Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ekim, 2017 14:37 tarihinde yayınlandı
0

Cami,  Şehir ve Medeniyet Konferansı Fethi Tokerde Yapıldı

Safranbolu İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Safranbolu Şubesi tarafından 2017 Camiiler ve Din görevlileri haftası kapsamında  Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer tarafından  “Cami Şehir ve Medeniyet’’ konulu konferans gerçekleştirildi.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve İlçe Müftülüğü tarafından hazırlanan slayt gösteriminin ardından programın açılış konuşmasını yapan Safranbolu İlçe Müftüsü Hasan Güneş “ Camilerimiz günde beş defa ezanların yükseldiği Allaha karşı görevlerimizin an başında gelen beş vakit namazımızı eda ettiğimiz, üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi paylaştığımız, birlik ve beraberliğimizi güçlendirdiğimiz mübarek mekanlardır” dedi.

Güneş konuşmasına şöyle devam etti; “Bizde Safranbolu’da bulunduğumuz süre içerisinde, yapımına başlanmış olan cami müştemilatlarının daha işler hale getirmek için, camilerimizin altında ve yanında özellikle bayan kardeşlerimizin istifade edeceği ayrıca üç yıldır uyguladığımız okul öncesi çocuklarımıza yönelik açtığımız sınıflar açtığımız camiler var. Önümüzdeki dönemlerde de bir çok camide bu uygulamayı sürdürmeye devam edeceğiz. Buradaki amacımız camilerimizi artık daha kullanışlı hale getirmek, izde bu kapsamda üzerimize düşün görevi yerine getireceğiz.”

Safranbolu Kaymakamı/Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer ise, “Camiler ve din görevlileri haftası münasebeti ile gençlerimizin, çocuklarımızın ve bütün inananların, sağlıklı ve doğru bir şekilde dinlerini rahatça yaşamalarının sağlayan bu işe sadece gönlünü değil ömrünü de adamış bütün arkadaşlarım, bugün burada bizimle beraber olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Her sene çok önemli konularla gerçekleşen camiler haftası, bu yılda yine önemli bir konferansta bizleri buluşturdu ’’ Cami Şehir ve Medeniyet’’ İslamiyet’in ilk yıllarından itibaren Peygamber efendimizin Medine’ye hicretiyle birlikte ilk olarak cami yapımını  şehrin merkezine yapılmak suretiyle talimatlandırmış. O dönemden bu zamana camiler sadece medeniyetin değil sosyal ve kültürel hayatın da merkezi haline gelmiştir” dedi.

Ürkmezer şöyle devam etti; “Osmanlı ve Türk kültüründe yetişmiş bireyler olarak,  atalarımıza baktığımızda camileri şehrin merkezlerinde sosyal ve kültürel alanın merkezi konumunda tutmaya özen göstermişler. Teknolojik anlamda daha iyi şartlarda yaşıyor olabiliriz, bunu lehimize çevirerek, bir medeniyet oluşturmada bir kültür oluşturmada islamiyeti, birliği beraberliği camileri atalarımızdan ders alarak, gerçek anlamda inanışı hayatımızın merkezine koymamız gerektiğini geçmişe baktığımızda daha net görebiliyoruz. Burada Müftülükler vasıtası ile din görevlilerimize büyük iş düşmekte. Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı çok iyi atılımlar yaptı. Dini kötü emellerine alet edenlere en iyi cevap yine Diyanet İşleri Başkanlığından geldi. Devletimize 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde tüm ülkede okunan salalarla toplumsal uyanışı temsil eder nitelikte milletimizi gazaya çağırmıştır. Hakkı, hak edene teslim etmek gerekirse Diyanet İşleri Başkanlığımız camilerin medeniyetin ve dinin korunmasında o gece elini taşın altına koymuştur. Bu vesile ile buradan Diyanet İşleri Başkanlığımıza çok teşekkür ediyorum.”

