Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Kasım, 2019 08:13 tarihinde yayınlandı
0

Çanakkale Köprüsü’nün “ana kablo hattı” için Koreli firmayla sözleşme imzalandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2017’de temeli atılan ve tamamlandığında “dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü” unvanını alacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün “ana kablo hattı çelik konstrüksiyon” imalat işleri Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş’nin (KARDEMİR) bağlı kuruluşu KARÇEL ile Güney Koreli Kwansoo firması arasında sözleşme imzalandı.
KARDEMİR’den yapılan açıklamada, köprünün ana kablo hattına ait bin 750 ton çelik konstrüksiyon imalatının Karabük Çelik Yapı Fabrikaları A.Ş (KARÇEL) tarafından yapılacağı belirtildi.
Açıklamada, “Ülkemiz çelik konstrüksiyon sektörünün en köklü ve büyük şirketlerinden biri olan bağlı kuruluşumuz KARÇEL A.Ş. ‘dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü’ olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ana kablo hattı çelik konstrüksiyon imalat işleri için Güney Koreli Kwansoo firması ile sözleşme imzaladı. Köprünün ana kablo hattına ait bin 750 ton çelik konstrüksiyon imalatı KARÇEL A.Ş. tarafından yapılacak. Bugüne kadar ülkemizin dört bir yanında çok sayıda çimento ve şeker fabrikasının, kara ve demiryolu köprülerinin, tersane, baraj ve santrallerin proje, imalat ve montajını gerçekleştiren bağlı kuruluşumuz KARÇEL A.Ş. geçtiğimiz aylarda 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 500 tonluk ‘support frame’ imalatlarını da yaparak yüklenici firmasına teslim etmişti. Yurtdışında da çeşitli köprü projelerine imza atan KARÇEL, 920 metre uzunluğundaki Sudan Hartum Al-Halfaia Nil Nehri Köprüsünün 4 bin 250 tonluk çelik imalatlarını da gerçekleştirmişti” denildi.
1915 Çanakkale Köprüsü
Çanakkale’nin Gelibolu ilçesindeki Sütlüce ve Lapseki ilçesinin Şekerkaya mevkileri arasında yer alacak köprü için çalışmalar devam ediyor. İki ayak aralığı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılıyla anlamlandırılarak, 2023 metre olacak köprünün kule bağlantıları ve unsurları, Türk bayrağının renkleri olan kırmızı ve beyaza boyanacak.
333 metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşları’nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde yapılması planlanan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün, orta açıklığı 2023 metre, yan açıklıkları 770’er metre, yaklaşım viyadükleri 365 ve 680 metre, ilk asma köprüsünün toplam uzunluğu 4 bin 608 metre olacak.
2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 10 alt geçit köprüsü, 33 üst geçit köprüsü, 6 köprü, 43 alt geçit, 115 menfez, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 18 Mart 2022’de hizmete girmesi hedefleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin