gereken bir engeldi.

 

Bir çocuk için oyuncak olabilecek paralar, onun için mayo, gözlük, palet oldu. Eğlenmeyi değil, büyümeyi seçti. Vazgeçmeyi değil, direnerek ilerlemeyi…

 

O sessiz sabahların her bir kulaç izi, bugün onu Elit bir dereceyle Türkiye’nin zirvesine taşıyan o net gerçeğe dönüştü.

24.89 saniye… Türkiye’nin en hızlısı.

 

Büyük şehirlerin güçlü kulüpleri, geniş imkânları ve gelişmiş altyapıları vardı. Ama Muhammed Fatih’in elinde daha güçlü bir şey vardı.

İnancı

 

Henüz 10 yaşındaki bir yüreğin sarsılmaz kararlılığı…

Ve o kararlılık, “imkânsız” denilen her şeyi tek tek susturdu. Bu sadece bir şampiyonluk değil, Bir iradenin, tüm şartlara meydan okuyuşunun ilanıdır.

 

Antrenör Kahraman Demir ile omuz omuza verilen emek, Güneş doğmadan başlayan antrenmanlar. Terle yoğrulan disiplin, sabırla büyüyen bir karakter…

 

Bu hikâye bir sporcunun değil;

bir antrenörün ve bir şehrin ortak zaferidir.

 

Muhammed Fatih LORD…

Senin karanlığa karşı attığın her kulaç, bugün Karabük’ün kalbine gurur olarak işlendi.

Ama bu daha başlangıç.Bu şehir, bu değere sahip çıkmalı. Destek olmalı. Yanında durmalı. Çünkü bazı başarılar bireysel değildir. Bir şehrin vicdanında büyür, bir milletin umuduna dönüşür.

 

Bugün geriye tek bir gerçek kaldı.

O küçük beden, büyük bir inancın yükünü taşıdı…

 

Herkesin imkânsız, yapamazsın dediğini,

İnancı ile tarihe yazdı…

Bizi sosyal medyadan takip edin