Safranbolu Kaymakamı/Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer konuşmasını şöyle noktaladı; “Safranbolu Bir medeniyetin merkezi haline gelmiş, Tarihi Çarşı bölgesinde, bizlere küçük gelen o yere ecdadımız 15 adet cami yapmış o dönemdeki nüfusu düşündüğümüzde  ecdadımız Safranbolu gibi bir yerde Şehrin kültürünü oluştururken camileri medeniyetin merkezine koymuş. Atalarımızdan alacağımız çok ders var, birlik beraberlik içerisinde geçmişimizden kopmadığımız sürece dahili ve harici hiçbir güç bizim önümüzde duramaz; özellikle çocuklarımız konusunda daha dikkatli ve duyarlı olmamız gerekir, bırakalım çocuklarımız camilerimizde oynasın, gürültü yapsın, onlara evlerindeki rahatlığı cami içinde de sağlanabileceğini gösterelim; aydınlık bir gelecek için yetişkinler ibadetlerini eda ederken çocuklarımız yanlarında olsun, çocuklar dudakları değil ayakları takip eder anlayışıyla camilerde özgürlük alanı sağlamamız gerekir. Medeniyetimizin devamı için çocuklarımızı camilerden koparmamak bunun için de ailelere ve din görevlilerine büyük iş düşmektedir.”

Program,  Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer’in, “Cami Şehir ve Medeniyet’’ konulu konferansı ile devam etti.

Yücer konuşmasına Hacı Bayram Veli’nin dizeleri ile başladı. ‘’Çalabım bir şar yaratmış İki cihan aresinde Bakacak didar görünür Ol şarın kenaresinde’’ardından konferansta medeniyetlerin oluşma şekillerine deyinen Yücer,’’ Her dönemin kendisini tanıttığı alanlar var, Osmanlı kitap medeniyeti olarak bilinir, bazıları mimarisi ile anılır; su da bir medeniyet şeklidir Müslümanların suya verdikleri önem de  başkadır. Safranbolu’da Osmanlı döneminde 135 adet çeşme yapılmış bunun neden yapıldığını araştırdığımızda çeşmelerin üzerlerindeki yazılardan anlaşılıyor ki sadaka dağıtmanın önemini, inancımızdan kaynaklanan bir su medeniyetinin ortaya çıktığını anlıyoruz “ dedi.

Yaklaşık bir saat süren konferansın ardından Safranbolu Kaymakamı/Belediye Başkanı Ürkmezer, Yücer’e hediye takdiminde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
depresyonda dogru iletisim hayati onem tasiyor JEqxHAuS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0 0

’Depresyonda doğru iletişim hayati önem taşıyor’

Depresyon teşhisi konan kişilere iyi niyetle söylenen bazı sözlerin, depresyondaki kişinin yükünü daha da artırabileceği uyarısında bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, “Depresyon irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemelidir. Depresyon yaşayan kişilere ’kafana takma’, ’biraz pozitif düşün’, ’herkesin problemi var’ ya da ’güçlü ol’ gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir” dedi.

Depresyonun yalnızca moral bozukluğu ya da geçici bir mutsuzluk hali değil; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ifade eden VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Cengiz Çelik, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemeli”

Toplumda sık görülen bu rahatsızlıkla mücadele eden bireylerin çevrelerinden destek beklerken bazen iyi niyetle söylenen sözler nedeniyle kendilerini daha da yalnız, suçlu ve yetersiz hissedebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyonun irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Depresyon yaşayan kişilere ’kafana takma’, ’biraz pozitif düşün’, ’herkesin problemi var’ ya da ’güçlü ol’ gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir” dedi.

“Empati ve anlayış, iyileşme sürecini destekliyor”

Depresyonla mücadele eden bireylerin öncelikle anlaşılmaya ve yargılanmadan dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Çelik, yakın çevrenin kullandığı dilin büyük önem taşıdığını ifade etti. “Zorlandığını görüyorum”, “Seni dinlemeye hazırım”, “Bunu tek başına taşımak zorunda değilsin” ve “Nasıl yardımcı olabilirim” gibi ifadelerin kişinin kendisini daha güvende ve desteklenmiş hissetmesine katkı sağlayabileceğini belirten Uzm. Dr. Çelik, depresyonda iyileşme sürecinin zaman alabileceğini ve bunun normal olduğunu söyledi.

“Depresyon gerçek bir sağlık sorunudur”

Depresyonun kişinin iş, aile ve sosyal hayatını etkileyebilen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cengiz Çelik, gerekli durumlarda profesyonel destek alınmasının önemini vurguladı. Uzm. Dr. Çelik, “Depresyonlu birine ’neden ayağa kalkmıyorsun’ demek, kırık bacağı olan birine ’neden koşmuyorsun’ demeye benzer. Yaşanan sıkıntıyı küçümsemek yerine anlamaya çalışmak, kişinin iyileşme yolculuğunda çok değerli bir destek olabilir” ifadelerini kullandı.

Toplumda ruh sağlığı farkındalığının artırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyon yaşayan bireylerin yargılanmak yerine desteklenmesinin hem tedavi sürecine hem de yaşam kalitelerine olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin