Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Nisan, 2016 14:47 tarihinde yayınlandı
0

Canan Karatay’dan Şeker ve Ekmek Uyarısı

 

Prof. Dr. Canan Karatay:  “Ekmek ve Şeker Vücudunuzdaki Tüm Hastalıkların Baş Kaynağıdır” dedi. Karabük Kültür Merkezinde, Karabük Üniversitesi Derneği (KARÜNDER) ve Karabük Üniversitesi öğrencileri tarafından organize edilen ‘Yaşam Boyu Sağlık’ konferansına konuşmacı olarak katılan Prof Dr. Canan Karatay, “Ne yaparsanız yapın. Ama sağlıklı olmak istiyorsanız hayatınıza şekeri ve ekmeği sokmayın. Ekmek ve şeker vücudunuzdaki tüm hastalıkların baş kaynağıdır” diyerek izleyicilere önerilerde bulundu.
Karatay, kan şekeri yüksekliğinin bugün en tehlikeli risk faktörü olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Şeker hastası olalım olmayalım. Tüketilen nişasta ve her türlü un vücutta şeker olarak gözüküyor. Ekmekte şekerdir, her türlüsü. Un haline geldiği zaman bir buğday veya arpa. Tam buğdaydan ekmek yapılmaz, oda una çevrilir. 2 dilim tam buğday ekmeği çorba kaşığı şekerden daha fazla kan şekerini yükseltiliyor. 2006 yılında 10 sene önce Dünya Sağlık Örgütü bir rapor yayınladı. Dünyada en çok ekmek tüketilen ülke Türkiye. Yılda kişi başına 200 kilo ekmek tüketiliyor. En kötü ekmek Türkiye’de üretiliyor. Bunu ben değil Dünya Sağlık Örgütü söylüyor. Türkiye’de eğer ekmek tüketimi azaltılırsa, hastalıklarda yüzde 30 azalacaktır diyor” dedi.
“MEYVELER YENMEK İÇİN YAPILMIŞTIR, İÇİLMEK İÇİN DEĞİL”
Çocuklarda karaciğer yağlanmasının ise meyve sularından kaynaklandığını aktaran Karatay, “Buna taze sıkılmış meyve suyu da dahil. Meyveler yenmek için yapılmıştır, içilmek için değil. Portakal içilseydi, doğa onu öyle yapardı. İçilecek bir halde yapıp bize sunardı. Meyveleri yiyeceğiz, içmeyeceğiz. Çocukları da bu hale getiren yağlanma olan şekerli gazlı içecekler. İnsülün direncinden kurtulmak istiyorsanız yoğun egzersizler aşırı sporlar yapmanıza gerek yok. Her gün 20 dakika yürüdüğünüz zaman beyinde mutluluk hormonları artıyor. Bu artınca iştahımız bastırılıyor. Yani acıkmamız önleniyor. 20 dakika yürümek yeterli, deli dana gibi kilometrelerce koşmak tehlikeli. Uzun süre spor yapmak tehlikeli. Sokağa çıkıp yürümek yetiyor. 20 dakika yürümek insülin direncini kırıyor, deli danalar gibi koşmak insülin direncini başlatıyor. Spor salonlarında düşüp ölenlerin altında bu yatıyor” ifadesinde bulundu.
“SPORCULARA YUMURTA UYARISI”
“Turp yersiniz turp gibi olursunuz” diyen Karatay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Fıstık yerseniz fıstık gibi olursunuz. Fındık, fıstık, badem ceviz hepsi çıtır çıtır kan yapar. İçinde doğal yağ ve protein ile karbonhidrat vardır. Doğa bir şeyi nasıl dengeli yapıyor görün. Yumurtanın sarısını çıkarıp beyazını getir, kurcalamayın doğayı. Sporculara protein ve yumurta veriyorlar. Gözümle gördüm sarsını çıkartıyorlar. Doğa nasıl yapmışsa öyle yiyecekseniz. Yağ ile yiyeceksiniz. Yağ ile protein dengeli olacak. Yumurtanın içine sarı koymuşsa doğa onun bir faydası var sana zararı yok. Neden doymuyorsunuz doğru dürüst yağ yemiyorsunuz. Protein yağ ile yendiğinde vücuda faydası var. Ondan sonra gidip sakatlanıyorlar. Yağ olmazsa hücreler çalışmaz. Üçe bir oran olacak yediklerinizde. Yumurtada ona göre yapılmıştır. Bırakında doğa sizi kurtarsın.”
İzleyiciler tarafından program sonuna kadar ilgi ile izlenen Canan Karatay katılımcılar tarafından gelen soruları da cevaplandırdı. KARÜNDER Başkanı Ali Özer, değerli bilgilerini Karabüklüler ile paylaşmasından dolayı Karatay’a teşekkür plaketi takdim etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swswsw
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
06 Mayıs, 2026 13:13 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de akademik yazıma dijital destek

Karabük Üniversitesinde gerçekleştirilen “Akademik Yazımda Dijital Çözümler” eğitiminde, akademik çalışmalarda sıkça yaşanan kaynakça ve atıf sorunlarına dijital çözümler ele alındı. Programda, bu süreçleri kolaylaştıran Zotero yazılımının sunduğu imkanlara dikkat çekildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Lisansüstü Eğitim Enstitüsü tarafından düzenlenen eğitimde, araştırmacıların akademik çalışmalarını daha hızlı ve sistemli şekilde yürütebilmelerine olanak sağlayan Zotero uygulaması katılımcılara tanıtıldı.

Uygulamalı olarak gerçekleştirilen eğitimde, tez yazım sürecinde sıkça karşılaşılan kaynakça düzenleme sorunlarına dikkat çekildi. Zotero’nun Google Akademik ve DergiPark gibi platformlardan kısa sürede veri çekebildiği, PDF dosyalarını analiz ederek otomatik künyeler oluşturabildiği katılımcılara örneklerle anlatıldı.

Programda ayrıca, yazılımın farklı atıf stillerine (APA, Chicago, İsnat vb.) kolayca uyum sağlayabildiği ve Word eklentisi sayesinde hatasız kaynakça listeleri oluşturulabildiği ifade edildi. Ortak projelerde iş birliğini artıran grup kütüphanesi özelliği de eğitim kapsamında paylaşıldı.

Eğitim sonunda, dijital araçların akademik yazım sürecinde artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Dr. Öğr. Üyesi Özyalçın, bu tür uygulamaların atıf hatalarını en aza indirerek bilimsel çalışmaların niteliğini artırdığını belirtti.

İlahiyat Fakültesi Türkistan Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Zeynep Özcan’ın yanı sıra akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin